baglardan-daglaraBu yolculuk Diyarbakır'ın kaplıcalarıyla ünlü Çermik ilçesinden başladı, Elazığ ve Malatya'nın bağlarından Erzincan'ın dağlarına, tepelerine devam etti. Hazar Gölü, Keban Barajı ve Kemaliye derken zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve aklımda gördüklerimden çok göremediklerim kaldı...

Diyarbakır'ın, Çermik ilçesinin Kuyu Köyü'nde, yamaca kurulu bir evin damındayız. Önümüzde uzanan geniş ovaya tepeden bakıyoruz. Ovanın bereketli, kızıl toprakları, zümrüt yeşili üzüm bağlarıyla kaplı. Ovayı çevreleyen tepeler ve kayaların her biri, birer heykeli andırıyor, hatta bir grup kaya, giderken öylece donup kalmış, taş olmuş bir gelin alayına benziyor. Hava kapalı, ileride kocaman siyah bir bulut var. Buluttan yere doğru uzanan incecik, gri çizgiler, bize, tam orada, o bulutun altına yağmur yağdığını söylüyor. Ansızın çıkan şiddetli rüzgar, yağmurun çok kısa bir zaman sonra buraya da geleceğinin habercisi.

Burası Kuyuköylü Ali Altan'ın evi. Altan'ın üzüm bağları var. Zaten bizi buraya getiren neden de o bağlar. Diyarbakır, Elazığ ve Malatya'da, şu günlerde şaraplarıyla pek popüler olan öküzgözü ve boğazkere üzümlerinin en iyileri yetişiyor. Kavaklıdere Şarapları'ndan Elif Erol, Ahmet Gürbüz, Umut Koç ve Nail Topçu buralara rutin geziler yapıyor, bağları dolaşıyorlar. İşte ben de, bu gezilerden birisine katıldım ve onlarla beraber Diyarbakır'dan başlayıp, Elazığ ve Malatya'ya doğru uzanan bir yolculukta bir bağdan diğerine geçtim. Aslında benim bu geziye katılmakta bir amacım daha vardı. Uzun zamandır adını duyduğum, tarihi evleri, güzel doğası ve doğa sporlarıyla günden güne pek popüler olan Erzincan'ın Kemaliye ilçesini görmek. Ama yolculuğa bir kez başlayıp da, Diyarbakır'dan Elazığ'a oradan Malatya'ya, birçok sürprizle karşılaşınca anladım ki sadece varmak istediğim nokta değil, yolun kendisi de başlı başına bir macera.

Hazar gölü şaşırtıyor
Diyarbakır'da, Çermik ve Kuyuköy'deki bağları gezdikten sonra çok oyalanmıyor ve Elazığ'a doğru hareket ediyor, Diyarbakır'ın kaplıcasıyla ünlü bu ilçesini geride bırakıyoruz. Önümüzde, yaklaşık 2 saatlik bir yol var. Yol boyunca manzaranın, sarı otlar ve mor çiçekli dikenlerle kaplı tepelerinden oluşacağını sanıyorum ama yanılıyorum. Birden bire karşımıza çıkan Hazar Gölü şaşırtıyor. Hem masmavi rengiyle hem de kıyısı boyunca inşa edilmiş, şık villalardan oluşan yazlık siteleriyle! Öğreniyorum ki, Sivrice ilçesinde yer alan Hazar Gölü Elazığ'ın şık bir sayfiye bölgesiymiş. Uzunluğu 22 km, genişliğiyse yaklaşık 6 km olan gölün sularına Hazarbaba ve Mastar dağlarının silueti yansıyor. Birçok plajı olan gölde ayrıca çeşitli su sporları da yapılıyor. Bir bilgi daha, gölde batık bir kente dair kalıntılar bulunmuş ve araştırmalar devam ediyormuş.

