Ana Sayfa Haber 2007’ye yeni bir başlangıç…

2007’ye yeni bir başlangıç…

Yeni yıla az bir zaman kala artık tatlıya son, ‘bir daha asla’ diye başlayan cümleleri, kendinize tutamayacağınız sözler vermeyi unutun. Bundan böyle sizi daha sağlıklı kılacak, yaşamınızı olumlu değiştirecek ve en önemlisi de sadık kalmaya başarabileceğiniz kararlar alın. İşe önce yenilenmiş bir vücuttan başlayın. İşte Formsante dergisi editörlerinin önerileri…

Ne diyordu Sertab Erener şarkısında? Yeni bir duruş yeni dokunuş, tek tek keşfetmem lazım, yeni bir hayat gerisi bayat, kendime yeni bir ben lazım. İtiraf etmelisiniz ki kendinizle ilgili her zaman iyi dilekleriniz oldu. Şarkıdaki gibi yeni bir ben' e ihtiyacınız var. Eminiz, bu yıl da gerçekten her sabah erkenden kalkacaksınız, işe yürüyerek gideceksiniz ve güne koca bir fincan sabah kahvesi yerine havuçsuyu ile başlayacaksınız! Ama şunu da biliyoruz ki çok azımız aldığı kararlara sadık kalmayı başarıyor! Nitekim 2004 yılında yapılan bir anket de bu sadakatin istatiki verilerini ortaya koymuş. Her 5 kişiden ancak biri aldığı kararları yıl boyunca uygulamayı başarmış. İşin özü şu ki kendimize çok uzak hedefler koyduğumuzda başarı şansımız azalıyor. İyisi mi kendimize net, basit, uygulanabilir hedefler belirlemek… İşte size birkaç tüyo…

1. Ya yaptığınız sporu değiştirin, ya da içeriğini!
Neden?

Vücudunuz yaptığınız çalışma programına oldukça çabuk adapte olur. Bu da, bir zamanlar mücadele etmenizi gerektiren hedeflere kolaylıkla ulaşabileceğinizi gösterir. Aslında yepyeni bir spora başlamanıza gerek yok. Şu an yapmakta olduğunuz sporu farklılaştırmak formunuzu artırmanın en iyi yoludur.
Nasıl?
Kesin değişiklikler yapmayın yoksa yakında yeni fikir bulmakta zorlanabilirsiniz. Bunun yerine küçük, başarılabilir yollar arayın. Örneğin rutin spor programınızın süresini ya da yoğunluğunu değiştirebilirsiniz. Her gün koşuya çıkıyorsanız, bu kez rotanıza bir tepeyi ya da bir kumsalı ekleyin. Koşunuzu, kısa mesafeli sürat ve sonrasında yavaş jogging şeklinde çeşitli bölümlere ayırarak da farklılaştırabilirsiniz. Eğer yüzüyorsanız, değişen hızlarda farklı stiller deneyin. Egzersiz düzeyiniz ne olursa olsun bu mantığı her çalışmaya dahil edebilirsiniz.
2. Daha verici olun
Neden?

Başkalarına yardım etmek onlara olduğu kadar size de çok iyi gelir. 2005 yılında yapılan bir araştırmada gönüllü işlerinde çalışan insanların yarısı, gönüllü çalışmanın kendilerini daha sağlıklı hissetmelerini sağladığını, stresi ve depresyonu azalttığını söylüyor. Bu insanların 4’te 1’i ise gönüllü çalışmanın kilo vermelerine yardımcı olduğunu belirtiyor.
Nasıl?
Gönüllülük sadece yardım derneklerinde çalışmak ya da kermeslerde satış yapmak demek değil. Mesela sigara karşıtı yürüyüşlere katılabilir (www.istanbulmarathon.org) ya da kanserde erken tanıyı vurgulamak için düzenlenen kampanyalarda (www.mavibisiklet.com) pedal çevirebilirsiniz.
3. Daha çok B Vitamini alın
Neden?

