Ana Sayfa Sağlık D vitamini eksikliği, belirtileri ve olması gereken referans değeri

D vitamini eksikliği, belirtileri ve olması gereken referans değeri

En önemli kaynağı güneş olan D vitamininin eksikliği tüm dünyanın ortak sorunu. Oysa güneşli gün oranı oldukça yüksek ülkemizde atacağımız doğru adımlarla bu soruna dur diyebiliriz. Peki D vitamini ne işe yarar? D vitamini hangi yiyeceklerde bulunur? D vitamini referans değeri nedir? D vitamini eksikliği belirtileri nelerdir? 

Artık açık havada daha çok vakit geçirebilecek, güneşi iliklerimize dek hissedebileceğiz. Bunu
yaparken de kışın boşalan D vitamini depolarımızı doldurmayı ihmal etmemeliyiz. Neden mi?
Çünkü dünyanın pandemik sorunlarından biri olan D vitamini eksikliği, ülkemizin yaklaşık yüzde
50’sinde görülüyor. Oysa güneşli gün sayısı bir hayli fazla olan ülkemizde bu sorunu gidermek
çok kolay. Dr. A. Kerim Çıkım’dan D vitamini eksikliği hakkında merak edilenleri öğrendik.

D VİTAMİNİ NEDİR? *

Yağda eriyen vitaminler grubunda yer alan D vitamini, vücudun yapamadığı, dolayısıyla dışarıdan almak zorunda olduğu önemli vitaminlerden biri. Tarihine baktığımızda geçmişi iki bin yıl öncesine dayanıyor. Ama öneminin anlaşılması ve bu vitaminin ortaya çıkması 1650’li yıllarda, sanayileşen Kuzey ülkelerinde oluyor. Bu ülkelerde insanlar hava kirliliği, güneş enerjisinin yetersizliği nedeniyle daha çok evde vakit geçiriyordu. Bu da çocuklarda kemik bozuklukları, yaşlılarda da kemik ağrılarına yol açıyordu. Araştırmalar sonucu tek tedavinin güneş ışığı olduğu anlaşıldı. Tedavide morina balığının karaciğerinden elde edilen yağın da faydalı olduğu görüldü.

D VİTAMİNİNİN VÜCUT İÇİN ÖNEMİ NE? *

D vitamini deyince akla ilk gelen şey, kemikler. Bu vitamin,0 özellikle çocukluk çağında büyük
önem taşıyor. Vücutta yeterli miktarda bulunmazsa kemik şekil bozukluklarının da görüldüğü
raşitizm hastalığına yol açıyor. Yetişkinlikte ise özellikle hamilelik, menopoz sonrası ve yaşlılıkta kas güçsüzlüğü, yorgunluk ile zayıflıktan tutun da kronik hastalıkların kötüleşmesinde, birtakım kanserlerin oluşmasında büyük rol oynuyor. Bu sorun çocukluk çağında raşitizm, yetişkin dönemde ise osteomalezi yani kemik güçsüzlüğü olarak ifade ediliyor.

D VİTAMİNİ REFERANS DEĞERİ *

Dünya Sağlık Örgütü, D vitamini düzeyinin en az 25 birim olması gerektiğini, 30’un üzerinde olmasının çok daha iyi olduğunu belirtiyor. Ama yapılan bir araştırmaya göre, insanların çoğunda bu düzey düşük. D vitamini düzeyinin 30 ng/ml’den yukarıda olması istendiği zamansa dünyada yaklaşık bir milyar insanda D vitamini eksikliği olduğu ifade ediliyor.

D VİTAMİNİ HANGİ YİYECEKLERDE BULUNUR? *

Somon, ton, uskumru ve yağlı palamut, denizin D vitamini yönünden en zengin kaynakları… Bunların yanı sıra karaciğer, yumurta sarısı, süt ve güneşte yetişen mantar türleri de bol miktarda D vitamini içeriyor. Sağlıklı ve çeşitli beslenen kişiler günde yaklaşık 100-150 ünite D vitaminini gıdalardan alabiliyor.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ EN ÇOK KİMLERDE GÖRÜLÜYOR? *

Ülkemiz için konuşmamız gerekirse, menopoz dönemindeki kadınların yaklaşık yüzde 50’sinde, çocuk ve genç erişkinlerin yüzde 30-50’sinde bu değer 30’un altında. Dolayısıyla ciddi bir eksiklik söz konusu.

D VİTAMİNİ HANGİ KAYNAKLARDAN EDİNİLEBİLİR? *

D vitamini vücutta yapılamadığı için dışarıdan almak gerekiyor. En önemli kaynağı da güneş,
güneş ışığı. Güneş ışığı ile birlikte D vitamini deriden emilip, karaciğer ve böbreğe gidiyor. Bu organlarda aktifleşerek, çalışmaya başlıyor. En önemli görevlerinden biri de bağırsaklardan kalsiyumu emerek, bunu kemiklere yerleştirmek… Kemiğin mineralizasyonunu yapan D vitamini kişiye sağlamlık veriyor. Öte yandan kalsiyum minerali kişi için büyük önem taşıyor. Çünkü sinir iletiminden hücrelerin çalışmasına, kalbin kasılmasına dek birçok görev üstleniyor.

EKSİKLİĞİ DOĞAL YOLDAN GİDERMEK MÜMKÜN!

