Ana Sayfa Sağlık 8 anti-aging tüyosu

8 anti-aging tüyosu

İlginç ama gerçek! Genç ve güzel kalmak için sadece cildimize veya saçlarımıza değil, aynı zamanda organlarımıza ve eklemlerimize da bakım uygulamamız gerekiyor. İşte, tepeden tırnağa genç kalmanın formülleri!

FUNDA ÇATAR

Yüzünüze krem sürmediğinizi düşünebiliyor musunuz? Saçlarınıza bakım yapmadığınızı veya manikür ile pedikürü ihmal ettiğinizi… "Mümkün değil" dediğinizden hiç kuşkum yok. Biz kadınlar her zaman güzel ve genç görünmeyi istiyor, bunun için de hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Ancak bu noktada çok önemli bir gerçeği unutuyoruz: Uzun yıllar genç ve güzel kalabilmemizin sırrı aslında öncelikle organlarımıza ve eklemlerimize bakım uygulamaktan geçiyor. Dr. Ender Saraç, tepeden tırnağa genç kalabilmenin tüyolarını sizler için sıralıyor…

1. Hassas bölge
OMURİLİK

Sağlıklı bir bel kemiğine sahip değilsek, hiçbir şey yolunda gitmez. Bunu, omuriliklerinde oluşan herhangi bir sorun nedeniyle zor günler yaşayan her kadın çok iyi bilir. Üstelik, insanların yaklaşık yüzde 80 gibi büyük bir çoğunluğu, hayatları boyunca en az bir kez bel ağrısı ile karşılaşıyor. Hareketsiz iş ve yaşam tarzı, yanlış oturuş ve duruş alışkanlığı ile bilinçsizce spor yapmak gibi birçok faktör bel ağrısına yol açan etkenlerden.
Genç kalması için: Sağlıklı karın ve sırt kasları için haftada en az 3 kez, düzenli olarak, güç egzersizleri yapın. Ayrıca haftada 2 kez uskumru, ringa ve somon gibi yağlık balık tüketin. Çünkü bu balıklar içeriklerindeki omega 3 sayesinde sizi eklem sorunlarına karşı koruyabiliyorlar. Bel bölgenizde oluşan hafif gerginliklerde lavanta yağı ile yapacağınız sıcak bir banyo yardımcı olmazsa, sorunlu bölgeye sıcak kompres uygulayın. Ayakta yapacağınız basit bir egzersizle disklerinizin üzerindeki yükü de hafifletebilirsiniz. Bunun için; Ayakta durun, kalçalarınızı hafifçe öne doğru itin, karın kaslarınızı gerin, başınızı yukarıya doğru uzatın. Bu esnada nefes alın. Tüm omurlarınız esnediğinde nefes verin ve vücudunuzu gevşek bırakın. Egzersizi 3 kez tekrarlayın.

2.Koruyan çatı
KEMİKLER

Kemiklerinizi 30 yaşına kadar ne kadar iyi güçlendirirseniz, osteoporoz riskini de o oranda azaltırsınız. Çünkü, kemik hazinemiz 30 yaşında doruk noktasına ulaşıyor. Bu yaşlardan sonra da kemik kütlesi azalmaya başlıyor. Yetersiz kalsiyum ve D vitamini takviyesi ile yetersiz güneş ışığı osteoporoz oluşumunu hızlandırıyor. Hareketsiz bir yaşam sürmek, sigara içmek ve alkol tüketimi de bu hastalığa yakalanma riskini artırıyor. İşin kötü tarafı ise, osteoporozun kemiklerde kırıklar oluşuncaya dek belirgin bir ağrıya yol açmaması.

Genç kalması için: Yapılan araştırmalara göre; vücut ağırlığı ve yerçekimine karşı etkili olan egzersizleri haftada 2 saat süre ile uygulamanız sizi osteoporoza karşı koruyabiliyor. Örneğin, her gün ya da haftada en az 3 kez, yine en az 15 – 20 dakika boyunca hızlı tempoda yürüyebilirsiniz. Ayrıca tenis, yürüyüş ve yoga da kemiklerinizi korumanız için önerilen egzersizlerden. Osteoporozdan korunmak için vücudunuzun kalsiyum ihtiyacını da karşılayın. Uzmanların önerisi günde yarım litre süte eşdeğer miktarda kalsiyum almanız. Süt, yoğurt ve peynir gibi yağ oranı düşük süt ürünleri; brokoli, pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler; baklagiller, fındık, pekmez, deniz ürünleri, badem, portakal suyu, tahıllar ve ekmek zengin kalsiyum kaynaklarından.

3.Performans arttıran filtre
BÖBREKLER

Boşaltma sisteminin önemli bir bölümünü oluşturan böbreklerin; zararlı maddeleri idrar yoluyla vücuttan dışarı atmak, kanın asit-baz dengesini sabit tutmak, vücudun su ile elektrolit dengesini sağlamak gibi çok önemli işlevleri var. Eğer böbreklerimiz görevlerini yeterince yapamazsa, yaşamı tehdit eden böbrek yetmezliği sorunu ortaya çıkabiliyor.

Genç kalması için: Böbreklerinizi sağlıklı tutmak için bol bol su içmeye özen gösterin. Günde en az 2 litre su tüketirseniz, böbreklerinizin çalışmasını güçlendirir, onun vücudunuzu atık ve toksik maddelerden temizleyici özelliğine katkı sağlarsınız. Uzmanlara göre; idrarınızın açık renkte ve berrak olması, yeterli su içtiğinizin en önemli işareti. En ideali ise mineral suyu içmeniz. Soğuk havalarda ise böbreklerinizi sıcak tutmaya bakın. Aksi halde bu bölgede yeterli kan dolaşımı sağlanamaz ve böbrekleriniz de fonksiyonlarını yeterince yerine getiremez. Böbreklerinizi korumak için az yağlı beslenmeye ve tuzdan da uzak durmaya da dikkat edin. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için tuz tüketimini günde 6 gram ile sınırlandırmanız gerektiği uyarısında bulunuyorlar.

4.Yorulmayan pompa
KALP

Bu gerçeği her kadın bilmeli: Doğum kontrol hapı ile sigaranın kombinasyonu kalp damar hastalığına yakalanma riskini 20 kat artırıyor! Göğsün sol bölgesinde gelişen ağrı da tehlikede olduğunuzu işaret ediyor. Aynı zamanda sık sık yoruluyorsanız bir kardiyoloji uzmanına başvurmayı asla ihmal etmeyin.

Genç kalması için: Yaşamsal önem taşıyan kalbin düzenli çalışabilmesi için bu üç önemli değere dikkat etmelisiniz: Kan basıncı 140/85 mmHg'den, kötü huylu kolesterol LDL 130 mg/dl'den yüksek, trigliserid değeri de 200 mg/dl'den yüksek olmamalı. Sağlıklı bir yaşam için daha fazla egzersize ihtiyacınızın olup olmadığını ise nabzınız aracılığıyla öğrenebilirsiniz: 60 saniye boyunca hızlı hareketlerle merdiveni çıkıp, inin. Ardından nabzınızı ölçün. Eğer nabzınız dakikada 86'nın üzerinde atıyorsa, bu, daha fazla hareket etmeniz gerektiğini gösteriyor: Nabzınızı, haftada 3 kez, en az 20 dakika boyunca hızlandırın. Kolesterol değeriniz yüksek mi? O zaman günde 30 gram ceviz yiyerek kolesterolünüzün düşmesine katkı sağlayabilirsiniz pekala.

Haberin devamı 2009 Ocak sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here