Ana Sayfa Bebek Bebek hareketleriyle ne anlatır? ‘Gelişiyorum/ Öğreniyorum/ Özgürlüğe koşuyorum!”

Bebek hareketleriyle ne anlatır? ‘Gelişiyorum/ Öğreniyorum/ Özgürlüğe koşuyorum!”

Yenidoğan bebeğiniz ilk aylarda mışıl mışıl uyur, günün büyük bir bölümünü hareketsiz geçirir. Onun için uyku ancak acıkma, altını kirletme gibi zorunlu hallerde bölünür. Bu günlerde pek çok anne bebeğinin emeklediği, koştuğu günleri hayal eder. Hiç merak etmeyin! Hayallerinizin gerçekleşmesi için çok uzun süre beklemeyeceksiniz.

Bebeğiniz sizi hareketlenme anlamında asla hayal kırıklığına uğratmaz. Aksine siz arkasından koşarken yorulduğunuz anlarda fazla hareketli galibadiye düşünüp, zaman zaman bi uyusaydı da dinlenseydim diye hayal kurarken yakalayacaksınız kendinizi. Mahcubiyet hissetmenize hiç gerek yok! Pek çok anne, aynı hisleri yaşıyor. Gerçekten de çevresindekileri merak eden, ”neyin, neden” olduğunu araştırmaya çalışan bebeğin arkasından koşmak üstelik bir de tehlikelerden korumaya çalışmak hiç kolay değildir. Bu dönemde sık sık ”dur, bekle, koşma” gibi emir kipleriyle konuşacaksınız, tehlikeli durumları atlattıktan sonra çok şükürdiyeceksiniz! Şöyle geriye dönüp baktığınızda ilk 6 ay boyunca yatar pozisyondaki bebeğin büyük bir hızla oturmaya oradan da yürümeye geçiş sürecinin kısalığına hayret edeceksiniz. Tabii yürüdükten sonra ki yoruculuğuna da… Bu dönemdeki hareketliliği yorucu olsa da, sağlıklı olduğunun önemli göstergelerinden biri. O hareket ederken size şu mesajları veriyor; ”farklı farklı hareket ederek geliştiğimi gösteriyorum, neyin nasıl olduğunu araştırırken öğreniyorum, sizin yardımınıza ihtiyaç duymadığım için yavaş yavaş özgür olmaya doğru ilerliyorum”. Gelin bu kısacık süreçte bunları nasıl gerçekleştirdiğinin ayrıntılarına bakalım.

GELİŞİYORUM

Gelişim, bir ömür boyu sürecek fiziksel, ruhsal ve zihinsel yeteneklerin iç içe geçmesi durumuna verilen isim. Üstelik son derece karmaşık bir süreç. Bütün yeteneklerin gelişmesi ve bir arada kullanılması zaman içinde gelişen bir durum aynı zamanda. Örneğin bebeğiniz emeklemeye başladı. Bu radikal bir değişimdir. Çevreyi algılamasını tamamen değiştirir. Daha önce tavana doğru görme ve algılama açısı, biz yetişkinlerinkine dönüşür tabii biraz kısa, zemine daha yakındır. Bu durum göreceği eşyaların sayısını arttırdığı gibi, şeklini de değiştirir. Dolayısıyla merak duygusu tetiklenir, o nesneye doğru hareketlenme ve onu 5 duyu organıyla anlamlandırma süreci hızlanır. Neden-sonuç ilişkisini anlamaya yönelik hareketlenme kendine olan güveni de arttırır. Özgüveni arttıkça yeni başarı arayışlarına girer.

ÖĞRENİYORUM

Hareket becerilerinin gelişmesi, öğrenme sürecine önemli katkıda bulunuyor. Örneğin tırmanmak için uzanması ve tutunması gereken yerlerin olması gerektiğini fark ediyor… Bu gerçekten de karışık bir süreç. Öğrenme sürecinde de birçok becerinin bir araya getirilmesi ve yorumlanmasını gerekiyor. Öğrenmek için hareket ediyor aynı zamanda nasıl hareket etmesi gerektiğini de öğreniyor. Örneğin 3 tekerlekli bir bisikletin pedalına basılarak hareket etmesi gerektiğini anlıyor. Ama aynı zamanda bu hareketi gerçekleştirmek için kendi bedenini nasıl kullanması gerektiğini de öğrenmiş oluyor. Karmaşık olan bu süreç de tekrar tekrar denemelerin sonucunda, başarıyı tadacağı ‘mutlu sona’ ulaşıyor.

ÖZGÜRÜM

Yenidoğan bebekler henüz kendilerinin farklı bir varlık olduğunu algılayamazlar. Onlar kendilerini annelerinin bir uzantısı, onun organlarından biri olarak düşünürler. Annelerin emzirmesi, altını değiştirmesi gibi bebeğe yönelik her eylemi bebeğin bu düşüncesini pekiştirir. Ancak bebeğin hareketlenmesi yani yürümeye başlaması, kendi başına yemek yiyebilmesi gibi annesinin yardımına ihtiyaç duymadan yaptığı eylemler onun ben annemden başka biriyim fikrinin oluşmasını sağlar. Bu aynı zamanda bağımsız veya özgürlüğe atılacak adımların da ana fikri olur. Özgürlüğe koşma, her süreç gibi hiç kolay değildir. Bebek annesini hep yanında ya da arkasında hissederek bu süreci yaşamaya başlar. Emekleyerek annesinden uzaklaşır ama bir yandan da annesinin yakında olup olmadığını kontrol eder. Hareketlilik oranının artması, özgürlük denemelerinin daha çok yapılması anlamına da gelir. Sağlıklı anne-çocuk ilişkilerinde, bu duygunun desteklenmesi gerekir. Aksi halde özgüven duygusuyla birlikte annesi olmadan bir konuda karar veremeyen, hareket edemeyen ‘bağımlı’ kişiliğin temelleri atılır.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here