Bağırsak parazitinden nasıl korunuruz? İşte belirtileri ve tedavisi

Yirminci yüzyılda yaşanan gelişmeler sağlık alanında ve yaşam koşullarında belirgin bir düzelme sağladı. Ancak paraziter enfeksiyonlar, özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde hâlâ önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Peki bağırsak paraziti nedir? Bağırsak parazitinden korunma yolları nelerdir? Bağırsak paraziti belirtileri nelerdir? Bağırsak parazitininn tedavisi nasıldır? VM Medical Park Samsun Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, bağırsak paraziti hakkında bilgilendirdi.

Bağırsak parazitleri toplumun sosyo-ekonomik düzeyine, temizlik, iklim koşullarına, eğitim ve çevre koşullarına bağlı olarak dünyada halen milyonlarca kişiyi etkiliyor. Konuyla ilgili bilgiler veren Dr. Özgür Ecemiş, yoksul ülkelerde daha sık görülen bu hastalıkların, çoğunluğu çocuk olan hastaların fiziksel ve entelektüel kapasitelerini olumsuz etkileyerek yoksulluğun derinleşmesine neden olduğunu söyledi.

BAĞIRSAK PARAZİTİ BELİRTİLERİ *

  • İshal
  • Karın ağrısı
  • Karında gaz ve gerginlik
  • Kanlı mukuslu dışkılama
  • Anal kaşıntı
  • Demir eksikliği anemisi
  • Büyüme ve gelişme geriliği

BAĞIRSAK PARAZİTİNDEN KORUNMA YOLLARI *

Bağırsak parazitinden korunmak için yapılması gerekenler şunlardır:

  • Meyve ve sebzeler temiz suyla iyice yıkanmalı
  • Tırnaklar kısa kesilmeli
  • Yemeklerden önce eller iyice yıkanmalı
  • İçme suları en az 10 dakika kaynatıldıktan sonra içilmeli
  • Çiğ ve az pişmiş sığır eti ürünlerinden kaçınılmalı
  • Çıplak el ve ayağın çamurla teması önlenmeli

“Meyve ve sebzeler temiz suyla iyice yıkanmadan tüketilmemelidir. Tırnaklar kısa kesilmeli, yemeklerden önce eller iyice yıkanmalıdır. Protozoon kistleri ve helmint yumurtaları çoğunlukla klorlamaya dirençlidir. Bu nedenle şüpheli içme suları en az 10 dakika kaynatıldıktan sonra içilmelidir. Tenya’dan (Tenyazis) korunmada, çiğ ve az pişmiş sığır eti ve ürünlerinden kaçınılmalıdır. Kancalı kurtlardan korunmada ise çıplak el ve ayağın çamurla teması önlenmelidir. Kancalı kurt, askaris ve trişuris enfeksiyonlarından korunmada ayrıca insan dışkısının gübre olarak kullanılması önlenmelidir.”

BAĞIRSAK PARAZİTİ TEDAVİSİ *

Paraziter hastalıkların tanısının endemik olmayan bölgelerde oldukça zor olduğuna da vurgu yapan Uzm. Dr. Ecemiş, “Tanı için birçok test olmasına karşın bu testlerin duyarlılık ve özgüllüklerinin yeterli olmadığı kabul edilmektedir. Bununla birlikte en yaygın olarak kullanılan tanı yöntemi mikroskopik incelemedir. Bu yöntem, kısa sürede yapılabilir olması ve kolaylığı sebebiyle hemen hemen tüm parazitoloji laboratuvarlarında kullanılmaktadır. Parazitolojik tanının en büyük kısmını dışkı örneklerinin incelenmesi oluşturur. Tek bir örnekten elde edilen negatif sonuç, bir bağırsak (intestinal) parazit enfeksiyonunu dışlamaz. Güvenilir bir sonuç için çok sayıda örnek (2-3 gün aralarla alınmış en az 3 örnek) alınması uygundur.

Tedavide ise tespit edilen parazite göre uygun doz ve sürede ilaç tedavisi verilir. Gerekirse birlikte yaşanan kişiler de tedavi edilir. Parazit hastalıklarının tedavisinde bilimsel olarak ispatlanmış yiyecek veya bitkisel bir tedavi yoktur” diye konuştu.

600 milyon kişide kancalı kurt var!

Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri, tüm dünyada yaklaşık her dört kişiden birinde intestinal helmint bulunduğunu öngörmektedir. Yaklaşık 800 milyon kişinin Ascaris lumbricoides, 600 milyon kişinin kancalı kurtlar, 600 milyon kişinin Trichuris trichura ve 200 milyon kişinin de Schistosoma türleri ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir.

Protozoal hastalıklar da yüksek mortalite ve morbiditeye neden olabilmektedir. Bazı tropikal ülkelerde, amebiasis’in toplumun yaklaşık yüzde 50’sini etkilediği düşünülmektedir. DSÖ, dünyada bir yılda 12 milyon kişinin leishmaniasis’ten etkilendiğini ve bu hastaların 60 binin öldüğünü tahmin etmektedir. Sıtma, ülkemizde başarı ile savaşılan bir hastalık olmakla birlikte, özellikle tropikal bölgelerde halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaktadır” dedi.

Parazitlerin en yoğun olduğu ülkelerden birindeyiz

Türkiye’nin subılıman bir bölgede olması (ılıman kuşak ile subtropikal kuşak arasında yer alması) nedeniyle parazitlerin en yoğun olduğu ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Özgür Ecemiş , “Ülkemizde gastrointestinal parazit hastalıkları özellikle kırsal bölge insanlarımızda görülür. Halen sosyo-ekonomik düzeyi düşük kesimler için sorun olmaya devam etmektedir. Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliğine, erişkinlerde ise iş ve güç kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle tanının hızlı ve güvenilir şekilde yapılması erken tedavi için öncelikli basamaktır.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here