Hazar Gölü'nü geçtikten kısa bir süre sonra, Elazığ'a varıyoruz. Elazığ'da geçireceğimiz 2 gece için seçtiğimiz yer Akgün Elazığ Hotel. 4 yıldızlı bu otel, yepyeni, tertemiz ve hemen yanı başında büyük bir alışveriş merkezi var. Tabii, siz de benim gibi mi düşünürsünüz bilmiyorum ama, Elazığ gibi bir kentte gitmek isteyeceğim son yer modern bir alışveriş merkezi. Elazığ doğası, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle sizi günlerce oyalayabilecek bir kent. Şehrin sınırları içinde Artuklu, Akkoyunlu, Selçuklu ve Osmanlılardan kalan ve binlerce yıllık tarihi günümüze taşıyan eserler var. Harput kalesi, Ulu Cami, Sarahatun Camii, Arapbaba Türbesi ve Mansurbaba türbesi akla ilk gelenler. Bu arada, bir adı da Süt kalesi olan Harput kalesiyle ilgili çok ilginç bir bilgiyi atlamak istemem. Anlatılana göre, bu kalenin harcında su değil süt kullanılmış. Çünkü, M.Ö. 900 yıllarında yapılan, sonra pek çok kez onarım gören kalenin inşa edildiği sırada büyük bir su sıkıntısı varmış ama süt bolmuş.

Elazığ ve çevresi tarihi açıdan olduğu kadar doğal güzellikleriyle de ünlü. Bence, burası doğa sporlarına meraklıların da çok seveceği bir bölge. Kamptan, sörfe, bisikletten trekkinge her türlü doğa sporunu yapmak için pek çok uygun alan var.

Koruk Köyü'nden Arapgir'e
Elazığ'da ilk sabahımız. Koruk köyünde, köy kahvesinde, bir ağacın altında oturuyoruz. İri damlalar halinde yağan yağmurdan hiç mi hiç şikayetimiz yok. Çünkü yağmurun beraberinde getirdiği harika bir armağanı var; büyük şehirlerde pek kolay bulamayacağımız o müthiş toprak kokusu. Bulutlar çekilip, güneş yüzünü gösterince biz de Hasan amcanın bağlarına doğru ilerliyoruz. Korukköylü Hasan amca, baldı, çaydı bize mutlaka bir şey ikram etmek niyetinde. En çok da üzerinde buğusuyla duran o nefis öküzgözü salkımlarından. Ama bir zaman sonra harika şaraplara dönüşecek bu üzümlerin bir tanesine bile kıymak mümkün mü? Israrla hayır diyoruz, en sonunda, etraftaki ağaçların dalında asılı bademlerde anlaşıyoruz. Bademlerin yeşil kadife kabuğunu soyuyor, taşla kırıyor, içini yiyoruz. O kadar lezzetliler ki, hani birazcık şeker eklesek tatları Bebek'in meşhur badem ezmesini aratmayacak.

Hasan amca ve diğer köylülerle vedalaşıp Malatya'nın Arapgir ilçesine doğru yola çıkıyoruz. Yolda feribot iskelelerini işaret eden tabelalar var. Bu kez şaşırmak yok. Türkiye'nin en büyük baraj gölü Keban, çok çok yakınımızda ve üzerinde üç farklı ilçeye feribot seferleri yapılıyor. Biz de, Elazığ Malatya yolu üzerinde, Keban Barajı'na kuşbakışı bakan bir noktada duruyor, manzarayı seyrediyor, fotoğraf çekiyoruz. Yol üzerinde pek çok alabalık restoranı var ama biz yemek işini tandır kebabı meşhur Arapgir'de halletmeye kararlıyız.

Yol arkadaşlarım, yol boyunca sohbet ediyorlar. Aslında Türkçe konuşuyorlar, ama sık sık kullandıkları bağcılık terimleri nedeniyle bana başka bir dil konuşuyor gibi geliyorlar. Küllenme diyorlar, omca diyorlar, terbiyeli tellerden bahsediyorlar. Konuştuklarını tam olarak çözemesem de, bu güzel bağların, üzümlerin onları heyecanlandırdığını anlamam pek değil. Tabii bağların güzelliğini de… Arapgir'li Ahmet Onanlı'nın bağları da, Çermik'te ve Elazığ'da gördüklerimiz kadar güzel, farkı onlar gibi ova değil yamaç üzerinde olmaları. Bağlar, dağlar,tepeler güzel olmasına güzel de ben biraz sabırsızlanmaya başlıyorum. Uğruna bunca yol yapıp Kemaliye'ye bu kadar yaklaşınca onu görmek için olan isteğim giderek bastırılamaz hale geliyor. Kendimi'ne de olsa sadece 56 km. uzakta!diye avutuyorum. Tabii, o anda sayıların bazen gerçek mesafeyi tanımlamak ta yetersiz kalacağını bilmiyorum. Evet, Arapgir-Kemaliye arası 56 kilometre ama, bir tarafı dik yamaca dayalı, diğer yanı uçurum olan ve Fırat'ın Karasu kolu boyunca devam eden virajlı yol, sunduğu müthiş manzaranın karşılığını hızınızı keserek alıyor. Normal şartlarda en fazla 45 dakika sürecekken, 1.5 saatte ancak aşılıyor.

