Bahar enerjisi için yeşil bir başlangıç!

bahar-enerjisi

bahar-enerjisiKışı ardımızda bıraktık. Enerjinin rengi yeşil şimdi bizimle. Canlı makyajlar, keskin kokularla bedenimiz ve ruhumuz uyanıyor ve fit olmak için çaba harcıyor. Ancak bazılarımız ise ‘bahar yorgunluğu’ sendromu nedeniyle kollarını bile kıpırdatmakta güçlük çekiyor. Siz de hava değişiminden dolayı halsizlikten yakınıyorsanız, işte size ‘enerji’ verecek olan öneriler!

Kış aylarının karanlık ve kasvetli havası, soğuk günleri artık yerini ılık bahar günlerine bırakmaya başladı. Tabiattaki ilk uyanış sadece bedenimizi değil, ruhumuzu da canlandırıyor. Çünkü doğanın rengi yeşil tazeliği, canlılığı ve hayatı simgeliyor. İlginçtir, yeşil güneş ışınları bedenimiz ve ruhumuzun otamatik olarak enerji depolamasını sağlıyor. Kış mevsiminde pili bitmiş olarak nitelendirebileceğimiz hücrelerimiz, içinde bitkisel güç barındıran ürünlerle yükleniyor ve kendini yeniliyor. Mesela zeytinağacı yaprağından elde edilen ekstre? kolajen sentezini harekete geçiriyor ve su depolamayı sağlıyor. Yeşil, göz makyajında da söz sahibi. Özellikle koyu renk gözlere gizemli, derin bakışlar veriyor. Canlanan doğa, ısınan hava daha aktif ve enerjik olmamıza sağlarken, bazılarımızda ise tam tersi bir tablo oluşturarak bahar yorgunluğu denilen bir sendromun oluşmasına yol açıyor. Bunun nedeni ise hava ve mevsim değişikliğinin insan biyoritmini olumsuz etkilemesi. Çoğumuzda bir halsizlik, uyku isteği ve yorgunluk hakim şu günlerde. Kas ağrıları, omuz, sırt ve boyun ağrıları yine baharın gelişiyle artıyor, yorgunlukla birlikte; konsantrasyon bozukluğu aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması ve uyku bozuklukları da görülebiliyor. Bu can sıkıcı tabloyu dert etmeyin. Yaşam alışkanlıklarınızda yapacağınız basit değişikliklerle baharı zinde ve bakımlı geçirmeniz hiç de zor değil aslında!

1 – Saçlarınıza bakım yapın
Kivi, salatalık, elma, avokado, yani yeşil meyveler her türlü vitamini ve nemi koruyucu bakım yapan maddeleri içeriyorlar. Bunların gücünden; şampuan, bakım ürünleri, saça şekil veren ürünlerde de yararlanılıyor. Böylelikle saçlarınız yeniden canlılık kazanıyor. Ayrıca bu ürünler içerdikleri kokularla size canlılık da veriyor.

2 – Banyonun gücünden faydalanın
Banyo yapmak sadece vücudunuzun temizliği için değil, sağlıklı bir yaşam ve pozitif bir ruh hali için de gerekli. Duş jelleri, vücut losyonları veya vücut yağları bitkisel içeriklerle yoğunlaştırıldıklarında fit olmanıza yardımcı olabiliyor. Yeşil çay, limon, biberiye, nane veya yosun ekstrelerinden elde edilen içeriklerle güçlendirildiklerinde bu ürünler vücudunuza nem kazandırıp canlandırıyor. Ayrıca cildinizi de pürüzsüzleştiriyor. Deniz tuzuyla kan dolaşımını hızlandırabilir ve metabolizmanızı güçlendirebilirsiniz. Deniz tuzu, dokulardaki su birikimini ve toksinleri vücudunuzdan kolayca atabiliyor. Bunun yanı sıra bacaklarınızda selülit oluşumunu önlüyor, cildiniz de sıkılaşıyor ve bebek gibi bir görünüme kavuşuyor. Banyo yaparken rahatlatıcı aroma yağlarından da yararlanabilirsiniz. Örneğin banyo suyuna ekleyeceğiniz biberiye, kan dolaşımını güçlendiriyor ve cilde elastikiyet kazandırıyor. Okaliptüs, bergamut, yasemin, ylang ylang papatya ve gül yağlarını da ruh halinizi pozitif eklemekle kalmıyor, aynı zamanda cildinizi güzelleştiriyor ve güzel kokmanızı sağlıyor. İsterseniz Clarins, Lancome, L’Occitane, Duranse, Nemm gibi markaların ürünlerinden yararlanabilirsiniz.

