5 adımda işinize yeniden, tutkuyla bağlanın

03092014 isimiseviyorum01

Buyurgan patronlar, enerjinizi emen iş arkadaşları, stres yüklü bir çalışma ortamı…Sizi çok sevdiğiniz işinizden soğutan bu etkenleri lehinize çevirerek, yeniden tutkuyla çalışabilirsiniz.

İş yerinizde işine hayranlık duyan, “Pazartesi sendromu”nun ne olduğu hakkında hiçbir fikri olmayan çalışanlar var mı? Hem de sizin aklınız tatilde veya “Nasıl yapsam da işten biraz kaytarsam” sorularıyla meşgulken… Son yapılan araştırmalara göre yorgun düşüren iş yükü veya acımasız patronlar, çalışanların yüzde 75’inin iş yerinde mutsuz olmasına yol açıyor. Ama uzmanlar işinize yeniden aşık olmanın mümkün olduğunu ve nasıl yapacağınızı bilirseniz, bunun oldukça kolay olacağını söylüyor.

Genel olarak çalışma hayatına iki yönden bakıyoruz. Eğer işe yaramıyorsa tek çözümün istifa etmek olduğunu düşünüyoruz. Ama gerçek şu ki küçük değişimler bile dengeyi değiştirebiliyor. Böylece pozitifler, negatiflere oranla daha ağır basıyor. İşler zora girdiğinde ve rekabet sertleştiğinde ise gemiden atlamak her zaman emniyetli bir kurtuluş sunmuyor. Oysa işinizi yoluna koymak sizin için en tedbirli yaklaşım olabilir. Peki nasıl yapacağım diyorsanız, işte işinize yeniden, gönülden bağlanmanızın 5 yolu…

 

1- “İş yüküm çok fazla”

Güvenilebilir, istekli kişilere genellikle fazladan görev verilir. Bu durum, gurur verici gibi olsa da işin sonunu asla görememek, sizi kısa vadede başarı duygusundan yoksun bırakır. Gelecek dönemde de tükenmişlik hissi yaşamanıza yol açar.

Hedef odaklı kalın

Organize olmak, iş yükünüz kontrol edilebilir olduğunda önceliklerinizi sıralamayı kolaylaştırır. Ama projelerden bunaldığınızda diğer işler birikirken, sadece günlük krizlerle baş etmek veya telefonlara, e-postalara cevap vermekle uğraşmak yaşamınızı zorlaştırır. Bu tür durumlarda akılcı bir plan yapmak dengeleri değiştirebilir. Böylece iş yığınınız proaktif ve hedef odaklı hale gelir. Nasıl mı?

– Önünüze iki not kağıdı alın. İlkine, hem sizin hem patronunuzun başarmanız gerektiği konusunda hemfikir olduğunuz aylık hedefleri yazın. Örneğin, sosyal medya profilinizi geliştirmek veya üç yeni bağlantı oluşturmak. Bu kağıdı ulaşabileceğiniz bir yerde tutun, böylece sıkça bakabilirsiniz.

Başka bir kağıtta ise yapılacaklar listesi oluşturun. Bunu günlük yapın. O günkü görevlerinizin ilk üçüne veya dördüne bakın. Yeniden aylık hedef listenize bir göz atıp, kendinize sorun: Bu görevler beni hedeflerime yaklaştırır mı? Eğer cevabınız hayır ise onları listenin aşağısına kaydırın.

 

İnternetin kölesi olmayın

Kendinize “e-postalarınızı belli aralıklarla cevaplama” kuralı koyun. Neden mi? Belki bir e-postayı okumak 30 saniye alıyor ama işinize yeniden odaklanmak için yedi dakika gerekiyor. Eğer e-posta kontrol etmek gününüzü bölüyorsa asla tam anlamıyla verimli olamazsınız. Çözüm için gün boyunca 15 dakikalık aralar ile e-postalarınızı okuyun, ardından kapatın. Ama iş arkadaşlarınızın bu yeni yaklaşımınızdan haberdar olduğundan emin olun. Böylece acil cevap bekliyorlarsa masanıza gelmeleri ya da telefon açmaları gerektiğini öğrenebilirler. Aynı davranışı sosyal medya için de uygulayın. İş alışkanlıklarınızı dikkatlice inceleyin. Eğer mesai saatlerinizi bu siteleri kontrol ederek geçirip, sonrasında telafi etmek için uzun saatler çalışmak zorunda kalıyorsanız kendinize bazı kurallar koyun.

 

“Patronunuz işlerin nasıl gittiğini sorduğunda, unutmayın ki nasıl hissettiğinizi değil, işe ne kazandırdığınızı bilmek istiyor.”

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here