Ve Kemaliye.
Yolun yarısından sonra Güneydoğunun bitki örtüsü değişiyor, etraf yeşilleniyor. Yamaçların üzerinde tek tük evler belirmeye başlıyor. Ve çevre bu haliyle benim çok sevdiğim Doğu Karadeniz bölgesinin özelliklerini göstermeye başlıyor. Bir-iki küçük köyün ardından nihayet Kemaliye tabelası bizi karşılıyor. Her taraf ağaçlık, yemyeşil. Meşhur tarihi Kemaliye evleri sayesinde sanki, gerçek bir kasabada değil bir film dekorunun içinde gibi hissediyoruz kendimizi. Etrafta görülecek, fotoğrafı çekilecek o kara çok şey var ki, nereye bakacağımızı şaşırıyoruz.İlgimizi tarihi bir evin duvarına monte edilmiş sea-kayak çekiyor ve içeri giriyoruz. Kendimizi tanıtıyor ve sohbete başlıyoruz, bakın Kemaliye hakkında neler öğreniyoruz. Eski adı Eğin olan Kemaliye, Erzincan'ın ilçesi ama Malatya ve Elazığ merkezlerine de neredeyse aynı mesafede. Doğudan Munzur Dağları, Batıdan da Sarıçiçek Dağları ile çevrili kasaba, Karasu kıyısına kurulmuş. Keban Barajı yapıldıktan sonra Kemaliye önünde bir göl oluşmuş. Kavak, meşe ve dut ağaçlarıyla kaplı yamaçlar, bin bir çeşit bitki ve çiçek bölgeyi doğa sporları için de son derece uygun kılıyor. Geçtiğimiz mayıs ayında da, Kemaliye Doğa Sporları Şenliği'nin ikincisi gerçekleştirilmiş bile Gerçekten de, dağcılık, kaya tırmanışı, mağaracılık, çeşitli su sporları, su kayağı, trekking, kanyoning, yön bulma, dağ bisikleti ve yamaç paraşütü gibi doğa sporlarının yanı sıra doğa görüntüleme, off-road gibi etkinlikleri yapmak için pek çok uygun alan mevcut bölgede. Yani, burası Formsante'nin sağlıklı yaşam gezileriyle birebir uyuşan bir yer. Bölge hem doğa sporları yapmak hem de dinlenmek, yenilenmek için ideal. Sağlıklı yaşam gezisiyle pek uyuşmasa da atlanamayacak bir şey var burada: evler. Doğal çevre ve mimari uyumun en güzel örneklerinden olan evler, araziyi ekonomik kullanma amacıyla üç, dört hatta beş katlı plan düzeninde yamaca yaslanıyor. Bu plan nedeniyle, her katın kendi seviyesinde bahçeye açılması ve dış çevreyle ilişki kurabilmesi de evlerin ilginç özelliklerinden. Kemaliye evleriyle ilgili diğer bir özellik de tüm odaların manzaraya yani Fırat'a bakacak şekilde konumlanması. Evlerin damlarına rıhtım adı veriliyor ve burası aynı zamanda, dut, pestil, tarhana gibi yiyeceklerin kurutulacağı bir üretim alanı olarak kullanılıyor. Bu güzel kasaba da daha pek çok, böyle ilgi çekici ayrıntı olduğuna eminim ama vaktimiz kısıtlı. Hava kararmadan dönüş yoluna geçmek istiyoruz. Hem her şeyi ben anlatmayayım, belki içinizden bazılarınız çoktan Kemaliye'ye doğru bir gezi planladınız bile!

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine
UYARI: Bu siteye yazılan her türlü yorum kamuya açık bilgi haline gelecek ve diğer okuyucular tarafından görülecektir. Her nekadar editörlerimiz yapılan yorumları kontrol etse de, gözden kaçmış yorumlar olabilir. Bu nedenle bilgileri paylaşırken ilaç ve firma isimleri vermemeli, hakaret içeren yorumlar yazmamalısınız. Yorumlardan dolayı ortaya çıkabilecek sorunlardan, yorumu yapan kullanıcı sorumludur. Yorum yapan herkes bu kuralları okumuş ve hukuki sorumlulukları kabul etmiş sayılır.

