8 adımda bahar enerjinizi yükseltin

Yepyeni, birbirinden güzel umutlarla, heveslerle ve iyiliklerle dolu ilkbaharı en taze şekilde yaşamaya hazır mısınız?

Hazırlayan: Elif Gürsoy

Bu taptaze, mis kokulu ilkbahar, sizce de esaslı bir yeniliği hak etmiyor mu? Bahar enerjinizi arttırarak, her zamankinden daha zinde hissetmek elinizde. Birkaç ipucu ile yeni sezona yakışır bir moda bürünebilir, etrafınızdakilerin de bu muhteşem hissettiren enerjiden faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

Sebze ve meyvelerle yakın ilişki
İster sıkın, ister kendini yiyin. Tekniğiniz ne olursa olsun, sebze ve meyveleri bir şekilde tüketmeye çalışın. Özellikle antioksidandan zengin sebze ve meyvelerle, her bir hücrenizi yenileyin. Yenileyin ki iyi hissederek ruhunuzu da besleyin! Sebze konusunda bir problem yok ancak meyveleri dozunda tüketmeye çalışın. Meyvede bulunan fruktoz miktarının, aşırı tüketimi halinde glikoz etkisine neden olabileceğini unutmayın. Yani vücudunuza gereğinden fazla şeker yüklemesi yapmayın.

Nefes al, ver!
Stresli ve temposu yüksek şehir hayatında zaman zaman nefes almayı unutuyor olabilir misiniz? Özellikle kaygı, endişe, heyecan, üzüntü ve benzeri duyguların nefes alış-verişlerinizi etkilediğinin farkındasınızdır! Hissettiğiniz şey ne olursa olsun, düzenli nefesler alıp vermeyi hatırlayarak kendinize iyilik yapın. Aldığınız nefeslerin ne kadar doğru olduğuna değil, ne sıklıkla gerçekleştiğine dikkat edin. Gün içinde alıp verdiğiniz nefesin, nefes egzersizi gibi kusursuz olmasına gerek yok. Eğer gün içinde nefes egzersizi yapabileceğiniz anlar yaratabilirseniz, artı puan! İyi yoldasınız demektir. Belki birkaç dakikalık meditasyon, ufak bir nefes egzersizi, kötü hissettiğiniz tüm enerjilerden arınmanıza olanak sağlayabilir. Denemeye değer!

Minimalize yaşam
Fazlalıklar yük olmasın, kullanmadığınız tüm eşyalardan kurtulun. Bahar temizliği adı altında giymediğiniz, kullanmadığınız tüm kıyafetleri, dekoratif eşyaları, bozuk aletleri hayatınızdan çıkarak, gerçek ferahlığa yaklaşın. Uzun zamandır gardırobunuzda tuttuğunuz ama hiç şans vermediğiniz, modası geçmiş kılık kıyafetlerinizi ihtiyacı olan birine verebilirsiniz. Ev eşyalarınızı ikinci el satışında değerlendirerek, kendinize fazlalığı alınmış alanlar yaratabilirsiniz.

Elektronik cihaz detoksu
Tüm sosyal yaşamı, haberleri ve güncel trendleri takip edebildiğimiz akıllı telefonlarımız hayatımızın büyük bir parçası haline geldi, kabul ediyoruz. Hatta televizyon, radyo gibi önemli iletişim kanallarının da önüne geçti diyebiliriz. Hal böyleyken, sıkı fıkı bir ilişki ortaya çıkıyor ve akıllı telefonlarımız olmadan neredeyse iş halledemeyecek kıvama geliyoruz. Bu durumdan şikayet edenlerdenseniz, birkaç günlüğüne her türlü iletişim cihazıyla aranıza mesafe koymayı deneyin. Eğer bunu yapamıyorsanız, akıllı telefonunuzda ve sosyal medya hesaplarınızda geçirdiğiniz zamanı yarıya indirin, azaltın.

Renklerden korkmayın
Giyim kuşam konusunda renklerle aranız pek iyi olmayabilir. Renkli kombinler yaratamak istememenizi anlayabiliriz. Ancak renklerin enerjiyi yükseltebilmedeki rolü de kanıtlamış bir gerçek. Kıyafetlerinizde olmasa bile, odanızın ya da evinizin dekorunda özellikle sarı, mor ve turuncu gibi sıcak renkleri tercih ederek iyi hissetmeye bir adım yaklaşabilirsiniz. En azından ilkbahar ve yaz aylarında siyah, gri ve koyu tonlara ara vererek, ruhunuza iyi gelecek macaron tonlarını da kullanabilirsiniz.

Bitki çaylarının gücü
Biraz sakinleşmek, sessizliği ve kendinizi dinlemek meditasyonla ya da bir doğa yürüyüşü ile mümkün. Böylelikle dingin bir ruh haline sahip olabilirsiniz. Peki ya vücudunuzu, metabolizmanızı nasıl sakinleştireceksiniz? Mesela bitki çaylarından yardım alın! Sevdiğiniz aromalı bitki çaylarını günlük yaşamınıza dahil edin. İçtiğiniz bol suyun yanı sıra adaçayı, papatya, melisa ve benzeri bitkilerle rahatlamaya çalışın.

Işığı ve oksijeni bol bir oda
İç karartmaya ne gerek var? Ruhunuzu aydınlatabilmek, ferah hissedebilmek için yaşam alanlarınızın da uygun olmasına özen gösterin. Doğası, oksijeni ve ferah havası bol her yer sizin olsun! Parklarda, bahçelerde geçirdiğiniz zamanı arttırın. Evdeyseniz düzenli olarak havalandırmaya, ışığın içeri girmesine izin verin. Yağmur yağıyorsa, rüzgar esiyorsa da fark etmez. Temkinli bir şekilde giyinerek, az bir zaman da olsa kendinizi dışarıya atın, yürüyüş yapın. Doğayı hissetmek her zaman çok iyi gelecektir.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here