3 boyutlu endoskopik cerrahiyle Nasıl gençleştim?

Bir gün estetik operasyon yaptıracağımı aklımın ucundan bile geçirmiyordum doğrusu. Ama son zamanlarda aynaya her baktığımda yüzümdeki sarkma ve kırışıklar dikkatimi çekiyordu. Bu dakika da artık bir sağlık muhabiri değil “daha genç” görünmek isteyen bir kadındım. Ve, ben de ameliyat masasına yattım. Bence sonuç mükemmel, ya sizce?

Çoğu kadın gibi, estetik dünyasındaki tüm gelişmeler benim de ilgimi çekmiştir her zaman. Tamam, bu işin içindeyim kabul. Ama estetik haberlerini hazırlarken, bir gün kendi operasyonumu da yazacağımı hiç düşünmemiştim açıkçası. Gözlerimin yuvarlak olmasının dışında, yüzümden pek şikayetçi değildim aslında. Ancak son zamanlarda aynaya her baktığımda, gözlerimi yüzümdeki sarkmalar ve hafif kırışıklardan alamıyordum. Bir şeyler yapmalıyım diye düşündüm ve bu kez kendi sorunum için tuşladım tecrübesine güvendiğim bir plastik cerrahın telefonunu. Yüzüm yine eskisi gibi genç ve dinç durmalıydı. Mümkün müydü? Estetik operasyon yaptırmak aklımın ucundan bile geçmediği için yöntemler arasında en doğrusu hangisi bilemiyordum. Yağ doku enjeksiyonu mu yaptırsam, yoksa lazer veya başka bir yöntemden mi yararlansam? Birbiri ardına yönelttiğim soruları sabırla dinleyen doktorum, "3 boyutlu endoskopik cerrahi" yöntemini önerince, önce kabul etmedim. O kadar da uzun boylu değildi hani!
Neden olmasın?
Doktorum, gözlerimin badem şeklini alacağını, elmacık kemiğimin belirgeşeceğini söylüyordu. Çok daha dinç ve genç görünecektim, üstelik yüzümün doğallığını yitirmeden. Bundan hiç şüphe etmemeliydm. Sonuç olarak hangi kadın bu sözler karşısında heyecanlanmaz ki? Benim de dudaklarımdan bir anda "Evet, neden olmasın." sözleri dökülüverdi. İşte bu ay sizlerle "aynalarla barışma" hikâyemi paylaşıyorum. Operasyon sonrasında neler yaşadım, ne tür zorluklarla karşılaştım? Bir gün estetik operasyonu yaptırmayı düşünüyor olabilirsiniz. Belki de aklınızın ucundan bile geçmiyordur. Ama unutmayın, ben de düşünmüyordum. Nelerle karşılaşabileceğiniz konusunda fikir sahibi olmanız için maceramı okumanızda yarar var!

