Boşanmayı önleyen bilimsel formül

kasim-2012-iliski-resim-1

Siz mutlu evlilik yoktur diye yalnız yaşamayı göze almışken yıllardır evli olan, çoluk çocuğa karışmış ve çok mutlu görünen çiftler aklınızı karıştırıyor olabilir. Şunu bilmenizde fayda var; mutlu bir evliliğin mümkün olduğu ve boşanmanın önlenebileceğine dair bilimsel bir formül var.

Her ay bir diyet ve bir ilişki konusu hazırlayan bizlerin kafasında zaman içinde ister istemez şöyle bir soru oluşuyor; diyet yapmak mı daha zor yoksa bir ilişkiyi yürütmek mi? Her ne kadar birçok kadın ve erkek dünyanın en zor işinin kilo vermek olduğunu düşünüyor olsa da her iki evlilikten birinin ilk 5 yılda boşanmayla sonuçlandığı günümüzde, herkes aynı zamanda mutlu bir ilişkinin formülü nedir diye merak ediyor. Peki böyle formül olması mümkün mü? Gottman Çift Terapisi uzmanları mümkün olduğunu söylüyor. Önce bu formülün hikayesini okuyalım, ardından nasıl uygulayacağınızı anlatalım.
1980’li yıllar… Washington Üniversitesi’nde çalışan matematikçi Dr. John Gottman, bir meslektaşı ile ikili ilişkilerin neden kötü gittiği, mutlu ilişkinin ne olduğu, ‘Biz mutluyuz’ diyen çiftlerin neyi farklı yaptıkları konusunda sohbet ediyor. Zaman içinde bu sohbetlerin devamı geliyor ve iki bilim adamı bir süre sonra mutlu ilişkilerin altında yatanları bilimsel bakış açısı ile araştırmaya başlıyor. Bunun için attıkları adımlardan ilki ‘Biz mutluyuz’ diyen çiftleri davet etmek oluyor. İlanı görüp başvuran çiftlere birçok soru soruyorlar, böylece bu çiftlerin mutlaka yaptıkları ve yapmaktan kesinlikle kaçındıkları davranış modelleri olduğunu fark ediyorlar.

Beden dili ipucu veriyor
Bilim adamı yaklaşımları onları bir adım öteye taşıyor. Çiftlerin kalp atışlarını ve oksijen düzeylerini ölçtükten sonra şunu görüyorlar: Tartışmanın en ateşli yerinde kalp atışları 100’ün üzerine çıkıyor. Bazıları bu durumda konuşamaz hale geliyor. Örneğin kadın art arda cümleler kurarken erkeğin konuşamaması, adeta bir duvar örmüşcesine susması, bu fiziksel değişimden kaynaklanıyor. Bu süreçte sadece araştırma ekibinin bir üyesi, daha sonra da John Gottman’ın eşi olan psikolog Julie Gottman araştırmaları takip ediyor. Bir sonraki adımda ise boşanmayı getiren faktörleri araştırmaya başlıyorlar ve şu sorunun yanıtını arıyorlar: ‘Görüştüğümüz çiftlerin boşanıp boşanmayacağını tahmin edebilir miyiz?’ İlerleyen yıllarda yüzde 96 gibi çok yüksek bir oranla doğru tahmin yürüttüklerini görüyorlar. Tüm çalışmalar onları mutlu ilişkinin formülünü yaratmaya kadar götürüyor. Bu sırada kendileri de bir yuva kuran Gottman çifti, hayatlarını çiftlere adıyor ve buldukları formülü dünyada çok daha fazla çifte ulaştırmak için çalışmaya başlıyor.

Terapist sadece gözlemci oluyor
Psikoloji İstanbul’dan Uzman Psikolog Özge Altan Aytun, Gottman Çift Terapisi’nin diğer çift terapilerinden farkını şöyle açıklıyor: “60’lı yıllardan beri çift terapisi ile ilgili söylemler bulunuyor. Ancak bunlar bilimsel çalışmaya değil, teorisyenin öngörüsüne dayanıyor. Gottman çiftinin en büyük özelliği ise bilimsel dayanağının olması… Gottman’ın bu yoldaki ilk çalışması bile 8 bin çift üzerinde denendi ve araştırmalar boyunca da binlerce çift ile çalışıldı.”
2009 yılında Gottman çiftini Türkiye’ye davet ettiklerini belirten Uzman Psikolog Aytun, Türkiye’de yaklaşık 300 psikiyatrist ve psikoloğun Gottman Çift Terapisi uygulayabildiğini söylüyor.

Nasıl uygulanıyor?
Gottman Çift Terapisi almak isteyen çiftler, öncelikle çift terapisi uzmanı ile görüşüyor ve oldukça ayrıntılı bir değerlendirme sürecinden geçiyorlar. İlk görüşme çok kapsamlı oluyor. Her çiftin kendi özel haritasına sahip olduğu anlayışından yola çıkılarak önce nasıl tanıştıkları, şu ana kadar neler yaşadıkları, şu an sorunlarının ne olduğu soruluyor. Ardından on dakika boyunca kendi seçtikleri bir konuda tartışmaları isteniyor. İşte burada Gottman Çift Terapisi’nin farklı uygulamalarından biri ortaya çıkıyor; çiftlere nabız ölçer takılıyor ve bu tartışma kameraya kaydediliyor. Bu sırada tartışmayı izleyen çift terapisti notlar alıyor. Örneğin ‘mahşerin dört atlısı’ olarak tanımlanan eleştiri, aşağılama, savunma ve duvar örme davranışlarının olup olmadığı inceleniyor. Nabzın ne kadar yükseldiği ve oksijen seviyesinin yanı sıra çiftlerin yüz ifadeleri de kodlanıyor. Yüz ifadeleri incelenerek çiftlerin birbirlerine ifade ettikleri ve etmedikleri duygular anlaşılıyor. Bu arada çifte ilişkileri ile ilgili bütün alanları kapsayan, geldikleri aileler, cinsellikleri, hayalleri gibi konuları içeren bir soru kitapçıkları veriliyor ve ayrı ayrı bunları yanıtlamaları isteniyor. Daha sonra çift terapisti topladığı bütün bu bilgileri değerlendiriyor, ilişkinin ayrıntılı bir raporunu hazırlıyor ve çifte geri bildirim yapıyor. Bu analiz ile oldukça gerçekçi bir boşanma tahmini yapmak da mümkün oluyor. Geri bildirimden sonra belirlenen hedefler doğrultusunda çalışmalar başlıyor. Bu çalışmalarda normalde kamera kullanılıyor olsa da Türkiye gibi toplumsal güvensizliğin yüksek olduğu bir toplumda, gizlilik güvencesine rağmen kamerasız çalışmak isteyenler daha fazla oluyor.

 

Devamı diğer sayfada

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here