Aşkla forma girin

subat-2013-diyet-resim-3Mikrobesin ihtiyacı değişiyor
Kadınla erkek arasında beslenmeye dair bir diğer fark ise mikrobesinler… Her ay adet dönemi yaşayan, hamileliği deneyimleyen ve menopoza giren kadın vücudunun kalsiyum, demir, magnezyum, folik asit gibi mineral ve vitamin ihtiyaçları çok daha fazla oluyor. Her kadının yeterli kalsiyum için günde bir bardak süt, bir kase yoğurt ve bir dilim peynir tüketmesi öneriliyor. Et, balık ve tavuk gibi protein kaynaklarının yanı sıra kuru meyve ile kuru yemişler, demir ve magnezyum alımı açısından önem taşıyor. D vitamini eksikliğinin kadınların ortak sorunu olması nedeniyle güneşten daha fazla yararlanmak ve yeterli gelmiyorsa D vitamini desteği almak gerekiyor.

● Daha çok karın bölgesinde yağlanma sorunu yaşayan ve bu nedenle kalp hastalıklarına yatkın olan erkeklerin ise antioksidanlar ve Omega 3 açısından daha zengin beslenmesi gerekiyor. Erkeklerin haftada en az iki kez balık tüketmesi, kuru yemişlerden faydalanması, kadınlara oranla 1,5-2 kat daha fazla protein tüketmesi ve antioksidan etkisi nedeniyle zeytinyağını tercih etmesi öneriliyor. Kadınların günlük beş-yedi porsiyon karbonhidrat tüketmesi gerekirken, erkeklerde bu rakam 10- 12’ye çıkıyor.

Sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olan su tüketiminde miktar kişinin kilosuna göre belirleniyor. Bu nedenle kadınların günde ortalama 2-2,5 litre, erkeklerin ise 3-3,5 litre su içmesi gerekiyor.

● Hem erkek hem kadın vücudunun, temel olarak vücudu ısıtan ve yağ yakan kardiyo ile kasları güçlendiren ağırlık çalışmalarına ihtiyacı bulunuyor. Ancak bölgesel olarak kadınların basen, erkeklerin ise karın bölgesinden kilo alıyor olmaları nedeniyle yapacakları çalışmaların içeriği ve süresi değişebiliyor.

subat-2013-diyet-resim-414 ŞUBAT’TA KAÇAMAKSIZ BİR SOFRA
Adı ister 14 Şubat olsun, ister doğum günü, isterse sadece eğlence; çiftler dışarıda yemek yemekten keyif alıyor. Ancak bir yandan diyet yaparken diğer yandan bu eğlencelere katılmak bazı kişileri endişelendiriyor. Oysa diyet yaparken kendinizi sosyal hayattan soyutlamanıza hiç gerek yok. Önce restoran seçimine, sonra da gittiğiniz restorandaki yemek seçimine dikkat etmeniz yeterli… İşinizi kolaylaştıracak birkaç öneriyi Diyetisyen Seçil Kenar şöyle sıralıyor:
➤ Özel yemekler için diyetinize daha uygun seçeneklerin bulunduğu balık restoranlarını tercih edebilirsiniz.
➤ Meze tepsisinden az yağlı ve yoğurtlu olanları, söğüş sebzeleri ve beyaz peyniri alabilirsiniz.
➤ Ara sıcakları yememek en iyisi… ➤ Ana yemek gelmeden karnınızı ekmekle doyurma hatasına da düşmeyin.
➤ Mönüde varsa mutlaka bir çorba seçin ancak kremalı olmamasına dikkat edin.
➤ Ana yemek olarak ızgara et, balık veya tavuk seçebilirsiniz.
➤ Ana yemeğin yanında patates ve pilav gibi garnitürleri istemediğinizi baştan belirtin çünkü gelirse dayanamayıp yeme ihtimaliniz var.
➤ Garnitür olarak ızgara veya haşlanmış sebze ile yeşillik istediğinizi özellikle belirtin.
➤ “Ekmeksiz, pilavsız doymuyorum” diyenlerdenseniz bir dilim kepek ekmeği ya da ana yemeğin yanında birkaç kaşık bulgur pilavı yiyebilirsiniz.
➤ Alkol tüketmemeye çalışın, onun yerine limonlu soda tercih edin. Sodanıza tat katmak için iki parmak kadar elma suyu da ekleyebilirsiniz.
➤ Eğer alkol tüketirseniz ertesi gün mutlaka yarım saat yürüyüş yaparak bunun bedelini ödeyin.
➤ Tatlıyı yemek zorunda olduğunuzu düşünmeyin. Onun yerine meyve yiyecekseniz bunu yemeğin hemen üstüne değil, biraz ara verdikten sonra tüketin.
➤ Eğer çorba, ekmek ve bulgur pilavı gibi karbonhidrat haklarınızı tüketmediyseniz sütlü bir tatlıyı eşinizle paylaşabilirsiniz.

Devamı diğer sayfada

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here