Ana Sayfa Sağlık 5 erken uyarı sinyali

5 erken uyarı sinyali

Hastalıkların hemen hemen hepsi, erken dönemde ‘uyarı sinyalleri’ gönderiyor. Örneğin sık sık susamamız aslında diyabetin, sırt ağrısı da osteoporozun öncü habercisi olabiliyor. Önemli olansa vücudumuzu dinlemek, hangi sinyalin hangi hastalığın uyarısı olduğunu bilmek ve buna göre erken önlem alabilmek…

FUNDA ÇATAR

1. ANOREKSİA
UYARI SİNYALİ: Bu hastalık şişmanlamaya karşı duyulan ağır korku yüzünden aşırı zayıf kalma çabalarıyla seyrediyor. Hastalığın ilk işaretleri ise aşırı kilo alma korkusuyla vücut kilosunu ve görünümünü yanlış yorumlama, beden görüntüsünden memnun olmama. Eğer yaşınız ve boyunuz göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kiloda olmanıza rağmen şişmanlamamak için besin alımını ileri derecede kısıtlıyor, tükettiğiniz besinlerin de yağsız ve çok az kalori içermesine özen gösteriyor, aşırı egzersiz yapıyorsanız, dikkatli olun.
KİMLER RİSK ALTINDA? Ortam Ruh Sağlığı Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Ceyda Güvenç, zayıflığın kesin güzellik ölçütü olarak görüldüğü hosteslik ve modellik gibi mesleklere sahip olanların özellikle risk altında olduklarını belirtiyor. Zayıf olmanın sürekli pohpohlandığı bir ortamda yetişen gençlerde, annesi sürekli diyet yapanlarda, ailesinde depresyon ve obezite gibi sorunu olanlarda da risk yükseliyor.
NE YAPABİLİRSİNİZ? Eğer son zamanlarda ideal kilonuzda olmanıza rağmen şişman olduğunuzu düşünüyorsanız ve yemek yemek sizin için adeta işkenceye dönüşmeye başlamışsa hemen bir psikiyatriste başvurmayı ihmal etmeyin.

2. KISIRLIK
UYARI SİNYALİ: Düzensiz adet görme, kısırlığın öncü belirtilerinden. Özellikle de daha önce adet döngünüz her zaman düzenli seyretmişse. Aklınızda bulunsun, doğum kontrol hapları bu önemli uyarıyı gizleyebiliyor. Örneğin, kilonuzda oluşan dalgalanmalar doğurganlığınızı ve adet döngünüzü olumsuz yönde etkileyen hormonal dengesizliklere yol açabiliyor. Eğer doğum kontrol hapı kullanıyorsanız düzenli adet göreceğiniz için bu uyarıyı gözden kaçırabiliyorsunuz. Ancak unutmayalım ki doğum kontrol hapı kullanmak kısırlığa yol açmıyor.

KİMLER RİSK ALTINDA? JFK Hastanesi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Akgül, ilerleyen yaşın önemli bir risk faktörü olduğunu söylüyor. Ayrıca; ideal kilonun altında veya üstünde olanlar, cinsel enfeksiyonlar geçirenler, düzensiz adet görenler veya hiç adet görmeyenler, endometriozis (çikolata kisti) ya da polikistik over sendromuna yakalananlar, diyabet gibi kronik bir hastalığı olanlar, sigara veya alkol bağımlıları risk altındalar.

NE YAPABİLİRSİNİZ? Fit bir vücuda sahip olmak, sağlıklı bir yaşam sürmek ve stresten mümkün olduğunca arınmak, hamile kalma şansınızı artırıyor. Eğer kiloluysanız, bir diyetisyen eşliğinde fazlalıklarınızdan kurtulun. Bunun aksine zayıfsanız, yine bir diyetisyen yardımıyla ideal kilonuza ulaşın. Düzenli ve sağlıklı beslenmeye de dikkat edin. Egzersiz yapın ama ölçülü. Örneğin günde en fazla bir saat, orta düzeyde bir egzersiz sizin için ideal. Yaşam stilinizi de gözden geçirin. İşinizde ve özel hayatınızda stres altında mısınız? Unutmayın ki stres, üreme sağlığını olumsuz etkileyen önemli bir faktör. Eğer stresle başa çıkamıyorsanız yoga ve meditasyon gibi ruhsal dinginliğe kavuşmanızı sağlayan yöntemlerden yararlanın veya bir uzmana başvurun. Bunların yanı sıra, cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemek için her ilişkide mutlaka prezervatif kullanın. En önemlisi de düzenli olarak jinekolojik kontrolden geçin.

Haberin devamı 2008 Mart sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here