Biofeedback ile bedeninize hükmedin

biofeedback

Alet edevat çantanızı açtınız… Beyninizi önünüzdeki masaya koydunuz ve beyin dalgalarınızda gözünüze çarpan hataları tamire başladınız. Sonra sıra kalbinize geldi; gereğinden hızlı attığından onu nefesinizle uyumlu hale getirmek için vidalarıyla oynamaya başladınız… Mümkün mü? Tam olarak bu yöntemle olmasa da mümkün!

Kişiye kendi beyin dalgalarını değiştirmeyi öğreten Neurofeedback programıyla beyin hastalıklarının tedavisinde Türkiye’ye alternatif bir yöntem getiren Psikiyatrist Tanju Sürmeli, yaklaşık bir yıldır hem tedavi hem de performans amaçlı uygulanan Biofeedback yöntemini de kullanıyor.

Aşk aslında kalbin değil, beynin işi Biofeedback yöntemini anlamak için öncelikle beynimizin çalışma şeklini tanımamız gerekiyor. Beynimizde bir elektrik akımı var ve bu akım vücudumuzun tüm işlevlerini kontrol ediyor. Örneğin; aşkın kalp ile simgelenmesi sizi yanıltmasın, aşık olmak deyince aklımıza kalbimiz gelse de aslında bu duygu durumu dahi beyinde gerçekleşiyor. Mesela; iş yerinde size sürekli saldırgan davranan, her fırsatta esip gürleyen müdürünüzün beyninin ön tarafındaki beta dalgalarının normalden fazla olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ya da beynin arka tarafında bulunan ve kişinin gevşemesini, daha sevimli ve düşünceli olmasını sağlayan alfa dalgaları yerine beta dalgaları yüksek olabilir. Bu durumdaki kişi bir gün alkol ile tanışıyor, alkolün kendisini rahatlattığını fark ediyor ve beyni bu maddeyi ilaç gibi algılıyor, ardından da bağımlılık başlıyor. Beynimizin her şeye hükmeden bu gücünü kullanmayı öğrendiğimizde ise hayatımızın her alanında performansımız yükseldiği gibi, beyne ait hastalıklarda da tedaviyi kendi gücümüzle sağlayabiliyoruz. İşte bu gücü kullanmayı bize öğreten sistemin adı ise Neurofeedback… Beynimizdeki elektrik akımını ekrana yansıtan ve sonuçları analiz eden, normal değerlerle karşılaştıran cihaz, beyne, arızalı olan dalgayı düzeltmeyi öğretiyor.

bedeni-kontrol-etmeBedeni kontrol etmeyi öğrenmek…
Beyin dalgalarımızın yanı sıra hepimizin bedeninde fizyolojik durumlar yaşanıyor. Kalp atışımız, nefes alıp vermemiz, deride oluşan reaksiyonlar ve vücut ısımız… Bunların hepsini bilinçaltımız kontrol ediyor ve kalbimizin kaç kere attığının ya da göğsümüzün dakikada kaç kere inip kalktığının farkında olmuyoruz. Buz gibi ellerimizi ısıtmayı da beceremiyoruz, terleyen ellerimizi soğutmayı da… Oysa bunların arasındaki uyumsuzluk da çeşitli hastalıklara ve performans düşüklüklerine sebep oluyor. İşte beynimize bunları kontrol etmeyi öğreten sisteme de “Biofeedback” adı veriliyor.

Sistem nasıl işliyor?

Kişinin kalp atışı için parmağına ya da bileğine, nefes alışverişini ölçmek için göğsüne ve karnına, ısı için de derisine sensörler bağlanıyor ve bu ölçümler ekrana yansıtılıyor. Kişinin, örneğin vücut ısısı düşükse gevşemesi telkin ediliyor ve ısı yükselmeye başlıyor. Aniden bir gürültü ile stres ortamı yaratılınca kişi ısısının hemen düştüğünü görüyor. Kalp atışı ile nefes alışverişi arasındaki senkronizasyonu da ekrandaki yansımalara bakarak dengeliyor. Nefes alırken sadece göğsünden değil, karnından da soluk alıp vermeyi öğreniyor. Bir süre sonra da, beyin bu senkronizasyonu sağlayabildiğini fark ediyor. İlerleyen zamanlarda kişi özel bir çaba harcamadan beyni tüm bunları otomatikman yapmaya başlıyor. Her kişi için tedavi süresi değişse de, genellikle 20 günlük sürede her gün yarımşar saat süren iki seans yeterli oluyor. Biofeedback sadece performans artırmak için değil; panikatak, depresyon, uyku bozuklukları, takıntı hastalığı ve anksiyete gibi hastalıkların tedavisinde de kullanılıyor. Dr. Tanju Sürmeli, çocuklarda ise dikkat eksikliği, hiperaktivite ve öğrenme güçlüğünde bu yöntemin kullanıldığını ve başarı sağlandığını belirtiyor.

