Ana Sayfa Psikoloji Agorafobi nedir? İşte agorafobi korkusu çeşitleri

Agorafobi nedir? İşte agorafobi korkusu çeşitleri

Agorafobi bugünlerde çok arananlar arasında… Peki, agorafobi nedir? Fobi ile korkunun farkı ne? Fobiler neden kaynaklanır? Fobiler kaça ayrılır? Soruların yanıtlarını Formsanté arşivinden derledik…

AGORAFOBİ NEDİR?

Kalabalık meydanlara gidememe, evde yalnız kalamama gibi korkulara agorafobi diyoruz. Agorafobi de temel prensip bir şey olursa yardım alamayacakmış gibi hissetme. Bu asansör de olabilir bir konser de. Zaten agorafobi en çok panik nöbeti geçirenlerde oluyor. 

FOBİLER KAÇA AYRILIR?

Durumsal fobiler, agorafobi gibi belirli bir durumdan kaynaklanıyor. Hayvan fobileri belirli bir nesne kaynaklı oluyor. Bir de yüz kızarması gibi fonksiyon fobilerini sayabiliriz.

SEBEPLERİNE GÖRE FOBİLER AYRILIR MI?

Sebeplerine göre ayırmak mümkün ama ruh sağlığı alanında sebebe bağlamak zordur. Bakarsınız bir sebep çıkar, sonra bir bakmışsınız onun altında yatan başka bir sebep var. Çoğu zaman gerçek sebep kendini saklar. Bu yüzden tedavilerin başlangıcında sebep üzerinde çok durmuyoruz. Bizde sebebe hep en son gelinir.

TÜRLERİNE GÖRE FOBİLER

Fobiler genel olarak üç ana başlıkta inceleniyor. Toplumda en sık rastlanan yükseklik, hayvan, uçak fobileri özgül fobiler sınıfına giriyor. 

Agorafobi: Kalabalıkta, açık ya da kapalı alanda oluşan korkular. 

Özgül fobi: Burada en çok insanların belli durumlar ve nedenler karşısında ortaya çıkan korkuları görülüyor. Örneğin uçak ve bazı hayvanlardan korkmak gibi… Öte yandan ilişkilere dair kaybetme ve yalnız kalma gibi korkular da bu gruba giriyor. İlişki yaşayan biri sürekli terk edileceğini düşünüp, bundan korkarak birlikte olduğu insanı daha da bunaltabiliyor. İnsanlar bununla yüzleşmedikçe sorunlar artıyor. Bir şeyi ne kadar bastırır, görmezden gelirseniz bu daha büyük sıkıntılar yaratıyor. Bu nedenle insanların fobiler karşısında atacağı ilk adımın bunlarla yüzleşmek olması gerekiyor. Özgül fobiler farklı bölümlere ayrılıyor.

Bunlar: 

Hayvan tipi: Hayvan ve böceklere karşı oluşan korkular. 

Doğal çevre tipi: Fırtınadan, gök gürültüsünden, yüksek yerlerden ya da sudan korkmak. 

Kan, enjeksiyon, yara tipi: Kan ya da yara görmekten, iğne olmaktan korkmak. 

Durumsal tip: Trafikte kalmaktan, uçakta bulunmaktan, araç içinde olmaktan korkmak. 

Diğer tip: Korkuyu farklı bir uyaranın başlattığı durumlar. Nefesin kesilmesi ya da hastalığa yakalanmaktan korkmak bu uyaranlara örnek verilebiliyor. 

Sosyal fobi: Tanıdığı ya da tanımadığı kişilerle karşılaşmaktan korkmak. Toplum içinde eleştirilme, aşağılanma, yetersiz görülme korkuları, kişileri endişeye sevk ediyor. Bazen karşı cinsle bir araya geldiğinde ne yapacağını bilememek, korkmak şeklinde de kendini gösterebiliyor. 

Sosyal fobisi olan kişiler özgüven sorunu yaşıyor, bu da kendini toplum önünde ifade etmekte zorlanmasına yol açıyor. Yeni ilişkiler kuramamak, kalabalık önünde konuşamamak, açık alana çıkamamak tipik özellikleri arasında yer alıyor. 

