10 adımda zihninizi temizleyin

Sürekli yorgun hissetmenizin, konsantrasyon eksikliğinizin ya da sıklıkla “Kafam çok bulanık!” demenizin sebebi zihninizdeki fazlalıklar olabilir mi?

Yazı: Elif Gürsoy

Yaşamak çok güzel, bu konuda hemfikiriz. Ancak zaman içinde değişen şartlar, edinilen deneyimler, bedenimizi, ruhumuzu, özellikle de zihnimizi ele geçirip, alt etmeye ya da sekteye uğratmaya yetebiliyor. Uzun vadede yaşanan bazı olumsuz durumlar, zihnimizde hasarlar bırakabiliyor. Tabii ki hakkımız olan bu hasarlarla yaşamak değil. Zihnimizi ve aklımızı ne kadar temiz tutarsak, bedenimizde kurmaya çalıştığımız sağlıklı sistemi de o kadar iyi yönetmiş oluyoruz. Rahat, fazlalıklarından arınmış, dingin bir zihin için yapmanız gerekenleri şöyle sıraladık…

Kısa yürüyüşler
Ciğerlerinizi oksijenle doldurup, kafanızı rahatlatmaya ne dersiniz? Bizce şahane fikir. Oturduğunuz semte en yakın park, bahçe ya da sahil kenarı bu kısa yürüyüşler için biçilmiş kaftan. Gün içinde iş ya da başka sebeplerden kafaya taktığınız ve zihninizde boşuna yer kaplayan her şeyden kurtulmak için yeşilliği bol parklardan, ormanlardan yardım alın. İster yanınızda bir arkadaşınızla, ister yalnız kalarak kısa yürüyüşler yapın. Hava şartları nasıl olursa olsun, her koşulda yürüyüş yapmayı alışkanlık haline getirin. Zihninizi rahatlatırken, bedeniniz için de iyi bir şeyler yapmış olacaksınız.

Akıllı telefon detoksu
Acı gerçek, ne yazık ki akıllı telefonlarımız ve içlerindeki sosyal medya hesabı uygulamalarımız, birçoğumuzun hayatını ele geçirmiş durumda. Sıklıkla kontrol ettiğimiz e-postalar, bildirimlerine bakmadan geçmediğimiz sosyal medya hesapları derken, telefonun asıl amacını unutur hale geldik. Bu alışkanlıktan hemen kopmak tabii ki zor. Ama ilk önce durumu fark edip, kabul ederek akıllı telefonunuz ile aranıza mesafe koymaya başlayın. Gün içinde bildirimlerinizi toplamda 10 kez kontrol ettiğinizi varsayalım. Siz ilk adım için bu sayıyı yediye düşürün. Alışmaya başladıkça daha da azaltın. Kendinize ayırdığınız zamanın fazlalaştığını göreceksiniz.

Doğaya ait olun
Doğa en güzel ilaç, kaçış noktası, iyi hissetme merkezi… Nasıl tanımlarsanız tanımlayın. Deniz kenarı, orman içi ya da koşu parkuru zihninizi rahatlatmak ve temizlemek için en güzel yerlerden. Belki siz kafanızı dağıtmak, şehrin tempolu koşturmacasından ve stresinden biraz olsun uzaklaşmak için hafta sonlarında yakın bir yerlere kaçma planları yapıyorsunuzdur. Bu da çok güzel! Rutinin dışına çıkmak, her hafta sonu farklı doğaları keşfetmek, kalıcı olarak zihin temizliğini gerçekleştirmeye yetecek!

Meditasyon zamanı
Tüm seslerden, konuşmalardan, gürültüden uzakta birkaç dakika geçirmek size iyi gelecek. Daha önce hiç meditasyon yapmamanız denemeyeceğiniz ve başarısız olacağınız anlamına gelmesin. Rahatça kurduğunuz bağdaş oturuşunda, sırtınız düz, omuz ve boynunuz sakin bir şekilde oturun. Dilerseniz kısık sesli, hafif ve dinlendirici bir enstrümantal müzik de açabilirsiniz. Gözlerinizi kapatın ve o anı yaşamaya, düşünmeye ve hissetmeye odaklanın. Aklınıza gelecek düşüncelerden kurtulmak, zihninizi boşaltmak yerine onları iyi ve pozitif düşüncelerinizle terbiye etmeye çalışın. Unutmayın ki zihninize düşen her şey sizin bir parçanız. Onlardan kurtulmadan, dingin bir şekilde kontrol ederek anda kalmaya çalışın.