Yorumlar  

 
0 #1 murat 31-10-2011 11:51
ben kuyuluyum ama kuyuyu okadar sevmedim
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

  • Ocak 2012
  • Anket

anket

FORMSANTE ONLINE ABONELİK

Reklam

GALERİ 

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/784387agustos_2009.jpg

Yerçekimine karşı koyan muhteşem dekoltelerin sırları

Karın ve kalça bölgesini sıkı egzersiz yaparak şekillendirebiliyoruz oysa göğüs bölgesinde estetik yaptırmadan zamanı geri çevirmek o kadar kolay değil. En iyisi ise yerçekimine yenilmeden önce önlem almak.GÖĞÜSLERDE MEYDANA GELEN Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/505765aralik_2009.jpg

Önce koklayın sonra yiyin kilo almayın

Uzmanlara göre, besinleri koklayarak açlığı bir ölçüde tatmin etmek mümkünKilonuza istikrar kazandırmak ya da aşırı kilo alımının psikolojik sebeplerini düzene koymak istiyorsanız, bir de koku diyeti reçetemizi deneyin.İnsanın ruhsal durumunu Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/757036ekim_2009.jpg

Estetikte son trendler

Estetik cerrahi dünyasından her geçen gün yeni ve güzel bir haber geliyor; artık operasyonlar daha kolay ve acısız, iyileşme süreleri kısa, sonuçlar ise son derece doğal. Biz de, en yeni Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/160541eylul_2009.jpg

Mikroplar atağa geçmeden önleminizi alın!

Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek 9 öneriEylül ayının gelişiyle birlikte nezle ve grip sezonu da resmi olarak açılmış oldu. Üstelik bu yıl başka bir bela daha kapımızda: Domuz gribi! Hastalıklara bir gol Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/454333haziran_2009.jpg

Geç kalmadınız! Hızlı sonuç veren estetikler

En yakın arkadaşınız 10 yaş genç ve 10 kilo daha az görünmesine rağmen, estetik yaptırmadığına yemin ediyorsa ona inanabilirsiniz. Çünkü estetik kategorisine sokulması zor yeni operasyonların işlem süreleri kısa, etkileri Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/243715mart_2009.jpg

10 doğal yöntemle sonsuz gençliği yakalayın

Sonsuz gençliği yakalamak için ne ilaçlara, ne de mucizelere ihtiyacınız var. Çünkü uzmanlara göre; doğal kürler de vücudumuzun uzun yıllar tepeden tırnağa genç kalmasını sağlayabiliyor.Hemen hepimizin imrenerek izledikleri bazı kadınlar Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/522896mayis_2009.jpg

Tepeden tırnağa ne kadar hijyene ihtiyacımız var?

Sağlıklı bir yaşamın ilk koşulu hiç kuşkusuz vücudumuzu tepeden tırnağa temiz tutmak. Sahi, vücut hijyeninde dikkat etmemiz gereken kuralları biliyor muyuz, yoksa bir şeyleri yanlış yapıyor olabilir miyiz? İşte yanıtları...YÜZ Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/681654nisan_2010.jpg

3 haftada 3 kilo verin!

Fazla kilolara veda etmek için diyet yapmak şart. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Cirit’in hazırladığı bir haftalık örnek diyet programıyla 3 haftada 3 kilo verebilirsiniz. Bu diyeti Devamı

http://www.formsante.com.tr/components/com_gk3_photoslide/thumbs_big/968564temmuz_2009.jpg

Saçlarınız güneşle dost olsun

Bir yandan güneş ve denizin keyfini çıkarırken bir yandan da güzel ve bakımlı saçlara sahip olmak ister misiniz? Güzel yaz günlerinin izlerini, yıpranmış saçlarınızda görmek istemiyorsanız önerilerimize bir göz atın.Yaz Devamı

Son Yorumlar

dblogoDiğer Doğan Burda Siteleri: Atlas | Auto Show | Blue Jean | Burda | Capital | CHIP Online | Ekonomist | Elele | Elle | Elle Decor | eMecmua | Ev Bahçe | Evim | Formsanté | Güncel Hukuk | Hafta Sonu | Hello | Hey Girl | İstanbul Life | Level | Lezzet - Yemek Tarifleri | Maison Française | Pc Net | Seninle | Tempo | Yacht Türkiye