Ana SayfaSağlıkFitnessBeslenme-DiyetGüzellikDoğal TerapilerStilGeziTrendCinsellik-İlişki
 
Sağlıklı Yaşam Rehberi
Hastaneler
Güzellik Merk.
Spor Merk.
Yoga Merk.
Tüp Bebek Merkezleri

Doktor Hattı
İdeal Kilonuz
Kalori Cetveli
Vitamin Rehberi
Hikayenizi Yazın Yayınlayalım
Doğa Sporları
X Anket:
Düzenli olarak yüzüyor musunuz?
Üye Girişi

[ ö ç ı İ ğ ş Ş ü ]
  RÖPORTAJ

Harvard'lı Türk bilimadamından
Şişmanlığa genetik tedavi ile çözüm

15 senedir şişmanlığın tedavisini bulmak için arastırmalar yapıyor ve şimdi büyük ses getirecek bir buluşa imza atmak üzere. Şu ana kadar şişmanlık, şeker ve kalp hastalıklarına yol açan toplam 6 gen buldu. Bulduğu son 2 gen üzerinde yapılacak değişiklikler başarılı olursa şişmanlığa önümüzdeki birkaç yıl içinde tedavi imkanı doğacak. Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ile Harvard’da biraraya geldik ve bunun ne zaman ve nasıl mümkün olacağını sorduk.

Zeynep Çuhacı Ayaz

Geçtiğimiz sene dünya basınında "şişmanlığın genini bulan Harvard'lı Türk bilim adamı" olarak manşetlerde yer aldı. "Junk" adı verilen genin aşırı şişmanlığa ve buna bağlı şeker hastalığına yol açtığını tespit etmişti. 15 senedir şişmanlığa ve onunla birlikte görülen hastalıklara yol açan genetik mekanizmaları bulmak için uğraşan Prof. Hotamışlıgil ve ekibi bu araştırmalar sonunda şimdiye kadar şişmanlık, şeker ve kalp hastalıklarına yol açan moleküler mekanizmalar ve toplam 6 gen buldu.
Bunlar arasından özellikle bulduğu son iki gen, şişmanlığın tedavisine yönelik büyük bir umut ışığı yaktı. Bu çalışma, bu iki gen üzerinde oynandığı takdirde insanların yiyip yiyip kilo almayacağı günlerin çok yakın olduğunu müjdeliyor aslında. Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ve ekibi, bu gendeki bozukluklardan yola çıkarak şimdi yeni bir buluşa adım atmak üzereler.
Hotamışlıgil'in tıp dünyasında büyük ses getirecek tek çalışması bu değil tabii ki. Fareler üzerinde yaptığı deneyler sonucu, bu genlerle oynandığı takdirde şişmanlık ve bunun yol açtığı kalp, şeker ve astım hastalıklarının da önlebileceğini tespit etti. Peki tüm bunlar ne anlama geliyor? Hotamışlıgil'e göre, eğer bu çalışmalar insana uygulanabilir tedavi yöntemlerine dönüştürülebilirse önümüzdeki yıllarda şişmanlığın ve beraberinde oluşan hastalıkların tedavisi mümkün olabilecek. Acıbadem Hastanesi'nin Harvard Medical School ile yaptığı işbirliği çerçevesinde Boston'da katıldığım seminerler sırasında biraraya geldiğimiz Prof. Dr. Gökhan Hotamıslıgil ile bu çalışmaları ve olası etkileri üzerine konuştuk.

Kalp, şeker astım gibi hastalıklar hepsinin ortak nedeni bulduğunuz bu şişmanlık genleri mi?
Kalp, diyabet, karaciğer bozuklukları, yüksek tansiyon, kolesterol metabolizması bozuklukları, astım ve romatizmal kemik hastalıklarının hepsi ortak bir nedenden kaynaklanan ve şişmanlığın tetiklediği hastalıklar. Dolayısıyla bunlara yol açan ortak "anakor" mekanizmalara ulaşabilirsek o zaman pekçok hastalığın çözümünü aynı anda yapabiliriz diye düşünüyorum. 15 senelik çalısmamızın özeti bu aslında. Bizim şimdiye kadar tespit ettiğimiz birkaç gen ailesi var...
Kilolarla bağlantısı nedir?
Bu sistem buna benzer bir mekanizmayla çalışıyor. Kiloları almaya başladığınız zaman aynı yanıt ortaya çıkıyor. Bir taraftan metabolizma bozulurken yani siz koca bir pizzayı yediğiniz zaman vücut sanki bir mikroorganizmayla karşılaşmış gibi bir yanıt vermeye başlıyor. Yani gıdalarda tıpkı mikroorganizmaların uyardığına benzer bir yanıta yol açıyor. Ancak bu yanıt daha düşük düzeyde ve etkileri hemen hissedilmeyen bir yanıt. Ama bu kilolar arttıkça, her pizza yiyişte ya da her yağlı ve kalorili besinde artmaya devam ediyor. Yıllar geçtikçe yavaş yavaş hasarlar ortaya çıkmaya başlıyor. Yani nezleyle arasındaki fark, nezlede ateş vücudu terk ediyor ve iyileşiyorsunuz burada ise kilolar vücudu terk etmiyor, sizle beraber yaşıyor...

Sayı: 2008/08

[ Gizlilik Politikamız | İş Fırsatları | Bize Ulaşın | Künye | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.