Diğer
    Ana SayfaGüzellikBurun estetiği mi yaptıracaksınız? Hangi teknik tercih edilmeli?

    Burun estetiği mi yaptıracaksınız? Hangi teknik tercih edilmeli?

    -

    Burun… Aynaya ya da fotoğraflarımıza baktığımızda neredeyse hemen hepimizin ilk göze çarpan uzvu değil midir? Dikkatimizi o noktaya verdiğimizde ya bir kusur görürüz ya da görmeye çalışırız. İşte bu nedenledir ki estetik dendiğinde de ilk akla gelen yerlerden biridir burun.

    Hazırlayan: Ayşe Sönmez

    BURUN ESTETİĞİNDE GÜNÜMÜZ TRENDLERİ

    Burun estetiği çok uzun yıllardan beri özellikle 35 yaş altı kadın ve erkeklerde popülerliğini korumaya devam ediyor. Rinoplasti olarak anılan ve bir plastik cerrahi türü olan burun estetiği, kiminin korkulu rüyası kimininse cümleye “Bir gün mutlaka…” diye başladığı hayali. Belki geçmişte burnumuzda yapacağımız değişiklikler göze korkutucu geliyorduysa da günümüzde karar mekanizmalarımızı daha hızlı çalıştıracak ölçüde kolaylaştı çünkü alternatifler çoğaldı. Peki nedir burun estetiğinin yeni çağında günümüz trendleri?

    Klasik Rinoplasti

    Yaygın olarak kapalı ve açık olmak üzere iki farklı tekniğe sahip. Açık teknikte burun delikleri arasının alt kısmında küçük bir kesi açılıyor. Bu kısmın açılması, cerraha daha geniş bir görüş açısı sağlıyor. Kapalı teknikte ise kesi, burun deliklerinin içinde kalacak şekilde, burnu kaldırmadan açılıyor, bu şekilde kıkırdak ve kemiklerin üzerine geliniyor. Kapalıya göre daha kısa süren bir teknik ancak cerrah burnu direkt görüp ölçemediği için içeride birtakım işlemleri yapması daha zorlayıcı olabiliyor. Hangi teknik kullanılırsa kullanılsın günlük hayata dönüş süreci bir hafta ila 10 gün arası değişiyor.

    Let Down Rinoplasti

    Bu yöntemde, kemik ve kıkırdakların o bölgeden doğrudan çıkarılması yerine, görünen alandan daha derin kısımların çıkarılması yoluyla, kemerli kısmın düzeltilmesi gerçekleştiriliyor. Bu sayede burun sırtının doğal görünümü bozulmuyor. Ameliyat sonrası hasta burnuna dokunduğunda klasik burun estetiğindeki gibi düzensizlikler hissetmiyor. Bu teknik, cerrahlar tarafından özellikle burun estetiğinin revizyonunda ve burun eğriliği durumlarında kullanılıyor. Operasyon sonrası iyileşme süreci diğerine göre daha kısa sürüyor. Hastalar üç gün ile bir hafta aranda bir sürede normal hayatlarına dönebiliyorlar.

    - Advertisement -

    Piezoelektrik Cerrahi

    Bu teknikte neşter ve matkap gibi geleneksel cerrahi aletler yerine, kemik ve kıkırdakların kesilmesi için ultrasonik titreşimler kullanılıyor. Bu yöntem daha minimal bir invazive ve hassasiyete sahip olduğu için cerrahların daha küçük, daha hassas kesiler yapmasına imkan tanıyor. Piezoelektrik cihazın ürettiği ultrasonik dalgalar son derece kontrollü olduğu için işlem sırasında çevre dokuya zarar vermiyor. Bu teknik daha az kanama, şişme ve morarmaya neden olduğu için hastanın daha hızlı iyileşmesi mümkün. Özellikle son yıllarda daha popüler hale gelen bu yöntemi pek çok cerrah Rinoplasti operasyonlarında altın standart olarak görüyor denilebilir.

    CAD/ CAM ile Burnu Dijital Olarak Şekillendirmek

    Bu teknikte, hastanın burnunun dijital bir modelini oluşturmak için 3 boyutlu bir tarayıcı kullanılıyor. Bu dijital model sayesinde, 3D bir yazıcı kullanılarak hastanın yüzüne uyacak bir implant tasarlanıyor. Bu tekniğin daha fazla hassasiyet hissi, daha az komplikasyon riski ve daha az kesi gibi pek çok avantajı da var tabii. Bu implantların, 3 boyutlu yazıcı kullanılarak hastanın burnuna mükemmel olarak oturacak şekilde tasarlanmasının bir önemli avantajı da implantın zaman içinde reddedilmesi ya da yer değiştirme riskini minimuma indiriyor olması.

    Rinoplastide Sanal Gerçeklik: Virtual Reality

    Virtual Reality adıyla anılan bu teknikte, burnu yeniden şekillendirme ameliyatını simüle etmek için özel bir sanal gerçeklik gözlüğü kullanılıyor. Cerrah, bu gözlük sayesinde çeşitli burun şekillerini ve boyutlarını simüle ederek hastasına operasyon sonrası burnunun nasıl görüneceğini rahatlıkla gösterebiliyor. Hastanın yüz yapısını detaylı olarak görebildikleri için cerrahlara ameliyatı daha doğru planlama açısından yardımcı olan bu teknik sayesinde, yapmak istedikleri değişiklikler konusunda kararsız olan hastalar da işlem öncesi farklı seçeneklerle kendisini görebilme şansı bulmuş oluyor.

    Ameliyatsız Rinoplasti

    Cerrahi operasyonu göze alamayan hastalar arasında oldukça popüler bir yere sahip olan bu alternatifte buruna istenilen şekli verebilmek için hyaluronik asit gibi dolgu maddeleri enjekte ediliyor. Bu yöntemle burundaki çıkıntılar düzleştirilebildiği gibi çukur yerler doldurulabiliyor ve burun ucunun kalkıklığı ayarlanabiliyor. Hızlı ve ağrısız bir yöntem olduğu için hastalar, sonrasında hızlıca normal aktivitelerine dönebiliyorlar. Kalıcılığı kişiye göre altı ay ile iki yıl arasında değişebiliyor.

    HANGİ TEKNİK TERCİH EDİLMELİ?

    “Ameliyatta hangi tekniğin uygulanacağı hasta ve doktorun tercihine göre değişiklik gösterebilir. İşlemin zor olacağı burunlarda açık teknik tercih edilebilir ama hastaların yüzde 95’i kapalı tekniğe uygundur. Açık tekniğe nazaran kapalı tekniğin uygulanması daha zordur ve fiziksel olarak daha dar bir alanda çalışmayı gerektirir ancak kapalı tekniğin bir avantajı; burun ucu ve burun sırtını birbirine bağlayan bölgede yer alan yumuşak dokuları korumanın mümkün olmasıdır. Bu sayede burun ucunu besleyen ve destekleyen damarlar, kaslar ve bağlar daha iyi korunabilir. Bu yapıların korunmasının; burun sırtı ve burun ucu geçişinin daha doğal görünmesini sağladığına inanıyorum. Bu sayede daha esnek bir burun ucu elde etmek mümkün. Kapalı rinoplastinin hekim açısından avantajı ise her bir işlemin burun görünümü üzerine etkisini anında görebilmek ve burnun bir bütün olarak ciltle birlikte nasıl değiştiğini daha hızlı anlayabilmektir.”

    İLGİLİ İÇERİKLER



    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz