Çocuklar bitten değil dışlanmaktan korkuyor

Okul çağındaki çocuklarda daha sık görülen bit sorunu, hem ebeveynlerin hem çocukların kabusu olabiliyor. Ebeveynler bitten kurtulmanın yollarını ararken, çocuklar ise arkadaşlarının alay etmesinden ve dışlanmaktan endişe ettiği için büyük stres yaşıyor.
Özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarda sıkça görülen saç biti, ebeveynlerin korkulu rüyası olabiliyor. İnanıldığının aksine hijyenik ve ekonomik şartlarla ilgisi bulunmayan bit, her çocuğa bulaşabiliyor.

Tedavisinde doğru yöntemler kullanılmadığı takdirde bit, çocukta travma dahi yaratabiliyor. Çocuklar birbiriyle yakın temasta olduğu için çabuk yayılabilen bitle mücadele etmek ise ayrı bir sorun oluşturuyor.

HEM BİT HEM SİRKEDE GÜVENİLİR ÇÖZÜMLER TERCİH EDİLMELİ

Bit dünyada var olmaya devam edecek, önemli olan doğru yöntemlerle kurtulmak ve korunmak. Bitin insan sağlığı üzerinde etkilerine ilişkin bilgiler veren Uzman Doktor Orkan Karaca ise bit sorununu hızlı ve güvenilir yöntemlerle yapılması gerektiğini belirtti.
Orkan Karaca ayrıca gaz yağı, böcek ilacı gibi eski tedavi yöntemlerine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Cilt ve solunum rahatsızlıklarına yol açabilecek bu yöntemlere karşı bitlerin direnç de geliştirebileceğini vurgulayan Orkan Karaca güvenli ve klinik testleri olan ürünlerin tercih edilmesini önerdi.

“Bit problemine bir bütün olarak yaklaşılmalı ve bitten kurtulduktan sonra salgın boyunca tekrar bulaşmanın engellenmesi için mutlaka bir kovucu ürün kullanılması gerekir” diyen Dr. Orkan Karaca, geleneksel yöntemlerin etki süresinin bilinmediğini ve bir klinik çalışması olmadığından bulaşmayı kesin olarak önleyemeyeceğini belirtti.

BİT SORUNU ÇOCUĞA DOĞRU ŞEKİLDE ANLATILMALI

Çocuk Gelişimi ve Pedagojisi Uzmanı Özge Selçuk Bozkurt ise çocukların birbirini “bitli” diye etiketlemesi ya da bitlendiği için içine kapanması gibi bir durumla karşılaşmamak için çocuklara doğru açıklamanın yapılmasının önemine dikkat çekti. Yetişkinlerin bile bitlenme olayına travmatik baktığını, bu nedenle çocuğa kafasında gezinen küçük böceklerin olduğunu söylemek için doğru cümleleri seçmek ve sorularına anlaşılabilir yanıtlar vermek gerektiğinin altını çizen Bozkurt, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizi korkutan biti, sirkeyi nasıl ayıklayacağımız kısmıyken, çocukları korkutan bu böceklerin kafada dolaştığı, başını ısırıp kanını emerek beslendiği ve yumurtalarını bırakıp daha da çoğalacağını bilmesi… Ama okula giden bir çocuğun asıl korkulan şey, arkadaşlarının bitlendiğinin fark etmesi, onu dışlaması ve alay etmesi… Çocuklarınıza şunları söyleyebilirsiniz: Bit doğal bir durumdur, herkesin başına gelebilir ancak yeterli önlemlerle ve doğru ürünle kişi bitin bulaşmasından kendini koruyabilir. Bit bizi hasta eden mikroplar gibi bulaşır ama mikroplar gözle görülmezken, biti görebiliriz, kaşıntısını hissedebiliriz böylece önlemini erkenden alabiliriz!

Kaşıntı hissettiğimiz an önlemini almalı, bitleri vücudumuzdan uzaklaştırmalıyız! Bu noktada ebeveynlerin de bu süreci ne kadar hızlı çözerlerse çocuğun psikolojisinin etkilenmemesi için o kadar iyi olduğunu unutmaması gerekir. Okula giderken bitten koruyucu spreyimizi de sıktık mı, 12 saat boyunca etraftaki bitler ve sirkeler bize bulaşmayacaktır. O yüzden bu durumda mutlaka koruyucu spreyimizi bir süre bit salgını bitene kadar kullanmaya devam etmeliyiz.”

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here