Cildiniz için yaz rehberi

Yaz ayları cilt ve saçlar için tam kapsamlı bakım gerektiriyor. A’dan Z’ye cildinize bakmazsanız güneş, aşırı sıcaklar, nem, deniz suyu ve klorun etkilerini kaşıntı, hassasiyet, akne, mantar vb. görmeniz kaçınılmaz oluyor.

Yazı: Deran Çetinsaraç

Yoğun ve sürekli güneş maruziyeti, güneş yanığı, cilt hasarı ile kalıcı cilt hastalıkları riskini artırıyor. “Bunlar cilt yaşlanması, güneş lekeleri, cilt kanserleri ve melanom gibi kanserlerdir” diye açıklıyor Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Dermatoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Zahide Eriş Eken. Güneş ışınlarına aşırı maruziyet yaşlanma etkileri arasında da en büyük suçlulardan. Dr. Eken, “Güneş zamanla elastin liflerde hasarlanmaya yol açıyor. Elastin lif kaybı sonucu deri elastikiyetini kaybederek sarkıyor. Ayrıca morarmaların ve yaraların iyileşmesi daha uzun sürede oluyor. Fakat bu etkiler gençken değil yaş ilerledikçe ortaya çıkıyor. Bu sebeple güneş maruziyetini devamlı hale getirmeden, cildin kendini onarmasına izin vermek gerekiyor” diye anlatıyor. Tırnaklardan saçlara, genital bölgeden yüze kadar cilt bakım rehberini Dr. Eken sizin için sorularımızı yanıtlayarak hazırladı.

Dr. Zahide Eriş Eken

Güneş yanığı, aşırı güneşe maruz kalma sonucu oluşan su toplaması ile nasıl başedeceğiz?
UV ışığına aşırı maruziyet sonrası birkaç saat içinde ciltte oluşan kızarıklık, ağrı ve sıcaklık hissi ve ciltte su toplamaları ile güneş yanığı belirti veriyor. Ayrıca kaşıntı, terleme artışı, baş ağrısı, ateş ve halsizlik de oluşabiliyor. Güneş yanığını cildinizi koruyarak önleyebilirsiniz, hava soğuk ve bulutlu olsa bile. Saçlı deri, dudaklar ve kulaklar ve kıyafet ile kapalı alanlarınızda bile güneş yanığı oluşabiliyor. Ayrıca gözler de UV ışığına hassas olduğu için yanıp hassas ve ağrılı olabiliyor.

Birkaç gün içinde hasarlı cilt
kendini onarmak için soyularak iyileşmeye başlıyor. Soyulmadan sonra cildinizde geçici bir şekilde alacalı renk oluşuyor. Kötü bir güneş yanığının ve su toplamalarının iyileşmesi ise günler alabiliyor.

Ne zaman doktora başvurmalıyız?
• Su toplaması vücudunuzun büyük bölgesinde varsa,
• Ateş, ağrı, baş ağrısı, halsizlik, titreme ve baygınlık hissi varsa,
• Birkaç günde iyileşme olmamışsa,
• Kızarıklık artışı ve ödem varsa.

Güneş yanığına zemin hazırlayan risk faktörleri neler?
• Açık tenli olmak, mavi gözlü ve sarışın veya kızıl olmak,
• Alkol almak,
• Güneş yanığı hikayesine sahip olmak,
• Düzenli olarak korumasız bir şekilde UV ışınlarına maruz kalmak ve güneşlenmek,
• Güneş hassasiyeti ve yanığını artırabilen ilaçlar almak.

Uyarı: Güneşe fazla maruz kalan bölgelerde (yüz, boyun, eller gibi) pembe, kahverengi renkli hafif kabuklu cilt kanseri öncülü olabilen lezyonlar belirebiliyor.

Güneş yanığı olmuşsa evde neler yapabiliriz?
• Soğuk havlularla cildi soğutun veya soğuk suyla duş alın.
• Rahatlatıcı ve nemlendirici losyonlar kullanın (aloe vera içerenler yardımcı olabiliyor).
• Küçük su toplamaları varsa suyla yıkayıp temizleyip antibiyotikli krem sürebilirsiniz.
• Cildiniz soyulup iyileşirken de nemlendirmeye devam edin.
• Daha fazla güneş etkileşiminden kaçının ve güneş koruyucunuzu kullanın.
• Benzokain içeren maddeler güneş alerjisini artırabileceğinden bunları kullanmayın.

