Çocuk penceresinden bakmak…

31012014 claraamram

Yenilenmek… Çocuk olmak! Haydi, oyun başlasın… Eğlenelim… Gözlerinizi kapatın ve bir an etrafınızın yılanlar tarafından sarıldığını hayal edin. Her şekil ve boy yılan… Bazıları çok aç. Her yerdeler… Ne yaparsınız? Cevap basit: Hayal etmeyi bıraktığınızda yok olacaklar çünkü aslında sadece hayalinizde varlar.

Bir ışık yağmurunun altında durduğunuzu hayal edin. İri damlalar üzerinize düşüyor ve vücudunuzun her yerinden süzülüyor. Beyaz ışık üzerinize bir şelale gibi yağıyor ve sizi sırılsıklam ediyor, sizi kucaklıyor. Işığın içinde kayboluyorsunuz. Işık, sizi arındırıyor ve eskiden sahip olduğunuz sağlığa ve canlılığa yeniden kavuşmanızı sağlıyor. Bu ışığın nasıl farklı renklere büründüğünü hissedin; mor, eflatun, lacivert, gök mavisi, yeşil, sarı, portakal rengi ve kırmızı. Rengarenk auranızın, gün boyunca çevrenizi sardığını ve sizi koruduğunu hissedin.

 

30062014 claraamram1Doğanın birer parçasıyız

– Zıplamak, koşmak, dans etmek, oyun oynamak istiyorsunuz. Yenilmez, korkusuz, safsınız artık; bir çocuksunuz! Ne kadar gerçek olduğunun önemi yok. Yani, nüfus cüzdanınızda yaşınızın kaç olduğu önemli değil. Önemli olan, her gün, her mevsim, her dakika kendimizi tazeleme, yenileme, yeniden keşfetme imkanımızın olması! Doğanın birer parçasıyız. Hayat ve doğa tam da bu demek: Daimi bir değişim, daimi bir hareket.. Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Buna biz de dahiliz ama o içimizdeki çocuğun, 99 yaşına bile gelsek sevilmesi, dokunulması, şımartılması ve kucaklanması gerekli. Ve biz hayatta olduğumuz sürece hep yaşatılması…

– Çocuklardan bahsetmişken, dünyanın başka hiçbir yerinde, Türkiye’de olduğu gibi çocuklara özel bir bayram yok. Bu yüzden bu sayıdaki yazımı onlara ithaf etmek istiyorum. Bugünün çocuklarına, hala içimizde yaşayan dünün çocuklarına ve yarının çocuklarına… Onların annelerine, babalarına, büyükannelerine, kardeşlerine, teyzelerine ve hep içlerinde taşıdıkları çocuktan keyif alan tüm yetişkinlere… 

– İyi ve sağlıklı alışkanlıklar edinmenin yaşı yok. Hiçbir zaman çok geç veya çok erken değil. 

– Kendinizi yenilemek, tazelemek ve yeniden keşfetmek fırsatını kaçırmayın. Bir çocuk kadar yeni, taze ve saf hissetmek; neşeli, oyuncu, yaratıcı…

– Gülümseyin, pizzanız geldi!

– Çocuklarınız bu pizzaya, siz de onların böyle sağlıklı bir pizza yemesine bayılacaksınız! Pizza hiç bu kadar eğlenceli, lezzetli ve sağlıklı olmamıştı.

 

Hamur için 

– 1 kg tam buğday unu

– 400 g beyaz un

– 100 g yulaf unu

– 30-35 g tuz

– 1,5 çorba kaşığı çekilmiş keten tohumu

– 700-750 ml ılık su

– 20 g sızma zeytinyağı

– 4 g yaş maya

Üstü için 

– Taze mozzarella peyniri (tercihen manda sütünden)

– Ev yapımı domates sosu

– Kekik, fesleğen ve biraz zeytinyağı 

30062014 claraamram2Gülen yüz için

– Saçlar için, buharda hafifçe pişirilmiş taze yeşil kuşkonmaz ve yeşil bezelyeler

– Gözler için çekirdekleri çıkarılmış 2 siyah zeytin

– Ağız için kurdele gibi incecik kesilmiş bir dilim havuç ve dudakların kenarlarına koymak için 2 yeşil bezelye

– Burun için ikiye bölünmüş bir çeri domates

– Kaşlar için, ince şeritler halinde kesilmiş siyah zeytinler

Önce hamuru yapalım

– Mayayı bir kase içinde bir su bardağı ılık suyla eritin; bir çimdik kahverengi şeker ekleyip iyice karıştırın ve 5 dakika bekletin.

