Ana Sayfa Beslenme & Diyet Çay mı? Kahve mi?

Çay mı? Kahve mi?

Kimi çaysız yapamaz, kimi de kahvesiz… Güne başlarken, çalışırken ya da yemeklerden sonra belli bir rutinin parçası olan bu içeceklerin birçok yararı olduğu biliniyor. Ama unutmamak gerekiyor ki her şeyin azı karar, çoğu da zarar…

ÇAY

Yararları

Siyah üzüm, greyfurt suyu, soğan ve kırmızı şarapta da bol miktarda bulunan flavonoid maddesini içeren siyah çay, kötü kolesterolün (LDL) neden olduğu damar yapısının bozulmasını önlemeye yardımcı oluyor. Antioksidan özelliğe de sahip olan çay, dişte çürümeye yol açan bakterilerin üremesini engelleyerek, diş yüzeyinde meydana gelen plakaları ve asit oluşumunu da azaltıyor. Uzmanlar, on yıl ve daha uzun süre düzenli olarak çay tüketmenin kemik sağlığına katkısı olduğunu ve kemik erimesine karşı kemikleri kalınlaştırdığını da belirtiyor. Yüksek oranda yatıştırıcı etkiye sahip olan triptopan amino asidi içeren çay, bu özelliğiyle gerginliği azaltıyor, uykusuzluk sorununu ortadan kaldırıyor. Cildin daha canlı ve parlak görünmesini sağlayan çayı günde altı bardak içmekse, mikrobik enfeksiyonlara ve olası tümörlere karşı etkili oluyor.

Zararları

Aşırı tüketilirse damar sertliğine yol açan çay ayrıca, mide asit salgısını artırarak gastrit ve ülsere de neden oluyor. Ülkemizde yemeğin ardından çay içmek bir alışkanlık halini almış olsa da, bu durum mide kaslarının gerilmesine neden olarak hazımsızlığa yol açabiliyor. Ayrıca yenilen besinlerden alınan demirin yetersiz emilmesine ve kansızlığa da neden oluyor. Sindirim sistemi sorunlarından sinir bozukluğuna, el titremesinden yüksek tansiyona dek birçok rahatsızlığın ortaya çıkmasında etkili olan çayı içerken hem miktarını hem de beraberinde kullanılan şeker adedini iyi ayarlamak gerekiyor. Aksi halde, kalp damar hastalıkları, şişmanlık, serum lipit değerinde yükselme gibi olumsuz sonuçlar görülebiliyor.

mart-2012-secim-resim-2

KAHVE

Yararları

Kadınlarda safra taşı üretimi, erkeklere oranla iki kat fazla oluyor. Yapılan araştırmalar ise günde dört fincan kahve içen kadınların, içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiğini ortaya koyuyor. Kahve tüketimi, özellikle siroz nedeniyle oluşan karaciğer kanseri riskinin azalmasına da yardımcı oluyor. Günde üç fincan içilmesi halinde astım tehlikesini azalttığı belirtilen kahve, baş ağrısına da iyi geliyor. Kullanılan ağrı kesicilerin etkisini yüzde 40 oranında artıran kahve, tek başına da baş ağrısının azalmasına yardımcı oluyor. Sindirim sistemini çalıştırarak, bağırsak sorunlarını gideren kahve ayrıca ölçülü tüketilmesi halinde selülit gibi cilt sorunlarına karşı da etkili oluyor.

Zararları

Her şey gibi kahvenin de çok tüketilmemesi gerekiyor. Fazla içilmesi halinde sinir sistemini olumsuz etkileyen kahve, kalp çarpıntısı ve ellerde titremeye yol açabiliyor. Özellikle hamile kadınların, ülser ve kalp hastalarının kahveden uzak durması gerekiyor. Aşırı tüketilmesi halinde kalp ritmini olumsuz etkileyen kahve, kalpte ritim bozukluklarına neden olabiliyor. Araştırmalar, yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle birlikte tüketilen kahvenin diyabeti olumsuz yönde etkilediğini ortaya koyuyor. Bu nedenle uzmanlar, diyabetiklerin kahveyi sınırlı içmesini öneriyor. Öte yandan günde üç fincan veya daha fazla kahve içmenin, aşırı miktarda kafein tüketimine bağlı olarak yumurtlamayı olumsuz etkilediği de belirtiliyor.

BEŞ ÇAYI ALARMI: MİSAFİRLERİNİZ BU TARİFLERE BAYILACAK

HİBİSKUS ÇAYI’NIN FAYDALARI NELER? NASIL HAZIRLANIR?

EN ETKİLİ 10 ŞİFALI BİTKİ REÇETESİ

Ayşegül Uyanık ÖRNEKAL

Formsante Dergisi Mart 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here