10 adımda kötü beslenme alışkanlıklarından kurtulun

Şu sıralar beslenme şekliniz sizi mutsuz ediyor ve kötü alışkanlıklarınızdan ötürü kendinizi sağlıksız mı hissediyorsunuz? Önerilerimize kulak verip, sağlıklı beslenme planına geçerek değişimi başlatın!

Hazırlayan: Elif Gürsoy

Kimsenin bu dünyada sonsuza kadar yaşamayacağı bir gerçek. Amaç hiçbir zaman bu olmadığından, yaşamı olabildiğince kaliteli bir şekilde sürdürmek gerekiyor. Beden ve zihin bütünlüğünde sağlıklı bir yaşam benimseyerek ilerlemek hem kendinizi iyi hissettirecek hem çevrenizdekilere ilham kaynağı olacak. İyi hissetmenizi sağlayacak etkenlerin başında egzersiz yapmak kadar beslenme de geliyor. Vazgeçemediğiniz kötü beslenme alışkanlıklarının yerine sağlıklı seçenekler koyarak daha hafif ve kaliteli bir hayatın kapılarını aralamaya başlayın.

1- Güçlü başlangıç
Günün en önemli öğünü kahvaltı. Çünkü güne nasıl başlarsanız öyle gider… Zinde bir girişle, tüm gününüzü olduğundan daha iyi geçirmek elinizde. Bunun için illa ki pazar kahvaltısı kıvamında bir sofraya ihtiyacınız yok. Doğru besin öğeleri ve miktarlarıyla şahane bir kahvaltı yapabilirsiniz. İster yumurtalı ister yulaf kaseli bir kahvaltı olsun ama yeter ki olsun! Artık sabahları kahvaltı yapmadan evden çıkmak yok.

2- Gözlerden uzak
Kendinize ya da misafirinize yaptığınız yemeklerin tümünü yemek masasına getirmek zorunda değilsiniz. Unutmayın ki göz önünde hatta masada ne kadar çok yiyecek olursa, canınız o kadar çok yemek isteyecek. Bir süre sonra iradenize karşı gelemeyecek, hepsinden tırtıklamaya devam edeceksiniz. Laf lafı açacak, elleriniz sizden bağımsız hareket etmeye başlayıp, ortaya servis edilen her şeyi almak için yeltenecek. Durun! Hazırladığınız yemekleri hem bir sonraki gün de tüketebilmek adına, her şeyi masaya bir anda getirmeyin. Az ve öz yiyin.

3- Düzenli saatler
Kahvaltının saatini kaçırdınız, saat öğlene yaklaşmaya başladı. Peki şimdi bu hangisi olacak, kahvaltı mı, öğle yemeği mi? Düzen şaştı… Bu durum akşam yemeği saatini de etkileyerek, daha geç yemenize neden olacak. Sonra da çabucak uykunuz gelecek ve yeteri kadar sindirmeden yatağa gireceksiniz. Gelecek hafta tartıya çıktığınızda ise +1 kg ile hayatınıza devam ettiğinizi göreceksiniz. Bunu istemezsiniz, değil mi?

4- Yeterli su miktarı
Günlük 2 litre su içilmesi gerektiği yönünde bilgilerle karşılaşmışsınızdır. Yanlış olduğunu söylemiyoruz ancak içilmesi gereken su miktarının kişiden kişiye göre değişebildiğini de belirtmek isteriz. Peki bunu nasıl hesaplayacaksınız? Ufak bir matematik işlemiyle, bir günde içmeniz gereken su miktarını öğrenebilirsiniz. Vücut ağırlığınızı 0,033 ile çarptığınızda, içmeniz gereken su miktarını buluyorsunuz. Bunun yanı sıra gün içinde idrar renginizin ne kadar açık renkte ve şeffaf olabileceğini gözlemleyerek de durumu kontrol altına alabilirsiniz.

5- Yavaş yavaş
“Hızlıca bir şeyler yiyeyim…” cümlesini sıklıkla kullandığınızın farkındayız. Yoğun iş temposundan ötürü de haklı olduğunuzu biliyoruz. Sürekli bir şeylere yetişme çabasını beraberinde getiren şehir hayatı, ne yazık ki zaman konusunda acımasız. Ama bedeninize zarar vermeye hakkınız yok. İç organlarınızı bu şekilde deforme etmeye de Yemek yerken lokmaları ağzınıza atıp, yeteri kadar çiğnemeden yuttuğunuzda, sağlıklı beslenseniz bile görevi başarıyla tamamlayamamış olacaksınız. Çiğneyebildiğiniz kadar, acele etmeden çiğneyin ki sağlıklı sindirime erkenden yardımcı olun.

6- Şekere veda
Başlığı okuduktan sonra “Ama tatlıyı çok seviyorum!” dediğinizi duyduk. Sizi çok
iyi anlıyoruz ama bir yandan da sağlığınızı düşünüyoruz. Kanserin yakın arkadaşı şekeri hayatınızdan çıkarmak için ne bekliyorsunuz? Bırakın gitsin! Şeker ihtiyacınızı meyvelerden giderin. Daha tatlı bir şeylere ihtiyacım var diyorsanız, evde yaptığınız tatlılarda hurma, Hindistan cevizi yağı, keçiboynuzu unu gibi sağlıklı alternatifleri tercih edin.

7- Küçülen tabaklar
Büyük tabaklar bir daha çıkmamak üzere raflara kaldırılabilir mi lütfen? Tabağınız ne kadar küçükse, her şey o kadar iyi olacak. Çünkü büyük tabağı doldurma isteğinizi bastıramadığınızda, kendinize hakim olmakta zorlanacaksınız ve daha çok yiyeceksiniz. Ancak bu; küçük ya da orta boy tabaklarınızı tıka basa, üzerine kat çıkacak derecede doldurmanız anlamına da gelmiyor.

8- Doymak zorunda değilsiniz
Masadan kalkmak için “Ay çok yedim!” diyecek kadar doymanıza gerek yok. İhtiyacınız kadar olanı aldığınızda elinizdeki çatal kaşığı yavaşça masaya bırakın ve her ne kadar önünüzde sizi kendinize çeken unsurlar olsa da iradenizi devreye sokun. Doyma ve beslenme anlayışınız, mide fesatı geçirmek olmasın!

9- Kaliteli atıştırmalıklar
Şeker ve tuzdan arınmış hayatınıza sağlıklı atıştırmalıkları dahil ederek tüm hastalıklara karşı koruma kalkanı oluşturun. Özellikle çiğ kuru yemişlerle hafif ara öğünler yapın. İster yulafla, ister yoğurtla karıştırın. İsterseniz ikisini de karıştırıp, kuru yemişleri de dahil ederek doyurucu ve besleyici bir ara öğün oluşturun. Siz istedikten sonra alternatif çok!

10- Daha çok balık
Çoğu kişinin sevgisinden “Denizden babam çıksa yerim” ve “Her akşam olsa yine yerim! şeklinde cümleler kurduğu balık, kaliteli yağları bünyeye dahil etmenin en güzel yolu. Üstelik Omega-3 ve Omega-6 gibi önemli yağ asitlerini içerdiğinden, beslenme planının olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Tüketebildiğiniz kadar tüketin. Haftada iki kez yiyorsanız, bu sayıyı üçe çıkarın.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here