Ana Sayfa Röportaj Almila Ada: “Vücuduma olan saygımdan dolayı sağlıklı besleniyorum!”

Almila Ada: “Vücuduma olan saygımdan dolayı sağlıklı besleniyorum!”

“Duru bir güzelliğe sahip” tanımı, genç ve başarılı oyuncu Almila Ada’ya çok oturan bir tabir. Temiz beslenen, dizi setlerinde bile sporunu es geçmeyen oyuncu, özel bir durum yoksa makyajını da kendi yapıyor. Peki, Almila Ada kimdir? İşte kendi ağzından Almila Ada

Formsante / Nisan

Dünyada otorite gösterilen Royal Academy’de aldığı eğitim sayesinde kendine güveni tam olan genç oyuncu Almila Ada, başarının yolunun eğitimden geçtiğini düşünüyor. Çocuk yaşta baleye başlamanın verdiği disiplinle Gaziantep’te çekimleri süren “Güvercin” dizisinin setinde dahi sporunu aksatmayan Ada, kendisini dakik ve çalışkan olarak tanımlıyor. Yakından tanıma fırsatı bulduğumuz Almila Ada’yla ilgili merak ettiklerinizi röportajımızdan öğrenebilirsiniz.

Küçük yaştan beri bale yapanlar normal hayatlarında da disiplinli oluyor, sizin için de geçerli mi bu durum?

Evet, herkes için bir genelleme yapamam fakat bale küçük yaşta vücudu terbiye etmek, doğru beslenmek, normal çocuklardan daha uzun saatler eğitim almak gibi sebeplerden dolayı insanı daha disiplinli, daha kendine özen gösteren biri yapıyor. Bireysel olduğu kadar ekip işi olan bale sanatının eğitim sürecinde insan, uyumlu ve dakik olmayı öğreniyor. Bu sebeple hala hayatımda dakik ve çalışkanım; kendime ve vücuduma olan saygımdan dolayı sağlıklı beslenme konusunda da disiplinli biriyim diyebilirim.

Bir balerin olarak yurt dışında devam etseydiniz şu an nerede ve ne şekilde sahne alıyor olmak isterdiniz?

“Nederlands Dans Theatre II” ile Modern Dans Topluluğu’nda ya da Matthew Bourne’ün modern “Romeo and Juliet”inde dans ediyor olmak çok isterdim. Hem oyunculuk, hem klasik bale, hem de modern dans tekniğinin gerekliliği şart olan bu iki topluluk bence harikalar yaratıyor. Hem koreografları, hem dansçıları harika; izleme fırsatı olanların sahnede, olmayanların Youtube’dan izlemesini tavsiye ederim.

Royal Academy, hem sinema hem sanat dünyası için en iyi akademilerden biri. Okulla ilgili en aklınızda kalan anınızı anlatabilir misiniz?

Bale eğitiminde tekniğe ne kadar özen gösterildiyse, “perform” etmek konusuna da önem verilmesi bana yepyeni bir bakış açısı kazandırmıştı. Bu ilk aklıma gelen; bir diğeri ise bale dünyası özellikle ekranda çok çekişmeli ve gergin bir ortam gibi gözükse de bence artık bunlar geride kaldı; kalmalı da… Okulda bize her zaman yardımlaşmayı, gruplaşmadan ve kimseyi ayırmadan birlikte vakit geçirmeyi, arkadaş olmayı aşıladılar. Bir de son aklıma geleni paylaşayım, çok komik bir anı… 

İlk senemde okul arazisinde yer alan yurtta kaldım. Yangın konusunda çok hassas oldukları için her yer alarm ile doluydu. Soğuk bir kış gecesi duştan yeni çıktığımda, alarmlar çalmaya başladı ve ortak kullanım olan banyoda, yan duşakabinde olan arkadaşımızla hemen bornozları giyip, çıplak ayaklarla okulun yangın için olan toplanma alanında yurtta kalan yüzlerce öğrenci ile birlikte toplanıp itfaiyenin gelmesini beklemiştik. çimenlerin soğuğunu unutamadığım gibi, hayatımda ilk kez yangın alarmı ile bu kadar korunan bir yerde olmak falan çok farklı bir tecrübe olmuştu (Ufacık bir mutfak yangınıydı, yarım saat sonra içeri aldılar bizleri…).

Şimdi Gaziantep’tesiniz, İstanbul dışında dizi çekiyor olmak nasıl? Boş vaktiniz kalıyor mu setlerden?

Bu benim ilk şehirdışı projem, hayal ettiğimden daha zor ve yorucu oldu açıkçası… Malum dizi sürelerinden dolayı şu an sektörde çalışan herkes çok yoruluyor tabii ki. Ama özellikle evden, sevdiklerinden uzakta olma faktörüyle benim için biraz daha yıpratıcı oldu. Her şeye rağmen işimi sevdiğim için kendime motivasyonlar bularak ekim ayından beri işime severek devam ediyorum. çekimlerin Gaziantep’te olması sebebiyle Halfeti, Zeugma Müzesi, Fırat Nehri gibi harika yerleri gezmiş, görmüş oldum. Onun dışında henüz görmediğim birçok yer var tabii; zaman buldukça gezmek istiyorum.

Zülüf karakterinden de biraz bahsedebilir misiniz?

