Ana SayfaSağlıkFitnessBeslenme-DiyetGüzellikDoğal TerapilerStilGeziTrendCinsellik-İlişki
 
Sağlıklı Yaşam Rehberi
Hastaneler
Güzellik Merk.
Spor Merk.
Yoga Merk.
Tüp Bebek Merkezleri

Doktor Hattı
İdeal Kilonuz
Kalori Cetveli
Vitamin Rehberi
Hikayenizi Yazın Yayınlayalım
Doğa Sporları
X Anket:
Düzenli olarak yüzüyor musunuz?
Üye Girişi

[ ö ç ı İ ğ ş Ş ü ]
  RÖPORTAJ

35 yaşındaki genç işadamı Faruk Dak:
Doğayla iç içe olmayı severim…

Bugünün işadamları geçmiştekilere pek benzemiyor galiba. Segafredo Zanetti markasını Türkiye'ye getiren iki ortaktan biri Faruk Dak, yeni nesil patronlardan. Bir kere klasik masa başından kalkmayan bir yönetici değil. Yoğun temposuna rağmen kendisine vakit ayırmaktan geri kalmıyor. "100 yaşına kadar yaşamak hayal değilse ben neden elimden geleni yapmayayım?" diyor Faruk Dak.

Yeşim Nur Mantaş

Bugüne kadar sanatçılardan yazarlara, pek çok ünlüyle buluştum bu sayfalarda. Bu kez "farklı bir çevreden bir isim olsun" dedim ve genç bir işadamıyla tanıştım. 1840'lı yıllardan beri kahve üretimi yapan İtalyan Segafredo Zanetti'yi Türk tüketicisiyle tanıştıran iki ortaktan biri Faruk Dak. İtiraf etmek gerekirse söyleşiden önce elime geçen CV'si pek kısa ve özdü. "1970 İstanbul doğumlu, Galatasaray Lisesi mezunu, Milano Üniversitesi'nde pazarlama eğitimi görmüş, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca biliyor" olmasından başka bir bilgi yoktu elimde. Tamam bunlar da az buz değil ama... Konuştukça tenis oynadığını, sabahları yürüyüş yapmaya gayret ettiğini, doğayla iç içe olmaktan hoşlandığını, beslenmesine özen gösterdiğini hatta damak tadına, yediği beyaz peyniri Edirne'den getirtecek kadar düşkün olduğunu öğrendim. Öğrendiklerim bununla da sınırlı değildi. Kahveyle ilgili bilmediğim pek çok şeyi de öğrendim. Mesela iyi bir kahvenin 5 ayrı kahve çekirdeğinden elde edildiğini, bir fincan espressoda 7 gram kahve kullanıldığını bu röportaj sırasında öğrendim. Konuştuklarımızın geri kalanı aşağıdaki satırlarda...


Gıda sektörünün içinde olan bir aileden gelmenize rağmen, kahve gibi farklı bir sektöre yönelmişsiniz. Bunun özel bir nedeni var mı?
Kahvecilik hiç aklımızda olmayan bir şeydi. Gıda sektöründen ailesel nedenlerle uzak durdum. Çünkü babamın, dedemin hepsi bu işin içindeydi. Ama onların hayatlarının ne kadar zor olduğunu gördüm. Çünkü hizmet sektörü çok emek istiyor. Bu yüzden hep uzak durdum oradan. Kader bir noktada beni yine de bu sektörün içine attı. Segafredo olarak daha tedarikçi tarafındayız işin. Bazen soruyorlar neden işletmeci olmuyorsun diye. Doğrusu işin hizmet boyutu çok meşakkatli, çok komplike. Altyapı gerekiyor, konsantrasyon gerekiyor. Bunları sağlayamadan bu sektöre girmenin manası yok
İleride böyle bir geçiş olabilir mi?
Olabilir, neden olmasın. Bu arada belirtmek isterim ki bizim şirket olarak varoluş nedenimiz kahve satmak değil aslında. Biz kahveci değiliz. Biz keyif satıyoruz. Bu keyfi yaratmakla ilgili teori hizmetleri veriyoruz. Müşteriyi de işletmeyi de memnun etmek istiyoruz. Nokta bizim için çok önemli. Noktayla birebir ilişki içinde, birebir bilgi alışverişi içinde olmamız gerekir ki kahveleri ikram ettiğimiz müşteri o noktadan memnun ayrılsın. Bir yere manzarası, dekorasyonu güzel diye bir kere gidersiniz, bir daha gitmezsiniz belki de. Ama bunun yanında size iyi bir ürün sunuluyorsa, keyifli bir hizmet alıyorsanız oraya tekrar dönme nedeniniz mutlaka vardır.

Sayı: 2008/10

[ Gizlilik Politikamız | İş Fırsatları | Bize Ulaşın | Künye | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.