İlk kez NASA’da…
Dr. Tanju Sürmeli, ilk kez 1958’de NASA’nın pilotlara beyin dalgalarını değiştirmeyi öğretmesi ile ispatlanan bu yöntemin “şarlatanlık” olarak nitelendirilmesi korkusuyla yıllarca gizlendiğini ve ilk yayınların ancak 70’li yıllarda başladığını söylüyor. Geçen zamanda ise dünyanın birçok yerinde üzerinde araştırmalar yapılan Neurofeedback ve Biofeedback yöntemlerinin başarısının kanıtlandığını belirtiyor.

biofeedback2Bisiklet kullanmak gibi
Dr. Tanju Sürmeli, beynin kendi dalgalarını düzenlemesi ya da vücudun fonksiyonlarını kontrol etmesinin, bisiklete binmek gibi öğrenildiğini söylüyor ve yine bisiklete binmek gibi bir kez öğrenildiğinde bir daha unutulmadığını belirtiyor.

Türkiye’de henüz çok yaygın olmayan Biofeedback yöntemi psikiyatristlerin yanı sıra, diğer uzman doktorlar ve fizyoterapistler tarafından da kullanılabiliyor. Önemli olan ise hekimin bu tekniğin eğitimini almış olması… Dr. Sürmeli, şu günlerde ABD’de diş hekimlerinin dahi koltuğa oturunca çok heyecanlanan hastalarını sakinleştirmede Biofeedback yöntemini kullandıklarını söylüyor.

Performans katlanıyor
Bir futbol maçında kaleci ile karşı karşıya kalan ve topu kaleye atmak yerine havaya diken futbolcuyu, stres altındaki iş adamını, sahne heyecanı yüzünden performans kaybeden sanatçıyı ya da özellikle ülkemizde geleceğinin birkaç saat içinde çözeceği sorulara bağlı olduğunu bilen öğrenciyi düşünün… Bu insanlar, fizyolojik durumlarının farkındalığını öğrendiklerinde performanslarını katlayarak artırabiliyor. Böylece stresin uzun vadede damar sertliği, dikkat eksikliği ve obezite gibi vücuda verdiği zararlar da önlenmiş oluyor.

Aileler ilaçtan korkuyor Antidepresanların sorgulanmaya başlandığı ve insanların ilaç yerine alternatif yöntemlere yöneldiği günümüzde Neurofeedback ve Biofeedback’in bir alternatif olduğunu belirten Dr. Tanju Sürmeli, “İlaç kullanan çocukların aileleri yan etkilerinden korkarak ya da yan etkileri gördükten sonra ilacı bırakıyor. Bu oran yüzde 50-70 arasında değişiyor. Bu durum düşünüldüğünde iki yöntem de bir alternatif olarak ortaya çıkıyor” diyor. 40 seanstan sonra Türkiye birincisi oldu.

İngiltere’de ve ABD’de yapılan araştırmalarda Biofeedback yöntemi ile sanatçıların performansının yüzde 30 artırıldığını anlatan Dr. Sürmeli, öğrencilerin ders başarılarını artırmak konusundaki bir örneği ise şöyle anlatıyor: “Türkiye’nin prestijli liselerinden birinde okuyan son sınıf öğrencisi, performans artırmak için geldi. Sınavda 200 soruyu sonuna kadar okurken dikkatini vermekte zorlandığını söyledi. 20 gün boyunca toplam 40 seans yaptık. Ardından girdiği deneme sınavında 16 soru daha fazla doğru yaptı ve matematikte Türkiye birincisi oldu. Bunu yapabildiğini görünce morali düzeldi, motivasyonu ve özgüveni arttı.”

Yaprak Çetinkaya
Formsante Dergisi Mart 2011 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here