Zülüf, Gaziantep’te doğmuş orta halli bir ailenin büyük çocuğu. Sevgi dolu bir ailede büyümüş olan Zülüf, ailesine çok bağlı, güçlü, pozitif, kendine güveni tam, arkeolog olmak için üniversitede okumuş, kendi ayaklarının üzerinde duran, özgürlüğüne düşkün biri. Okulunu bitirmek üzereyken babasının geçmişte yaşadığı tatsız bir olay yüzünden başka bir aile ile aralarına kan davası girmesiyle hayatı alt üst oluyor. Zorla, neredeyse hiç tanımadığı Kenan karakteri ile evlendirilmek zorunda kalıyor. Babasını aklamak ve intikamını almak adına mecburen kabul ettiği bu evlilik, Kenan’ı tanıdıkça bir aşk hikayesine dönüşüyor.

Dizi fanatikleri hemen başrol oyuncularını birbirine yakıştırır, isimler türetirler; sizin de böyle fan kitleniz oldu mu?

“Güvercin” dizisini izleyenler benim canlandırdığım Zülüf ve Kenan karakterini, yaşadığımiz ilişkiyi sevenler #zülkef ismi ile sosyal medyada yorumlarını paylaşıyor. Her hafta büyük bir heyecan ve sevgiyle bizi izliyor ve takip ediyorlar; teşekkür ederiz yalnız bırakmadıkları için… Dizide ilerleyen bölümlerde Zülüf ve Kenan’ın heyecanlı maceraları devam edecek ve aşkları için savaşacaklar.

Türkiye’de aşk düşmanlığı yenebilir mi gerçekten sizce?

Türkiye diye kısıtlamaya gerek yok; bence aşk değil, sevgi her şeyin üstündedir ve her zaman kazanacaktır.

Çekimler sırasında spor yapabiliyor musunuz?

Evet, setten geri kalan zamanımda spor yapıyorum. istanbul’daysam kendi stüdyomda bale ve bale fitness dersleri veriyorum. Spor yapmış kadar vücudumu calıştırmış oluyorum. Normalde bale-yoga stüdyonuz var değil mi? Yetişkinler icin bale, bale fitness ve yoga dersleri veriyoruz. 16 yaş üzeri her kesimden misafiri kabul ediyoruz.

Bir kadının kendisine yapacağı en büyük yatırım nedir?

Eğitim. ögrenmenin sonu olmadığı gibi birçok genç kızın ekranda ya da sosyal medyada iş yapma hayali ile eğitim kısmını atladıklarını, önemsemediklerini görüyoruz. Yapmak istediğiniz meslek ne olursa olsun, o konuda ya da yakın bir dalda okul okumak gerektiğini düşünüyorum. Genç kızların, bir başkasının eline bakmak zorunda kalmadan, kendi paralarını kazanabilmeleri en büyük yatırım bence. Ekonomik özgürlüğü olan bir kadın istediği alışverişi yapabilir, dünyayı gezebilir veya istediği hobi ile ilgilenebilir. Bu sebeple ekranda beni izleyen, sosyal medyada takip eden küçük kızlara tüm tavsiyem budur. Hayaliniz neyse peşinden koşmak için donanım şart. Yabancı dil, iyi bir eğitim ve kendini geliştirmeye açık bir zihin gerçekten çok ama çok önemli.

Şu dönemde korona dolayısıyla tedirgin günler yaşıyoruz, sizin hijyen konusunda takıntılarınız var mı?

Var, özellikle bu sene setten dolayı çok fazla seyahat ettiğim için çantamda antibakteriyel jelim ve vitaminlerim ile geziyorum. Kapalı ve kalabalık alanlarda maske kullanıyorum. Setlerde özel bir durum yoksa makyajımı kendim yapıyorum.

Fazla karamsarlığa kapılmamak için neler yapılmalı sizce?

Herkes hayatında küçük motivasyonlar bulmalı. Negatiften ziyade pozitif kısımlara odaklanarak, kendini kötü hissettiği günleri hayal kurarak veya hobisi ne ise onunla ilgilenerek düşünce odağını farklı bir yere çevirmeli.

En çok kimden tavsiye alırsınız?

Pek çok konuda annem ve babama danışıyorum. Onların öğütlerine güveniyorum. Kararlarımı kendimi bildim bileli tek başıma veren biriyim ama o tabii ki ailem başta olmak üzere yakınlarıma da danışıp, tartıp ona göre seçim yaparım.

Peki çevrenizdekiler en çok hangi konuda size danışır?

Genelde spor, cilt bakımı ve sağlıklı tarifler konusunda danışırlar…

Yediğiniz şeylerin temiz olması sizin için ne kadar önemli?

Çok önemli; dışarıda çok fazla yemek yiyen veya eve sipariş söyleyen biri değilim. Evde mutfağımda yemek yapmayı seviyorum. Evde yemek yaparken tüm sebze ve meyveleri sirkeli suda bekletip, iyice yıkadıktan sonra tüketiyorum.

Bakımınız için neler yaparsınız; doğal formül veya tarifleriniz var mı?

Annem çok bakımlı bir kadındır. Onunla büyüdüğüm için bu konuda ona benziyorum. Cilt ve saç bakımım için ürün içeriği doğal, kimyasal malzemeler kullanmamış markaların ürünlerini tercih ediyorum. çok fazla ürün kullanmam zaten. Bazen insanlar bakımlı olmanın çok fazla ürün kullanmaktan geçtiğini zannedebiliyor… Doğal tarifim ise bir tam avokadoyu püre haline getirip biraz zeytinyağı ekleyip saçıma maske yapıyorum. Argan yağı da kullanıyorum. Haftada bir defa da yüzüme de kahve telvesi ile peeling uyguluyorum.

Röportaj: Deran Çetinsaraç
Fotoğraflar: Murat Sargın
Styling: Tülin Demir
Makyaj: Murat Bekler
Saç: Akın Ünal
Saç Asistanı: Çağrı Çelikdağ

BU İÇERİKLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BESTE KÖKDEMİR İLE KISA KISA…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here