Olumlamanın gücü
Klişe gelebilir belki ama “Evrene olumlu mesaj verin…” cümlesi, bu başlığın başka bir açılımı. Çünkü evrendeki enerji akışı o kadar kuvvetli ki düşündüğünüz şeyi anında çekip, yaşayabiliyorsunuz. Korkularınız, endişeleriniz bir anda sizi bulabiliyor. Ama aksine iyi hissettiren güzel düşünceler ve olumlamalarla pozitif durumları da kendinize çekebilirsiniz. Kötüye odaklanmak, olumsuzu düşünmek yerine, harcayacağınız enerjiyi iyiliklere yorararak, kendinizi daha iyi hissetmeniz mümkün.

Nefesinizi önemseyin
“Alıp veriyoruz, ne kadar farklı olabilir ki?” demeyin. Nefesiniz doğru şekilde alıp vermeye özen gösterin. Kim bilir, belki gün içinde yanlış nefesler alıp veriyor, bazen nefes alıp vermeyi anlık da olsa unutabiliyorsunuzdur. Bu durumun önüne geçmek için işin uzmanlarından destek alarak nefes egzersizi yapmaya başlayın. Sinir ve stres karşısında nefesinizle tüm gücü elinize alın ve kendinizi daha iyi hissedin. Nefesi çok basit bir şeymiş gibi görmeden, her seferinde ne kadar önemli olduğunu hatırlayın.

Hedefe doğru
Nereye gittiğinizi bilmeden, nereye kadar gidebilirsiniz? Bir hedefiniz olsa, her şey daha kolay ve planlı olmaz mı? Siz de bizim gibi düşünüyorsanız, zihninizi fazlalıklarla doldurmamak için bir hedef belirleyin. Bu yolda tüm varınızı yoğunuzu ortaya koyarak ilerleyin. Sonunda başarısız olma ihtimaliniz olsa bile hedefinize odaklanın. Denemek, korkmadan yaşamak size bambaşka deneyimler kazandıracak. Yeni bir siz meydana getirecek, sizi siz yapmaya bir adım daha yaklaştıracak.

Kendinize ait bir zaman yaratın
Dürüst olalım, göreviniz insanları sürekli mutlu, tatmin ve rahat ettirmek değil. Bunu ancak dolaylı yollarla gerçekleştirebilirsiniz. Yani siz kendinize ne kadar vakit ayırıp, ne denli mutlu olursanız, karşınızdaki insanları da iyi hissettirebilirsiniz. Etrafa yaydığınız, içinizden gelen pozitif enerji her yanı sarmaya yetecek. İyi hissetmeye, mutlu olmaya kendinizden başlamak için özel alanınızı yaratın. Gün içinde bir ya da iki saat mutlaka sizin olsun. Kimseye ayırmadığınız, sadece kendinizle kalabildiğiniz bir zaman dilimi… Hoşunuza giden şeyleri bu süre içinde yapın. Siz hoşunuza giden şeyler yaptıkça daha mutlu biri olacaksınız ve etrafınızdakiler de sizin mutluluğunuzdan yararlanabilecek. İlham perisi olabilirsiniz!

Düzenli egzersiz
Ulu önder Atatürk’ün de dediği gibi, “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur”. Motivasyon kaynağınız bu güzel söz olduğu sürece, bizce sırtınız yere gelmez. Beden ve zihin iki farklı olgu. Ama ikisi de sağlıklı olduğunda ortaya mükemmel bir ortaklık çıkıyor. Bir tanesinde işlerin yolunda gitmemesi, diğerinde de işleri sekmeye uğratabiliyor. Bu yüzden temiz, arınmış bir zihin için bedeninize de özen göstermeyi, ona iyi bakmayı unutmayın. Düzenli egzersizi alışkanlık haline getirin. Bir süre sonra kendinizi çok daha iyi hissedeceğinize eminiz!

Kötü enerjilerden uzak durun
Biraz sert bir tutum olabilir ama sizin de bu gerçeğin farkında olduğunuzu tahmin eder gibiyiz. Kimsenin birbirini sevmek gibi bir zorunluluğu yok. Etrafınızdakilere saygı duyarak, olmak ve iletişimde kalmak istemediğiniz kişilerle aranıza mesafe koyabilirsiniz. Küsmekten bahsetmiyoruz tabii ki! Size iyi gelmeyen bir ortamda bulunmak yerine oradan ayrılın ve iyi gelen yere gidin. Size bir şey katmadığını, aksine zarar verdiğini düşündüğünüz her bir kişi için de aynı şeyi yapın ve onlardan uzaklaşın. Unutmayın, hayata bir kez geliyorsunuz ve onu da en huzurlu şekilde yaşayın!

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here