Üç boyutlu bir yüz!
Genç insanlarda, yanakların üst kısmında, elmacık kemiklerinin üzerinde hafif bir çıkıntı ve onun hemen altında hafif bir girinti oluyor. Bu, yüze oval ve hoş bir şekil veriyor. Ancak ilerleyen yaşla birlikte, yer çekimi, yüzdeki bu oluşumları aşağı çekmeye başlıyor. Laf açılmışken hemen söyliyeyim 38 yaşındayım ve 10 yaşında bir kız çocuk annesiyim. Mimikler nedeniyle yüzde çizgilerin meydana geldiği bir yaş bu. Kaşların özellikle dış kısımlarının aşağı doğru yer değiştirmesine şahit oluyorsunuz. Aynı zamanda göz kapakları da kaşla birlikte gözün üstüne doğru yığılmaya başlıyor. Yüzüme yandan baktığımda ise alnımın ve yanaklarımınn dışbükey olan görüntüsünün gittikçe düzleştiğini fark ediyorum. Tabii mesleki olarak da bilgili ve donanımlı olmak, bazı şeyleri daha erken ve daha iyi görmenizi sağlıyor.
Gözaltlarında çukurluklar da oluşmaya başlamıştı. Bunun nedeni ise yanakların aşağıya doğru yer değiştirmesiydi. İşte benim geçirdiğim endoskopik yüz estetiği, yüze 3 boyutlu olarak müdahale edilmesine izin veriyor. Böylelikle yüzün, doğallığını yitirmeden yeniden şekillendirilmesine olanak tanıyor. Ben de, hiç düşünmediğim bir anda, 30-40 yaşları arasında yaptırılması önerilen 3 boyutlu operasyona karar vermiştim. Arkadaşlarıma ve aileme konuyu açtığımda, hepsi sözleşmiş gibi karşıydı bu duruma: "Operasyon geçirmeye hiç mi hiç ihtiyacın yok!" Bu yaşta, çocuk sahibi bir kadın olarak hâlâ çok genç ve güzel göründüğümü söylüyorlardı. Ama ben yüzümdeki sarkıklıklara ve kırışıklara takmıştım bir kere. Ameliyat 2.5 saat sürüyor
Sevdiğim insanların bana endişe dolu gözlerle bakmalarından ve panik halde sağa sola koşuşturmalarından hiç hoşlanmadığım için ailemin tüm ısrarlarına rağmen yanıma sadece 22 yıldır her türlü kaprisimi çeken arkadaşım Birgül ile operasyonu görüntüleyecek olan fotoğrafçımız Tufan'ı da alarak kendimi belirsiz bir günün akışına bırakıyorum. Hastanede önce tansiyonuma bakılıyor, ardından kan tahlili yapılıyor. Doktorum içten bir gülümsemeyle operasyonda müdahale edeceği yerleri tekrar çizerken bana moral vermeyi de ihmal etmiyor. Artık her şey hazır. Ben hariç!
Aniden heyecanla karışık korku dalgası tüm benliğimi sarıyor."Ya bir daha uyanamazsam ya da dönüşü olmayan ciddi bir komplikasyon olursa, ne yaparım? Durduk yerde, ne gerek vardı şimdi bunlara?" gibi onlarca soru kafamı kemirmeye başlıyor. Ama toparlanıyorum. Hayır, şu an olumsuz düşünmenin zamanı değil. Her şey yolunda gidecek. Zaten sedyeye yatırıldığımda verilen yatıştırıcı etkili ilaç sayesinde heyecanımın yerini neşe alıyor! Ameliyathaneye ulaştığımızda güler yüzlü bir ekip karşılıyor beni. Anestezi uzmanı "Şimdi sizi uyutacağız" derken, gözlerim kapanmaya başlıyor bile…
Daha sonra, doktorumdan öğrendiğime göre operasyonum şöyle gerçekleşmiş: Saçlarımızı geriye doğru çektiğimizde kaşlarımızın, yanaklarımızın yukarı doğru hafifçe gerildiğini, gözlerimizin de çekikleşerek yüzümüzün daha güzel ve çarpıcı bir hal aldığını fark etmişizdir. İşte 3 boyutlu endoskopiyle yapılan operasyonda da aynı görüntünün oluşması hedefleniyor. Bu operasyon, saçlarımın arasında ve dudaklarımın içinde yapılan 1.5 santimlik kesilerle gerçekleştirilmiş. Bu kesilerin içine kalemden daha ince kanüllerle girilmiş, ardından yüzümdeki dokular yukarı ve hafifçe yanlara doğru asılarak sabitleştirilmiş. Operasyon sırasında uygulama yapılırken yüzüme değil, televizyon ekranındaki dokuların 20 kez büyütülmüş şekline bakılıyormuş. Böylelikle ince sinir ile damarların görülmesi ve korunması daha kolay oluyormuş. Ardından sıra gözlerime gelmiş. Üst göz kapaklarındaki kesiler sonradan belli olmayacak şekilde kapak kıvrımından yapılmış. Alt göz kapaklarındaki kesiler de hemen kirpiklerin dibinden gerçekleştirilmiş. Her iki bölgedeki deri fazlalıkları alındıktan sonra da kesiler dikilerek işleme son verilmiş. Son olarak, üst dudağımın dolgunlaştırılması ve burun kenarlarından ağız kenarlarına kadar uzanan çizginin hafiflemesi için karın bölgemden alınan yağ dokusu, cildimin altına enjekte edilmiş. Ve operasyon sona ermiş.
İmdaaaat, göremiyorum!

Haberimizin devamı 2006 Haziran sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here