Güzelliğin simgesi olarak kabul edilen saçlara nasıl bakım yapmalı?
Tatilde fazla suya, deniz suyuna maruz kalan saçlar da cildimiz gibi kuruyor. Saçlarda oluşan kuruluk, saçın keratin tabakasında hasarlanma ve kabarmalara sebep oluyor. Bunu önlemek amacıyla yine havuz ve deniz sonrası saçı duru suyla iyice yıkamak gerekiyor. Günün sonunda ise saçı kurutmayacak bir şampuanla saç yıkanmalı ve saç kremleri tatbik edilmeli. Saç yıkandıktan sonra saç uçlarını besleyebilecek badem yağı, E vitamini, Hindistan cevizi yağı, argan yağı veya bunlar mevcut değilse bebek yağı ile saçın uç kısımları nemlendirilmeli.

Havuza girme sonrasında vücudun çeşitli bölgelerinde kaşıntılar olabiliyor, bunun sebebi nedir?
Yüzme havuzlarında suyu berrak tutmak ve ph’ını dengelemek için birtakım kimyasallar ve klor kullanılıyor. Özellikle sıcak havuzlarda ve SPA’larda problemler daha fazla oluyor. En çok görülen cilt problemi de kimyasal dermatit. Havuzda fazla vakit geçirmek ciltte klorun etkilerini de artırıyor. Klor alerjik reaksiyonlara ve kaşıntılı kızarıklıklara yol açabiliyor. Bununla birlikte kalabalık ve temiz olmayan havuzlardan enfeksiyon bulaşma riski oluyor. Pseudomonas aeruginosa tipi bakteriler kirli havuzlarda enfeksiyonlara yol açabiliyor. Siğil benzeri şeffaf göbekli cilt hastalığı da özellikle çocuklara bulaşabiliyor. Kalabalık havuzlarda mantar ve parazitler de yaygın olarak bulaşabiliyor. Bununla birlikte göz, kulak ve idrar yolları enfeksiyonları da oluşabiliyor. Özellikle kadınlarda idrar yolu enfeksiyonları ve genital bölgede mantar oluşma riski yüksek. Havuzdan bulaşan mantar ise vajinada kaşıntı şikayetine yol açabiliyor. Havuzdan bulaşan hastalıkların çoğu klorlama yoluyla önlenebiliyor ancak klor bazı mikropları anında öldürmez ve klorlu havuzlarda dahi belli ölçüde risk devam eder. Ayrıca klorun mikroorganizmaları yok edebilmesi için zamana ihtiyaç oluyor.

Korunmak için neler yapmalı?
Havuzdan çıktıktan sonra antibakteriyel sabunlarla çocukların ve kendinizin vücudunu iyi bir şekilde temizlemeli ve hemen duş almalısınız.

Yaz tatiline giderken seyahat çantasında neler olmalı?
Seyahat çantası hazırlamak özellikle kadınlar için önemli bir iş. Tatilde rahat edebilmek için gerekli şeyleri çantaya sığdırmak gerekiyor. Seyahat çantasına güneş koruyucu kremi almanız en önemlisi. Cildinizde veya tırnağınızda deniz ve havuz sonrası oluşabilecek kuruluğu önlemek için nemlendirici, mümkünse saçınızı korumak ve nemlendirmek için olan ürünü de almalısınız. Tercihe göre tüm cilde, saça veya tırnağa kullanabileceğiniz bebek yağı da alabilirsiniz. Yalnız cildiniz yağlı ve akneli ise yüze uygun olan nemlendiriciniz mutlaka ayrı olmalı. Cilt temizliği her zaman önemli olduğu için cilt ve makyaj temizleyici de unutulmamalı. Tatilde de makyajı temizlemeden yatmamalısınız. Otellerde kullanılan duş malzemeleri toplu alındığı için kullanılan duş malzemeleri genellikle fazla oranda deterjan içerir ve saçı, cildi kurutur. Cildiniz hassas ise mümkünse kendi ürünlerinizi götürmeli veya almalısınız. Eğer çantanızda bunlara yer kalmadıysa oradaki malzemeleri kullandıktan sonra bol suyla durulamalı ve ardından nemlendiricileri her gün düzenli olarak sürmelisiniz.

Yaz aylarında tırnaklara da ayrı bir bakım yapılmalı mı?
Fazla suya girilmesiyle cilt, saçlar gibi tırnaklar da kuruyarak su kaybediyor. Ayrıca UV ışınları da tırnakların kurumasına sebep oluyor. Su kaybeden tırnaklar soyuluyor. Soyulan ve incelen tırnaklar ise kırılabiliyor ve ayrılabiliyor. Yağları kullanarak el, ayak ve tırnak yataklarını nemlendirmek gerekiyor. Tırnakların ekstra kurumasını önlemek için sert aseton ve tırnak cilası temizleyicilerden kaçınılmalı.
Yaz aylarında tırnakları korumak için;

• Tırnakları düzenli bir şekilde kesin: Tırnakların sağlıklı ve güçlü uzaması için tırnakları düzenli kesmek gerekiyor. Bu düzen tırnak uzamanıza bağlı değişmekle birlikte, her iki haftada ortalama bir kereye denk geliyor.

