Tatlılara ve kahveye ambargo!
Hepimizin çok iyi bildiği, ancak uygulamakta güçlük çektiği acı bir gerçek var; o da vücudumuzun gereksinim duyduğundan daha fazla besin tüketiyoruz. Ne kadar zararlı olduklarını bilmemize rağmen ağız tadımıza yenik düşerek genellikle şekerli, yağlı besinleri tercih ediyor, lifli gıdalara ve vitaminlere ise hak ettikleri değeri vermiyoruz. Bu zararlı davranışlarımıza; kahve, çay, alkol ve sigara gibi vücudumuza zarar veren maddelerle, ağrı kesiciler gibi günlük kullandığımız ilaçların atıklarını da ekliyoruz. Ve bu sağlıksız beslenmeyi, vücudumuzdaki zehirli maddelerin atılmasında başrol oynayan suyu gereğinden az tüketerek tamamlıyoruz. Sağlıksız beslenmenin sonucunda ise kaçınılmaz bir son geliyor; toksin fazlalığı. Dolayısıyla zor da olsa, kahve, sigara, alkol ya da hayvansal proteinlerden mümkün olduğunca kaçınmamız gerekiyor. Aynı şekilde pasta, tatlı, et ve salam gibi besinlerden uzak durmamız gerektiğini de unutmamalıyız.
Sıcacık bir rahatlama!
Haftada en az bir kez sauyana gidin. Saunada, vücudunuzun toksinlerden nasıl arındığını kolaylıkla görebilirsiniz. Her ter damlası, dokularda ve sindirim sisteminde biriken zararlı maddelerin vücudunuzdan hızla atılmasını, popo ve üst uylukta yerleşen tuz depolarının yıkıma uğramasını sağladığı gibi, bağışıklık sisteminizi de güçlendiriyor. Sauna ısısı ve ardından soğuk havayla temas, kan dolaşımının hızlanmasını da sağlıyor. Bunun sonucunda cildiniz temizleniyor; pembemsi ve canlı bir görünüme kavuşuyor. Sauna vücudunuzu toksinlerden arındırmakla kalmıyor, aynı zamanda neşenizin yerine gelmesine de yardımcı oluyor. Çünkü, sauna banyosu sırasında mutluluk hormonu endorfin daha fazla salgılanmaya başlıyor. Sauna keyfini, bedeninizin ve ruhunuzun canlanmasını sağlayacak olan masajla tamamlamayı da ihmal etmeyin.
Masajla kadifemsi bir cilt
Cildinizin toksinlerden arınması için her sabah duştan önce bir lif kesesiyle cildinize kuru masaj yapın. Bu masaj, gözeneklerinizi açacak, zehirli maddelerin kolaylıkla yok olması için kan ve lenf dolaşımını hızlandıracak. Bunun için, sabahları dairesel hareketlerle tüm vücudunuza aşağıdan yukarıya ovalayın. Masajı daima kalp yönüne doğru yapmayı özen gösterin. Masajdan daha etkili bir sonuç almak için bir önerimiz de var: 3 litre suyun içine 1 yemek kaşığı elma sirkesi ilave edin. Ardından suya daldırdığınız bezi iyice sıkın ve vücudunuzu ovmaya başlayın. Haftada bir uygulayacağınız yosun kürü de, kapatılmış gözeneklerin temizlenmesine, toksinlerin ciltten atılmasına ve vücudun gerilmesine yardımcı oluyor.
Egzersizlerle hücrelere temizlik
Toksinlerden kurtulmak için, her gün düzenli olarak en az bir saat temiz hava alın. Ve tabii ki spor yapmayı da ihmal etmeyin. Temiz havada yürüyüş yapmak, vücuttaki karbondioksiti atmak ve bol oksijen almak için ideal bir yöntem. Düzenli olarak uygulayacağınız hafif egzersizlerle de vücudunuzda biriken yağ takabalarının erimesini sağlayabilirsiniz. En ideali ise yürüyüş, yoga ya da yüzme gibi spor türleri. Bu tür egzersizler kan dolaşımının hızlanmasını, bağ dokularının güçlenmesini ve ciğerlerinizin daha fazla oksijenle dolmasını sağlıyor. Bunun aksine, nefes nefese yapılan ağır egzersizler ise nabız atışlarınızın yükselmesine, vücutta asit oluşturan laktik asitlerin üretilmesine yol açıyor.
Nefes teknikleriyle güçlenin
Doğru nefes alıp vermeye özen gösterin! Çünkü, solunum, vücudunuzu toksinlerden arındırmanız için birebir. Solunum, vücudunuza oksijen girmesini sağlamanın yanı sıra; organlarınıza masaj yapıyor, kan dolaşımını hızlandırıyor, zehirli atıkların etkisini yitirmesine ve neşenizin yerine gelmesine de yardımcı oluyor. Ayakta durun, el ayalarınızı, nefes alış verişinizi hissedebilmeniz için karnınızın üzerine yerleştirin. Ağzınız kapalı halde burnunuzdan derin nefes alın ve şimdi oksijeni yavaşça ağzınızdan verin. Bu alıştırmayı gün içinde 5 kez tekrarlamanızda yarar var.
|