Dr. Kerim Çıkım, güneş ışınlarıyla D vitamini depolama konusunda bir anlam karmaşası olduğunu belirterek, şunları söylüyor:

“Unutulmaması gereken en önemli konulardan biri D vitamininin camın arkasından emilemeyeceği… Evde oturduğum yerde kolumu açayım, bedenim D vitamini sentezlesin demekle olmuyor. Bunun için açık havaya çıkıp, güneş ışığının deriye yani kola, yüze ya da gövdeye direkt temas etmesi gerekiyor. Ama öte yandan topluma güneş ışığından kaçının uyarısında bulunuyoruz. Öğle saatlerinde gelen dik açılı güneş ışınları kişide cilt kanserine varabilecek sorunlara yol açıyor. Özellikle yaz aylarında, güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkarken mutlaka güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. Fakat D vitamini sentezi güneş koruyucu krem ya da losyonlarla mümkün olmuyor. Bu ürünler gelen ışığı geri yansıttığı için güneş ışığı emilemiyor.

Dolayısıyla güneş koruyucu ürün kullanmadan, sabah 08.00-10.00, akşam da 17.00’den güneş batana kadar günde iki kez, 15 dakika açık havaya çıkmak D vitamini sentezlenmesi için yeterli oluyor.

Kulaktan dolma bilgilerle D vitamini takviyesi alan kişilerde vücutta kalsiyum birikmesi oluşuyor. Bu durum kramplar, ağrıların artması, böbrek taşı, kalp ritim bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Ayrıca kemiklerde şekilsiz toparlaklıklar, büyümeler ve genişlemeler de görülebiliyor

D VİTAMİNİ EMİLİMİNİN ENGELLENDİĞİ DURUMLAR NELER? *

Dr. Kerim Çıkım, bazı durumlar ve bunların görüldüğü kişilerde D vitamini emiliminin engellendiğini belirterek, bu grupları şöyle sıralıyor:

  • 50 yaş üzeri kişiler
  •  Menopoz ve menopoz sonrası kadınlar
  • Güneş görmeyenler
  • Başta bağırsak, kemik erimesi, epilepsi gibi kronik bir hastalığı olanlar
  • Herhangi bir nedenden dolayı kortizon kullananlar
  • Böbrek hastalıkları olanlar

Bu kişilerin hekim tarafından muayene edilip, gerekli tahlillerin yapılması gerekiyor. Böylece gereksinim duyulan dozda günlük D vitamini takviyesi alabiliyorlar. Ancak bulantı, kusma, iştahsızlık, kalp ritim bozuklukları gibi aşırı D vitamini alınmasına dair belirtiler ortaya çıkarsa yeniden hekime başvurulması gerekiyor.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ NASIL HİSSEDİLİYOR? *

HASTALAR HANGİ ŞİKAYETLERLE SİZE BAŞVURUYOR?

Yorgunluk, güçsüzlük, halsizlik, kas ve kemik ağrıları ortaya çıkıyor. Çünkü D vitamini kemik metabolizması için çok önemli. Son dönemde “Çok yorgunum, canım bir şey yapmak istemiyor, oturduğum yerde uyuyup kalıyorum” diyen hastalar da çoğunlukta. Bu şikayetler üzerine aklımıza D vitamini eksikliği geliyor ve kan tahlili istiyoruz. Tahlil sonunda çıkan değerlerin 25-30 olması gerekiyor. Bu miktar düşükse takviye yapılıyor.
Kışın yeteri kadar güneş alamıyoruz. Kapalı yerlerde çalışıyor, sıkı kıyafetler giyiyoruz. Tabii imkanlar ve zamansızlık da bu noktada devreye giriyor. Bu gibi durumlarda hastalara günlük takviyeler öneriyoruz. Yalnız bunların mutlaka bir uzman hekim reçetesiyle alınması gerekiyor. Çünkü hem ilaç hem de gıda takviyesi adı altında birçok form var. İçeriklerinin ne olduğu büyük önem taşıyor. Kulaktan dolma bilgilerle kullanmak kişiye zarar veriyor. Çünkü D vitamini fazla alındığında intoksidasyon yani zehirlenme belirtileri gösteriyor.

HERKES D VİTAMİNİ ALMALI MI? *

Ülkemizin büyük kısmında D vitamini eksikliği olduğu düşünülüyor. Ancak aynı oranda kişide de bu soruna rastlanmıyor. Bu nedenle D vitamini eksikliği olmayan, düzenli beslenen ve güneş ışığından gerektiği gibi faydalanan ya da yapılan tarama sonuçları belirtilen aralıkta çıkan kişilerin takviye almasına gerek yok. Öte yandan kalsiyumun neden olduğu böbrek taşı hastaları ile özellikle safra bağlayıcı ilaç kullananların D vitamini takviyesi alması istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle söz konusu gruptaki hastaların D vitamini takviyesi almak için bir uzmana başvurması gerekiyor.

NOT: D vitamininin ampul formu enjeksiyon ya da içilerek alınabiliyor. Her bir ampul 300 bin ünite D vitamini içeriyor oysa günlük ihtiyacımız sadece 400 ünite. Dolayısıyla her gün bir ampul D vitamini almak vücuda yarardan çok zarar veriyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here