B vitamininden zengin yiyecekler homosistin seviyelerini düşürüyor. Homosistin et, peynir gibi protein oranı yüksek besin maddelerinde bulunan ”Metionin” adlı aminoasit tarafından üretiliyor. Homosistin oranı arttığında başta kalp rahatsızlıkları, kanser ve şeker hastalığı olmak üzere birçok ölümcül hastalığa yakalanma riski yükseliyor. Yanlış diyetler ve yanlış yaşam tarzları homosistin üretiminin durmadığını, aksine hastalıklara yol açmak üzere kanda saklandığını gösterir.
Nasıl?
Amerikan Epidemiyoloji Dergisi’ne göre vitamin B6, B12 ve folik asit homosistinle baş etmek için gereken en önemli silahlar. Bu yüzden yeşil ve yapraklı sebzeler, tam tahıllı ürünler, kümes hayvanları, yumurta ve süt ürünlerinin tüketimini artırın ya da B vitamini takviyesi alın. Homosistin seviyenizi öğrenmek için homosistin testi yaptırmanız gerekiyor. Eğer homosistin seviyeniz 9’un üzerindeyse, bu seviyeyi düşürmek için çaba gösterseniz iyi olur.

4. Partnerinizle birlikte egzersiz yapın
Neden?

Bu öncelikle cinsel yaşamınızı da hareketlendirecek! Uzmanlar fiziksel egzersiz sırasında salgılanan endorfin, bir ilişkinin ilk ve en heyecanlı döneminde vücudunuzda salgılanan kimyasallara çok benzediğini söylüyor! Dolayısıyla partnerle birlikte egzersiz yapmak bu duyguları yeniden depreştirecek! Özellikle yeni bir egzersiz türünü birlikte öğrenmeye başlarsanız, öğrenme deneyimini paylaşmanız bir çift olarak birbirinize daha çok bağlanmanızı da sağlayacak.
Nasıl?
Oturun ve ikinizin de denemekten zevk alacağı aktivitelerin neler olabileceği hakkında konuşun. Unutmayın buradaki anahtar kelime ‘uzlaşma’dır. Eğer o sizinle Bikram yoga derslerine gelirse siz de onunla kaya tırmanışını deneyeceğinizi söyleyin. Birbirinizi çok şaşırtabilirsiniz! Üstelik bir çift olarak sosyal hayatınızı, bisiklet kulübüyle bisiklete binmek ya da salsa derslerine gitmek gibi sosyal grup aktiviteleriyle oldukça renklendirebilirsiniz. Bunu, aşk hayatınıza katacağı kıvılcımları alışkanlık haline getirecek yeterli bir düzeye gelene kadar devam ettirmeye dair anlaşmaya varın.

Kararlarınıza sadık kalmak için yapmanız gerekenler<
Hedefleriniz ne olursa olsun, işte onlara sadık kalmanıza yardımcı olacak en önemli ipuçları:

  • Kararlarınızı netleştirin. Çok spesifik olun, kararlarınızı yazın ve kararınız her ne ise kendinizi onu yaparken hayal edin. Kendinizi sigara içmeyen biri ya da daha sağlıklı yemek yiyen biri olarak hayal etmek gibi.
  • Kendinize karşı rahat olun. Eğer tren raydan çıkarsa sakın kendinizi paralamayın. Sadece tekrar odaklanın ve yeni alışkanlığınıza adapte olduğunuzda kendinizi ne kadar harika hissedeceğinize konsantre olun. Bu işlerin tekrar yoluna girmesini sağlayacaktır.
  • Pozitif kalın. Zihninizdeki gevezeye dikkat edin. Asla fit olamayacağım’. gibi negatif cümleleri, ‘Oldukça fitim ve enerji doluyum’gibi pozitif söylemlere çevirin.
  • Çevrenizi değiştirin. Eğer zamanınızın çoğunu barda geçiriyorsanız alkolü bırakmanız çok zor olur. Zamanınızı yeni ve sağlıklı alışkanlıklarınızı destekleyecek ortamlarda, bu tür insanlarla geçirmeye çalışın.

    Haberin devamı 2006 Aralık sayımızda…

  • YORUM YAZIN

    Please enter your comment!
    Please enter your name here