ÇEKİNGENLİĞİNİZ Hastalığınız mı? Karakteriniz mi?

Sosyal fobi nedir?
İlk kez 1966 yılında psikiyatrist Isaac Marks tarafından tanımlanan sosyal fobi, temelde, başka insanların bulunduğu ortamlarda hata yapma, diğer kişiler karşısında küçük düşme korkusu olarak tanımlanıyor. Psikolog Yıldız Burkovik, durumu şöyle açıklıyor; “Bir sosyal fobiğin düşünce zinciri olumsuz düşüncelerle harekete geçer. Kişi kendini büyük bir zincirle bağlar ve o zincirin gidebildiği yere kadar gider. Yani durmadan kendi içinde döner, hareket edemez, yalnızca endişe duyar, tedirgin olur. Performans göstermesi gereken bir durumla karşılaştığında daha çok kaygı duyar ve ani tepkiler göstermeye başlar. Bir alarm altında önce ‘buradan kaçmalıyım’ duygusu, sonrasında ise kalp çarpıntısı, titreme, boğazın düğümlenmesi, terleme ya da aniden buz kesme hali yaşanır.”

Anne-babalara
➤ Çocuğunuz göz temasında bulunmuyorsa
➤ Arkadaşlarından ayrı yerde oyun oynuyorsa
➤ Hiç kimse ile konuşmuyorsa
➤ Evdeyken sizinle dahi konuşmuyorsa
➤ Sadece televizyon izliyor, başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorsa
➤ Kendi kendine bir kenarda ağlıyorsa
➤ Rüyasında çok sık konuşuyorsa
➤ Kardeşi olduğunda kendini sizden dışladıysa
➤ Okulda dikkat eksikliği yaşıyorsa
➤ Öğretmeniyle konuşurken kızarıyor, kekeliyorsa
➤ Arkadaşları ile konuşurken alaya maruz kalıyorsa
➤ Kendisine lakap takılıyorsa
➤ Sözlüye kalkarken tir tir titriyorsa
➤ Yazılı sonuçları çok iyi ama sözlüleri çok kötüyse Kesinlikle çocuk ya da ergen psikoloğuna başvurulması gerekiyor.

Ya elim titrerse?
Sosyal fobik insanları kalıp cümleler ile tanımlamak imkansız, çünkü bazen kendine hiç güveni olmayan kişi sosyal fobi yaşarken bazen de kendine çok güvenli olan kişi kendini göstermekte çekingen davranabiliyor. Bu durumun günlük yaşamdaki yansımaları her kişide farklı şekilde ortaya çıkıyor. Psikolog Yıldız Burkovik, bunun örneklerini şöyle anlatıyor: “Bir şirketin genel müdürü bir toplantıda herkesin önünde eli titreyeceği için imza atmaktan çekinebiliyor. Bir başka yönetici topluluklara konuşurken sesinin incelmesinden çekindiği için bu işleri hep yardımcılarına devredebiliyor. Evlilik hazırlığında olan bir kişi, düğün pastasını kestikten sonra eşine yedirirken elinin titremesinden çekinebiliyor. Danışanlarım arasında en çok avukatlar ve öğretmenlerin sosyal fobiden kurtulmaya çalıştığını gözlemliyorum. Avukatlar, yüzlerinin kızarmasından ya da terlemekten çok kaygılanıyorlar çünkü söylediklerine itibar edilmemesinden çekiniyorlar. Öğretmenlerin bu duygulardan kurtulmaya çalışması beni çok sevindiriyor çünkü bu öğretmenlerin sınıflarında aynı durumdaki çocuklara çok daha anlayışla yaklaşacaklarına inanıyorum.”

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here