Ana Sayfa Sağlık Anksiyetem tuttu gelemiyorum!

Anksiyetem tuttu gelemiyorum!

Gribim, öksürüğüm var, migrenim tuttu demek kolay da “anksiyetem tuttu bugün işe gelemiyorum” demeye kaç kişi cesaret edebiliyor? Hayatımızda öyle hastalıklar var ki değil konuşmaktan, doktora bile danışmaktan çekiniyoruz. Oysa ne demiş atalarımız? “Anlatmayan derdine derman bulamaz!”

Meraklı bir toplum olduğumuzu kim reddebilir? Kim, kiminle ne yapmış bilmek isteriz. Aynı şekilde konu sağlık olduğunda da merak damarımız çok çabuk kabarıyor. Hastane koridorlarında kendi derdini unutmuş, başkasının hikayesini adeta macera filmi izler gibi takip edenlere siz de denk gelmişsinizdir mutlaka. Gündelik hayatta da sağlık sorunumuz bir anda çevremizdeki herkesin sorunu olabiliyor ve çok çabuk yardım alabiliyoruz Diyelim migrenimiz mi tuttu, hemen bir bardak suyla birlikte ilacımız elimize tutuşturuluyor. Gribe mi yakalandık, neredeyse etrafımızdaki herkes bizi adeta C vitamini bombardımanına tutuyor. Kolesterolümüz mü yüksek çıktı, yasak listesindeki tüm yiyecekler soframızdan uzak tutuluyor. Tüm sevdiklerimiz bir an önce sağlığımıza kavuşabilmemiz veya kronik bir hastalığa yakalanmışsak, yaşam kalitemizin olumsuz etkilenmemesi için adeta seferber oluyor.
Ancak bazı hastalıklar var ki, toplumdaki yanlış inançlar, utanç veren bir duruma düşme korkusu, ayıplanma ya da dışlanma kaygısı yüzünden bir sır gibi saklanıyor. Örneğin tek eşliliği benimsemenize rağmen, oldu ya bir gece kaçamak yaptınız ve partnerinizden kondilom virüsü kaptınız. Bunu çevrenize rahatlıkla dile getirebilir misiniz? "Ya ayıplanırsam ya beni yanlış anlarlarsa" kaygısıyla pek çok kadın cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalandığında, bunu en yakın arkadaşıyla bile paylaşmaktan kaçınabiliyor. Veya, Hepatit B virüsü kaptığınızdan şüpheleniyorsunuz, bunu arkadaşlarınıza rahatlıkla anlatabilir misiniz? Hastalığın bulaşıcı özelliğe sahip olması yüzünden sorununuzu en yakın çevrenize bile açıklamakta güçlük çekiyor, hatta doktora bile başvurmaktan kaçınıyor olabilirsiniz. İşte biz de konuşulması adeta tabu olan hastalıkları uzmanlarımıza sorduk. Bu hastalıklar karşısında hangi uzmana başvurmanız gerektiğini, öğrenmeyi de ihmal etmedik!

Devamı Mayıs 2005 sayısında…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here