3- Derin nefes alın
Sabah uyanınca pencereyi açın. Açık havada burnunuzdan aldığınız oksijeni, ağzınızla yavaş yavaş verin. Günde 5-6 kez uygulayacağınız bu egzersiz, kılcal damarlarınıza daha bol oksijen girmesini sağlayacak. Ayrıca eğer yeşil’den daha da uzun vadede faydalanmak istiyorsanız, özel bir nefes tekniği deneyebilirsiniz. Aslında çok da basit bir şey bu: Hazır doğa canlanmışken, olabildiğince yeşil bir alana çıkın ve derin derin içinize çekin temiz havayı. Bu arada gözlerinizi yeşillikten ayırmayın, deyim yerindeyse küçük çapta bir meditasyona bırakın kendinizi. Derin nefes aldığınızda nefesi karnınızda çok kısa tutun ve sonra yavaş yavaş verin. Bunu 10 kez tekrarlayın. Böylelikle hücrelerinize daha çok ve temiz oksijen gitmesini sağlayacak, kan dolaşımınızı da hızlandıracaksınız.

4 – Bol bol sebze meyve yiyin
Bahar yorgunluğundan kurtulmamızda, B vitaminleri ile antioksidan vitaminlerden zengin sebze ve meyveler vücudumuza yardımcı oluyor. Dünya Sağlık Örgütü, günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesini öneriyor. Özellikle antioksidant vitaminler olan A ve C vitamininden zengin sebze ve meyveleri tüketilmemiz, metabolizmamızın güçlenmesi ve hastalıklara karşı vücut direncimizin artmasında önemli bir rol oynuyor.

5 – Güne canlı başlayın.
Günü enerjik geçirmeniz için beslenmenizde dikkat etmeniz gereken en önemli şey, kahvaltıyı atlamamak olmalı. Vücudumuz sabahları metabolizmamızın düzenli çalışması için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Çünkü, uyurken karaciğerdeki karbonhidrat deposu boşalıyor. Depoyu yeniden doldurmak için en ideali, tahıl ve meyve tüketmek. Örneğin müsliyi muz ve fındıkla karıştırabilirsiniz pekala. Bu karışım mutluluk hormonu, B6 gibi stres önleyici vitaminler, magnezyum ve patosyum içeriyor. Ayrıca süt, canlandırıcı etkiye sahip bir aminoasit olan fenilanin sağlıyor vücuda. Ekstra enerjiye ihtiyacınız varsa, aç karnına içine limon sıkılmış bir bardak su da içebilirsiniz.

6- Tatlılara ambargo koyun!
Enerjinizi yitirmek istemiyorsanız, bisküvi, kek veya diğer tatlılardan mümkün olduğunca kaçının. Bu ürünlerde bulunan bol miktardaki şeker, kan şekeri seviyenizin birden yükselmesine neden oluyor. Ancak yükseldiği gibi de hızla düşüyor. Bu da kendinizi iyice bitkin hissetmenize neden olur. Kahve, çay, soğuk içecekler gibi kafeinli içecekleri de mümkün olduğunca az tüketmeye özen gösterin.

7- Hareket edin ama bilinçli
Kanepede pineklemek her ne kadar çok çekici gibi görünse de, kendinizi daha yorgun hissettirmekten başka bir işe yaramaz. Egzersiz yapmakta ilk başlarda güçlük çekebilirsiniz ama sonunda kendinizi ne kadar enerjik ve iyi hissedeceğinizden hiç kuşkunuz olmasın. En son ne zaman egzersiz yaptınız ya da yürüyüşe çıktınız? Hep ertelediğiniz spor salonuna gitmek fikrini bir kenara bırakın ve işi pratiğe dökün. Bize sorarsanız, aerobik oldukça etkili bir yöntem. Hormonları dengelemesi, terledikçe vücuttan toksin atılması, kan dolaşımını hızlandırması, ilk etapta akla gelen bir iki özellik. Dans etmek, yürüyüşe çıkmak, voleybol, basketbol oynamak bu liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Önemli olan severek yapacağınız spor dalını bulmanız ve bunu alışkanlık haline getirmeniz. Ayrıca her gün düzenli olarak yapacağınız 30 dakikalık yürüyüş, vücut ağırlığınızın dengelenmesi, kemik sağlığınızın korunması ve geliştirilmesine yardımcı olacak.

Devamı Formsante’nin 2007 mart sayısında…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here