Bu kişiler kendilerini her zaman güvende hissetme ihtiyacı duyuyor. Yeni tanıştığı insanlar hakkında, “Acaba beni aşağılar mı, açıklarımı, yanlışlarımı görür mü, benimle ilgili ne düşünüyor” gibi endişeler yaşıyor.

DÜNYANIN SIRADIŞI FOBİLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

Uzman Psikolog Yücel Sözer, toplumda görülen sıra dışı fobilerden bazılarını şöyle sıralıyor:

Ablütofobi: Yıkanmaktan korkma

Arakibutirofobi: Yerfıstığı ezmesi yerken damağa yapışmasından duyulan korku

Bibliyofobi: Kitaplardan korkma

Datafobi: Veriden korkma

Eisoptrofobi: Aynalardan korkma

Filofobi: Sevmekten, aşık olmaktan korkma

Fobofobi: Korkmaktan korkma

Gametofobi: Evlenmekten korkma

Haptofobi: Dokunulmaktan korkma

Jinefobi: Kadınlardan korkma

Koprofobi: Dışkı korkusu

Lökofobi: Beyaz renkten korkma

Melanofobi: Siyah renkten korkma

Nelofobi: Camdan korkma

Ornitofobi: Kuşlardan korkma

Nüdofobi: Çıplaklıktan korkma

Papirofobi: Kağıttan korkma

Peladofobi: Kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma

Selenofobi: Ay’dan korkma

Termofobi: Isıdan korkma

Venüstrafobi: Güzel kadınlardan korkma

KORKULARINIZIN ESİRİ OLMAYIN

Şu hayatta hiçbir şeyden korkmam diyen kaç kişi tanıyorsunuz? Emin olun anormal olan korkmak değil, korkmamak. Çünkü korkular aslında hayatın bir parçası. Nedenli ve nedensiz korkular olarak tanımlanan fobiler de korkunun aşırıya kaçmış halini ifade ediyor. Çevrenizdeki birçok kişide rastlayabileceğiniz fobiler temelinde insan için bir savunma mekanizmasını, uyarıyı temsil ediyor. Zarar göreceği, endişe edeceği durumlardan uzaklaşma ihtiyacını fobilerle ortaya koyuyor. Dolayısıyla bir anlamda korkularla kendini bir şeylerden koruyor. Bu da gayet doğal, insani bir şey. Yemek, içmek, nefes almak gibi insana dair özelliklerden biri… Bir savunma mekanizması olan korkular ve fobilerin görülmediği insanların çok nadir olduğunu belirten Psikoloji Enstitüsü’nden Uzman Psikolog Yücel Sözer, insanın korkularının olmasının doğal ve normal olduğunu söyleyerek, “Ancak bazı insanlar korkularından dolayı kendilerini aşağılanmış, ezik, değersiz, başarısız ve beceriksiz hissedebiliyor. Biz psikologlar ise insansak ve herkesin belli duyguları varsa korkunun da belli duyguları var ama bunların anlamı ne sorusunu soruyoruz. Düşünün bir kere, hiç korkumuz olmasa, yolda karşıdan karşıya geçerken dikkat etmesek bu yaşamımızla ilgili birtakım sıkıntılara yol açabilir. Oysa araba çarpmasından korkuyorsak sağa sola bakarız. Dolayısıyla mantık ve neden çerçevesinde baktığımızda bu doğal. Ama zaman zaman da bu mantıksız ve nedensiz korkular, karşısına çıktığı kişinin hayatını zorlaştırmaya başlıyor. Orada sorunlar yaşamaya başlıyor. İş ve özel, bazen de sosyal hayatı sekteye uğruyor. Korkular hayatınızı kısıtlıyor” diyor. Toplumdaki bazı kişiler korkularının esiri oluyor. Bu nedenle evinden dışarı adım atamıyor. Gasp edilme, soyulma, tecavüze uğrama, kazaya kurban gitme, öldürülme korkusu yaşıyorlar. 

“Fobiler kendini vücuttaki belli reaksiyonlarla ortaya koyuyor. Örneğin gözbebekleri büyümeye başlıyor, nefes alış verişler hızlanıyor, tüyler diken diken olabiliyor. Bunun yanında sıcak basması ya da vücudun buz gibi olması, hareketlerde donma ya da tam tersi aşırı hareketlenme, titreme, terleme gibi reaksiyonlar da görülebiliyor.” 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here