• Tırnakları düzenli nemlendirin: Kuru tırnak ile tırnak kenarları soyulabiliyor ve kırılabiliyor. Bu sebeple düzenli bir şekilde el ve tırnak nemlendiricisi ile tırnakları ve tırnak kenarlarını nemlendirin. Ekstra nemlendirmek için badem, Hindistan cevizi veya bebek yağı kullanabilirsiniz.

• Tırnaklarınızı dinlendirin: Tırnak cilasını uzun süre tırnağınızda tutmayın. Uzun süre cilayı tırnakta tutmak tırnakları kurutuyor ve tırnaklarınızı sarartıyor.

• Tırnak kenarlarınıza dikkat edin: Tırnak kenarları mantar veya bakteri kapabiliyor bu sebeple tırnak kenarlarını kesmemek gerekiyor.

• Fazla protein tüketin: Vücudunuz saçlarınızı ve tırnaklarınızı güçlendirmek için keratin üretmeli ve keratinin kaynağı da protein. Yüksek protein kaynağı besinler arasında yumurta ve et bulunuyor, bol bol tüketmelisiniz.

Güneş yanığından korunmak için bunlara dikkat!
• Saat 11 ve 16 arasındaki zamanı gölgede geçirin.
• Açık renkli koruyucu giysiler giyinin, geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü kullanın.
• Çocuklara özellikle dikkat etmeyi unutmayın.
• Geniş kapsamlı, UV-A, UV-B koruyuculuğu içeren ve en az 30 koruma faktörü (SPF) ihtiva eden güneş koruyucular kullanın.
• Araba camı ve bulutlu hava güneş ışınlarının etkisini azaltmaz bunu unutmayın.
• Unutmayın, açık renk saç ve göze sahip olan sarışın kişiler ya da bronzlaşmaktan ziyade yanmış olanlar koyu tenli kişilere kıyasla güneşin zararlarına karşı daha fazla risk taşıyor.

Güneş kremleri sonucu oluşan akne oluşumları ile savaş başlasın!
Güneş kremleri seçiminde güneş koruma faktörüne yani SPF değerine dikkat edilmeli. SPF değeri cildin kızarması ve yanmasını önleyen faktörü gösteriyor. Örneğin, cildiniz güneşte beş dakikada kızarıyorsa, 10 SPF değerindeki bir güneş koruyucu cildinizin yanmasını 10 kat artırıyor yani cildinizin yanması 50 dakikada oluyor. Suya dayanıklı olan güneş koruyucular ise terleme ve yüzmeyle cildinizden daha az siliniyor ama kesinlikle kalmıyor. Bu sebeplerle güneş koruyucu seçerken en az 30 SPF olmasına özen göstermeli ve üç saatte bir güneş koruyucuyu yenilemelisiniz.

Güneş kremleri seçiminde ikinci dikkat edilmesi gereken durum cilt tipi. Örneğin yağlı ciltli kişilerde yağ bazlı ve yoğun güneş kremi sürüldüğü zaman akne gelişimi gözleniyor. Buna kozmetik aknesi de deniliyor. Bu tip aknelerde öncelikle akneye sebep olan ürün kesiliyor. Ardından akne tedavisi yapılıyor. Hassas ve alerjik ciltleri olanlar alerjik madde eğer tespit edilmişse güneş kremlerinde o içeriğin bulunmamasına dikkat etmeli. Güneş kremleri de bozulabileceğinden kokusu rengi değişen güneş kremleri kullanılmamalı. Son kullanma tarihine dikkat edilerek, son kullanma tarihi geçen güneş koruyucular sürülmemeli. Ayrıca bebek ve çocukların ciltleri erişkinden daha ince ve hassas olduğu için kullanılan güneş kremi seçimleri daha farklı olmalı. Çocuklarda titanyum dioksit veya çinko oksit içeren mineral filtreler ağırlıklı olmalı. Deniz alerjisi diyebileceğimiz tuzlu su sonrası oluşan kızarıklık, kaşıntı ile mücadele edebilirsiniz…

Tuzlu su sonrası ciltte kuruluk, alerjik ciltlerde kızarıklık ve kaşıntı oluşabiliyor. Bunu önlemek amacıyla denizden çıktıktan sonra bol duru suyla duş alınmalı ve vücut biriken tuzdan arındırılmalı. Eğer kaşıntı, kızarıklık oluşmuşsa nemlendirici hafif losyonlar veya güneş sonrası kullanılabilen E vitaminli kremler faydalı olabiliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here