– Başka bir kapta tuzla yağı karıştırın; sonra sırasıyla tam buğday ununu, çekilmiş keten tohumlarını, yulaf ununu ve en son olarak da beyaz unu ekleyin.

– Erimiş mayayı, suyuyla birlikte unlara ekleyin; suyun geri kalanını da ekledikten sonra ellerinizle ya da büyük bir kaşıkla bütün malzemeyi karıştırıp hamur haline getirin.

– Hamur pürüzsüz ve düzgün bir kıvama gelene dek hafifçe unlanmış bir yüzeyde birkaç dakika yoğurun.

– Zamanınız varsa hamuru buzdolabında 30 dakika bekletin; zamanınız yoksa bekletmeden de devam edebilirsiniz.

– Hafifçe unlanmış bir yüzeyde hamuru bir merdaneyle açın. Çocuklarınızın tercihine göre çok ince de açabilirsiniz daha kalınca da. Ne kadar ince açarsanız pizzanız o kadar kıtır olur.

– Üstüne sırasıyla domates sosunu, peyniri ve kekikle fesleğeni koyup 175 derecedeki fırında 20 dakika pişirin.

– Pizza pişerken siz de üstüne yapacağınız gülen yüz için gereken malzemeleri hazır edin.

– Pizza fırından çıktığında listedeki malzemeleri kullanarak üzerine bir gülen yüz yapın.

– Fotoğraftan fikir alabileceğiniz gibi kendi hayal gücünüzü kullanarak yepyeni bir yüz de yaratabilirsiniz, hatta yüzü çocuklarınızla beraber yapabilirsiniz. Hangisini yaparsanız yapın, sizin yüzünüz hep gülsün.

 

Hayatı bu kadar ciddiye almayın

Einstein ne demiş biliyor musunuz? “Hayal gücü, bilgiden daha önemlidir.”

Thoreau’nun dediği gibi: “Hayallerinizin izinde emin adımlarla ilerleyin! Hayal ettiğiniz hayatı yaşayın.”

Ben derim ki hayatı bu kadar ciddiye almayın. Hatta kendinizi de bu kadar ciddiye almayın!

Bugünlerde hepimiz bağlantı halindeyiz: Cep telefonlarımıza, bilgisayarlarımıza ve televizyonlarımıza! Gökyüzü, ay, güneş, ağaçlar, tabiat ana, aileleriniz ve en önemlisi de kendiniz ile tekrar bağlantı kurmayı deneyin!

 

30062014 claraamram3Brokoli çorbası

Brokoli sevmediğini iddia eden çocuklar bile bayılır bu çorbaya. Bu besleyici çorba, içindeki patatesle başlayıp yeşil bezelyeyle devam eden çok iyi bir karbonhidrat karışımı içerir. Hem de dondurulmuş bezelye kullansanız bile!

Malzemeler:

– 1/2 kg taze, doğranmış koyu yeşil brokoli

– 1 adet (yaklaşık 70 g), halka halka doğranmış pırasa

– 1 orta boy, küçük küpler halinde doğranmış havuç

– 1/2 su bardağı taze veya dondurulmuş bezelye

1 çorba kaşığı zeytinyağı

– 1 adet küçük küpler halinde doğranmış patates (isteğe bağlı)

– 1 lt su

– 1 tatlı kaşığı tuz ve dilediğiniz kadar karabiber

– 1 küçük sap dereotu

– 1 tatlı kaşığı tereyağı (isteğe bağlı)

– 1/2 su bardağı süt

– 50 g yeni rendelenmiş parmesan peyniri (isteğe bağlı)

Hazırlanışı:

– Doğranmış pırasaları, pembeleşip yumuşayana dek yağda soteleyin.

– Doğranmış havuçları ekleyerek 5 dakika kadar karıştırın.

– Brokoliyi, patatesi, tuzu, biberi, bezelyeleri ve dereotunu ekleyin.

– Suyu ekleyip her şeyi 20 dakika kadar pişirin.

– Süt ve tereyağını da ekleyerek iyice karıştırın ve ılınmaya bırakın.

– Dereotunu çıkarıp çorbayı blender’dan geçirin; tadına bakıp gerekli ayarlamaları yapın.

– Üstüne parmesan rendesi serpin. 

 

Bana her zaman Twitter’dan @claritasway adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Formsanté Dergisi Nisan 2014 sayısı

 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here