Ana Sayfa Sağlık Bel fıtığı ve korunma yolları

Bel fıtığı ve korunma yolları

Birkaç ay önce kan şekeri düştüğü için hastaneye kaldırılan Başbakan Tayyip Erdoğan, bu kez belindeki ağrılar nedeniyle zor günler geçiriyor.

Bel ağrısından şikayetçi olduğu için sık sık programını değiştirmek zorunda kalan Başbakan’a doktorları ameliyat önerisinde bulunmuş ancak Erdoğan bunu reddetmişti. Çeşitli yayın organlarında bu konuyla ilgili yapılan haberlerde görüşlerine başvurulan bazı doktorlar Başbakan’ın bel ağrılarını farklı nedenlere bağlıyor. Kimi uzmanlar ağrıları, Başbakan’ın yaklaşık 4 yıl önce attan düşmesine bağlarken bazı uzmanlar ise bel ağrılarının genelde stres kaynaklı olduğunu belirtip Başbakan’ın son günlerde yaşadığı stresin bunu tetiklemiş olabileceğini söylüyor. Biz de bu ay Başbakan’ın rahatsızlığından yola çıkarak kapsamlı bir ‘bel fıtığı dosyası’ hazıradık… Bel fıtığını anlamak için öncelikle belimizdeki kemiklerin yapısını bilmemiz gerekiyor. Belimizde 5 adet omur kemiği var. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunuyor. Disk, özel bir bağ dokusu organı. Omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şiddetli darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet ediyor. Bel fıtığı ise beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör görevi yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık. Bel fıtığı özetle, bel bölgemizde bulunan omurgaların arasındaki kıkırdak yapının yırtılarak, omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırması hali. Önce şiddetli bel ağrısı, daha sonra ayağa yayılan ağrıyla birlikte ortaya çıkıyor. Tedaviye yatak istirahati ve bazı ağrı kesicilerle başlanıyor. Eğer buna rağmen geçmiyorsa, fizik tedavi yönemleri uygulanıyor. Tüm bu tedavilere cevap vermeyen, sosyal yaşantısı zora giren hastalara cerrahi girişimler uygulanıyor. Tedavisinde gecikilen vakalardaysa, kalıcı ağrılar ve felçler meydana gelebiliyor.
BEL FITIĞI OLUŞMA SEBEPLERİ
Fıtık oluşumunda, ağır bir yük kaldırmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dış faktörün yanında kişiye bağlı genetik özellikler ve fiziki yapı da önemli rol oynuyor. Yaş ilerledikçe omurlar arasındaki disklerin ihtiva ettiği su oranı da azalıyor. Diske giren oksijen ve besin miktarı giderek azalırken metabolizma artıklarının atılması da zorlaşıyor. Disk zamanla elastikiyetini yitiriyor. Artık, kuvvet aktarma ve kuvveti çevre dokularda dengeli bir şekilde yayma görevini yapamaz hale geliyor.
Bunun sonrasında mikro düzeyde çatlaklar oluşmaya başlıyor. Bu çatlaklar üzerine aşırı yük binince veya kişi yanlış bir hareket yaptığında diskin içindeki yumuşak kısım etrafındaki kapsülü kolayca yırtarak dışarıya doğru çıkıyor ve bel fıtığı oluşuyor.
Bel fıtığının oluşumunda rol alan dış faktörlerin başında günlük aktiviteler esnasında yapılan bilinçsiz hareketler geliyor. Eğilerek veya uzanarak bir yük kaldırdığımızda beldeki diskler üzerine binen yük simetrik olarak dağılmaz. Bu da bel fıtığının oluşmasına yol açar.
Bu yüzden kesinlikle ağır bir yük kaldırılmamalı, eğer kaldırılacaksa dizler kırılarak yani çömelerek cisim yerden alınmalı. Hiçbir cisim uzanarak değil arada mesafe bırakmaksızın alınmalı. Bel ve karın adelelerini güçlendiren egzersizler bu sorundan korunmaya yardımcı oluyor.
Hastalığın tanısında klinik muayene bulgularının dışında Manyetik Rezonans (MR), Bilgisayarlı Tomografi (CT) gibi görüntüleme yöntemleri sıklıkla kullanılıyor. EMG denilen ve sinirlerin elektrofizyolojik tetkiki daha nadiren gerekiyor.

Tedavi ve korunma yöntemleriyle ilgili ayrıntılı bilgi Formsante’nin nisan sayısında…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here