Her insanın kendine özgü bir bakış açısı, dünyayı algılama biçimi vardır. Dolayısıyla, bu da bazen konuştuğumuz kişiye karşı ön yargılı yaklaşmamıza ve iletişim eksikliğine neden olabiliyor. Bunu önlenmek için empati kurmamız, yani karşımızdaki kişilerin duygularını da anlamamız şart. Ancak bunu başarabilmek için öncelikle üç koşulun oluşması gerekiyor: Kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakabiliyor olmak, karşımızdakilerin duygu ve düşüncelerini doğru olarak hissedebiliyor olmak ve karşımızdakini anladığımızı ona açıkça ifade edebiliyor olmak. Empati, karşımızdaki insanın yaşadığı olayları yaşamayı değil, onları doğru anlayabilmeyi ifade eder. Bunu sağlamaksa hiç zor değil. İşe öncelikle kendimizi tanıyarak ve eğiterek başlamalıyız.
Açık uçlu sorular sormak... Yöneltilen sorunun yanıtı, açıklama gerektiriyorsa, bu tür sorulara açık uçlu sorular denir. Örneğin ''nasıl?'' sözcüğünün bulunduğu cümleler, karşımızdaki kişiye karşılaştırma yapma ve zıtlıkları ortaya çıkarma olanağı verir, ''niçin'' sözcüğünün bulunduğu cümlelerse; olgu, olay ve nesnelerin nedenlerini bulmaya yardımcı olur. Konuştuğumuz kişiye bu tarz sorular yönlendirerek, onların daha açıklayıcı konuşmalarını sağlayabilir ve bize açıklama yaparlarken göremedikleri noktaların farkında olmalarını sağlayabiliriz. Dolayısıyla daha kolay empati kurup karşımızdakini anlamamız kolaylaşır. Yavaş hareket etmek ve yorumda bulunmak Karışımızdakini anlamanın en iyi yolu öncelikle sabırlı olmak ve onu anlamada yavaş hareket etmek, aceleci davranmamaktır. Ayrıca karşımızdaki kişinin anlattıkları doğrultusunda yorum yapmamız da onu dinlediğimizi gösterir. Onun duygularını ve düşüncelerini tam olarak anlasak bile eğer anladığımızı ifade etmezsek ve küçük yorumlarla bunu desteklemezsek, empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız. Haberin devamı 2010 şubat sayısında... |






