20 yaş dişleri kabusunuz olmasın

Fotolia 101350708 Subscription XXL

20 yaş dişleri ile ilgili olarak her 20 yaş dişinin çekilmesi zorunluluğu olmadığını, ağrı şikayetine ve dişin ne kadar gömülü olduğuna bağlı olarak çekime hekimin karar vereceğini söyleyen Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Gizem Gülgezen, “Çürük sebebiyle apseye sebep olan 20 yaş dişlerinin mutlaka çekilmesi gerekmiyor” diyerek ekliyor: “Çekim için değerlendirirken tam gömülü olan dişlerde ağrı şikayeti verip vermemesi, dişin çene kemiği içerisine ne kadar gömülü olduğu, gömülü dişin komşu dişe olan teması göz önünde bulunduruluyor.”

Uyku ilacı çözüm değil
Düzenli ve kaliteli bir uykunun, insan için hayati önemi olduğunu vurgulayan Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Bahar Erbaş, doğru tedavi için tanının önemine dikkat çekerek ekliyor: “Uykusuzluk üç aydan daha uzun sürmüşse kronik olarak tanımlanıyor ve her geçen süre tedaviyi biraz daha güçleştiriyor. Yaşanmış kötü bir olaydan sonra başlayabileceği gibi, kendiliğinden hatta çocukluktan itibaren de ortaya çıkabiliyor. Bunun yanı sıra diğer zihinsel bozukluklar ve duygudurum bozukluklarında da ikincil olarak görülebiliyor. Özellikle yaşlılarda ortaya çıkan uykusuzlukta zihinsel hastalıklar açısından tanı ve tedavide dikkatli olunmalı. Uykusuzluğa yol açan diğer tıbbi hastalıklar ise; kardiyak, mide-sindirim sistemi ve solunum sistemi bozuklukları oluyor. Bunlara vücutta yaygın ağrılarla seyreden fibromiyalji ve miyofasial ağrı sendromları ile diğer ağrılı durumları da ekleyebiliriz. Bahsedilmesi gereken diğer husus ise başka hastalıklar ile ilgili veya herhangi bir hastalıktan bağımsız olarak kişinin kullandığı ilaç ve maddelerin yine uykusuzluğa yol açabileceği…”

Kilo, kanser riskini artırıyor
Obezitenin zararlı etkilerine ve alınması gereken önlemlere dikkat çekmek amacıyla katıldığı bir seminerde “Obezite ve kalıcı kilo kontrolü” başlıklı seminerde kanserlerin yüzde 7’sininin oluşumunda obezitenin doğrudan etkisi olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, “Pek çok kronik hastalığın en önemli nedeni olan aşırı kiloların kontrol altına alınması, yalnızca estetik değil sağlık açısından da büyük önem taşıyor. Eğer bir kişi vücut kitle indeksini yüzde 1 azaltırsa ya da yaklaşık olarak 1 kilo kaybederse, dünyadaki yıllık 100 bin kanser vakası engellenebiliyor” diyor. Obezitenin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok ciddi bir sağlık problemi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gürkan, “Obezite bir estetik veya duruş problemi değil hastalıktır. Hem kişisel hem de toplumsal olarak gerekli tedbirlerin vakit kaybedilmeden alınması gerekiyor” diyor. 

İnsülin direnciniz olabilir
Kilo vermekte zorlanıyor, tatlı yemek için can atıyorsanız, yemeklerden sonra uykunuz geliyor ve genel olarak yorgun hissediyorsanız dikkat! Sizde insülin direnci olabilir. İnsülin direncinin iyi yönetilmediği takdirde diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar rahatsızlıkları gibi kronik hastalıklara zemin hazırlayacağını söyleyen Liv Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nilgün Güvener Demirağ, insülin direncinin ortaya çıkışında genetik, bazı hormonal hastalıklar ve çevresel faktörlerin rol oynadığını belirterek, çevresel faktörler içinde kullanılan ilaçlar, çevresel toksinler, uyku bozuklukları, yoğun stresin bulunmasının yanı sıra en sık neden olarak karşımıza, vücutta yağ dokusunun artışı anlamına gelen obezitenin çıktığını belirtiyor. Alınan enerjinin, sarf edilenin üzerine çıkması ile beraber vücutta artan yağ dokusu, pek çok karmaşık mekanizma üzerinden, insülin sinyalizasyon yolağını bozduğunun da altını çiziyor.

Formsanté 2016 – Mayıs sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here