✓ Doğruluğu kontrol edilmiş makale

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Çağlar Yazıcıoğlu


Ana Sayfa Sağlık Hamilelik Anne olmayı ertelemeyin, 35 yaşa dikkat edin!

Anne olmayı ertelemeyin, 35 yaşa dikkat edin!

Günümüzde anne olma yaşı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de erteleniyor. Bunda özellikle kadınların iş yaşamında daha aktif olması ve evliliklerin ileri yaşlara ötelenmesinin büyük rolü var. Ancak sınır yaş olarak kabul edilen 35’ten sonra gebe kalmanın fizyolojik olarak zorlaştığı gibi fetüste birtakım genetik sorunların ortaya çıkmasına neden olduğunun da unutulmaması gerekiyor.

Kadınlar, eğitim ve iş hayatında daha aktif rol oynuyor. Meslek ve tabii ki kariyer sahibi olan kadın sayısındaki artış ise tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de memnuniyet veriyor. Ancak uzun eğitim yaşamını takiben mesleğinde kariyer edinme arzusu başta evliliklerin, sonrasında da çocuk sahibi olmanın ötelenmesine yol açıyor. Bu durumun nedenleri arasında bilinçli anne olmak ile şartların olgunlaşmasını beklemenin de önemli rol oynadığını belirten Acıbadem Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Çağlar Yazıcıoğlu, şöyle devam ediyor:

“Günümüzde çiftlerin çocuk için yeterli zamanı ayırmak ve daha iyi imkanlar sağlayabildiğinde ebeveyn olmak gibi haklı bir erteleme nedeni var. Ancak ileri yaşta gebe kalmanın; gebelik diyabeti, hipertansiyon, plasenta previa (bebeğin eşinin doğum kanalını kapatması), makat geliş, operatif doğum, sezaryen, pıhtılaşma risklerinde artış ile doğum sonrası kanama, erken doğum, düşük doğum ağırlığı gibi obstetrik riskleri de beraberinde getirdiğinin unutulmaması gerekiyor.”

Genetik testlerden yararlanılıyor

Kadınların gebe kalmasının önündeki engellerin başında, ilerlemiş yaş faktörü yer alıyor. Yumurta hücrelerinin kalitesinde bozulmaya bağlı olarak genetik açıdan sorunlu gebeliklerin oluşması gibi… Bu durumda düşüklerde artış ve Down sendromu başta olmak üzere birçok genetik problemli fetüs oluşmasına rastlandığını belirten Dr. Yazıcıoğlu, “Elimizdeki mevcut teknoloji, bu tür sorunlara çözüm getirmeye çalışıyor. Örneğin, geçmişte 35 yaş üzeri gebelerde veya ikili test gibi taramalarda en ufak bir risk artışı saptandığında CVS veya amniosentez yapılırken, bugün anne kanından bebeğe ait DNA’lar ayrıştırılabiliyor. Bu sayede yapılan anne kanında fetal DNA testleriyle, sadece anneden kan alarak pek çok soruna tanı konulabiliyor” diyor.

35 yaş sınırını aşmamak gerekiyor!

Yaşla birlikte, kadınların yumurta kalitesinde ve rezervinde düşüşle karşılaşılabiliyor. Bu noktadaki kritik sınır ise 35 yaş olarak belirtiliyor. Klasik infertilite tanımında, bir yıl korunmasız birlikteliğe rağmen gebeliğin sağlanamaması söz konusu iken bu süre 35 yaştan itibaren altı aya iniyor. Tüp bebek tedavisine rağmen 30-35 yaş arasında başarı oranı yüzde 50’nin üzerinde iken 38-39’lu yaşlarla yüzde 25’e geriliyor. 40 yaş üzerinde ise çok ciddi bir azalmadan söz ediliyor. 43-44 yaşlarında bu oran yüzde 1-3’le ifade ediliyor. Bu noktada; seçilmiş hasta grubunda uygulanabilen preimplantasyon genetik tanı yani PGT yöntemi, genetiği değerlendirilmiş embriyo transferi sonucunda gebelik şansını arttırıp, düşük riskini azaltmakta yarar sağlayabiliyor. PGT ile embriyolardan biyopsi alınıp, genetik inceleme yapılıyor. Genetiği sağlam embriyo transferi yapmak ise hem gebelik şansını arttırıyor, hem de düşük ihtimali ile fetal genetik rahatsızlıkları engelleyebiliyor.

Gerekli hallerde yumurta dondurulabiliyor

Sorunu her zaman kariyer ya da evlilik yaşıyla sınırlandırmamak gerekiyor. Çünkü yaşı ilerlemesine rağmen aile birliğini oluşturmamış ancak çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar da var. Özellikle 35 yaş ve üzerindeki ya da daha genç olmasına rağmen yumurta rezervi azaldığı tespit edilen kadınlarda “oosit freezing” yani yumurta dondurma işlemi, anne olmaya yardım edebiliyor. “Bu yöntemde; tüp bebek tedavisine benzer şekilde yumurta gelişimi sağlanıyor. Anestezi altında toplanan yumurtalar dondurularak saklanıyor” diyen Dr. Yazıcıoğlu, şöyle devam ediyor: “Bu işlem ayrıca kanser ve benzeri bir hastalık nedeniyle kemoterapi ya da radyoterapi görecek hastaların tedavi sonrasında çocuk sahibi olmasına da yardım edebiliyor. Kadında yumurta, erkekte ise sperm dondurma şeklinde uygulanan tedavilerle ilgili olarak hastaların bilinçlendirilmesi ve bu uygulamaya yönlendirilmesi ise büyük önem taşıyor.”

İLERİ YAŞTAKİ KADINLARDA TÜP BEBEK BAŞARISINI ARTTIRAN YÖNTEMLER NELERDİR?

Anne olmakla aranızdaki engelleri kaldırın!

Sebep her ne olursa olsun, anne olmayı erteleyen kadınların alabileceği birtakım önlemler var. Yaş ilerledikçe, sıklaşan periyotlarda yumurta rezervini değerlendiren muayene ve testler yaptırmak bunlardan biri. Bunun için adetin ikinci-üçüncü günü yapılan FSH ve AMH testlerinin yanı sıra ultrason görüntülemesiyle yumurtalıkta antral folikül sayısının kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. Dr. Çağlar Yazıcıoğlu, daha erken yaşlar için bu parametrelerde risk başladığında, 38 ve üzerinde ise gebeliği erteleyen tüm kadınlara yumurta dondurma işleminin önerilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Kemoterapi ya da radyoterapi söz konusu ise hem erkekte hem de kadında üreme hücrelerinin uygun zamanda dondurulması, gelecekte yaşanabilecek pişmanlık riskini azaltıyor” diyor.

İŞTE 8 ÖNEMLİ HAMİLELİK BELİRTİSİ

GEBELİK NASIL HESAPLANIR? KAÇ HAFTALIK HAMİLEYİM?

Hazırlayan: Ayşegül Uyanık Örnekal

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here