Ana Sayfa Yaşam Diyetinizi gizli açlığa dönüştürmeyin

Diyetinizi gizli açlığa dönüştürmeyin

Diyetiniz başarılı gidiyor, tartı her gün yüzünüzü güldürüyor. Peki, gizli açlık seviyeniz ne durumda? Yorgunluk ve halsizlik şikayetleriniz arttıysa vücudunuz gizli açlık riski taşıyor olabilir.

Hazırlayan: Ruken Akbay Gürtaş

Vücudunuzun birçok vitamin ve minerala ihtiyacı var. Sağlıklı beslenme yerine şok diyetlerle kısa süreli sonuçlar almaya alıştıysanız, vücudunuz ihtiyaçlarını karşılayamayabilir. İşte bu nedenle kronik vitamin, demir, çinko, iyot, selenyum ve hayati önem taşıyan mikro besin öğelerinin yetersizlikleri sonucunda ortaya çıkan soruna “gizli açlık” deniyor. Toplumun beslenme ve sağlıklı yaşam konularında bilinçlenmesine katkı sağlamak hedefiyle çalışmalarını sürdüren Sabri Ülker Vakfı, Almanya’nın Stuttgart şehrinde düzenlenen 4. Uluslararası Gizli Açlık Kongresi’nde “Popüler Diyetler ve Gizli Açlığa İlişkisi” başlıklı bilimsel oturuma ev sahipliği yaptı.

Kongreyi takip eden yayın yönetmenimiz Ruken Gürtaş, Prof. Hans Konrad Biesalski ile gizli açlığın dünyada neden olduğu kritik tablo hakkında görüştü.

Gizli açlıktan korunmak için tek tip yemeyin!
Besin gruplarından herhangi birinin diyetten çıkarılmasının, besin öğesi yetersizliklerine yol açabileceğinin altını çizen Avrupa Gıda Bilgi Konseyi (EUFIC) Genel Direktörü Dr. Laura Fernández Celemín “Günümüz popüler diyetlerinde katı enerji kısıtlaması ve tek tip besin tüketimi, yeterli miktarda enerji ve besin öğesi alımını engelleyerek s
ağlık sorunlarına neden olabilir. Hiçbir gıda tek başına iyi ya da kötü değildir, önemli olan gün içinde tüketilen besinlerin çeşidi ve miktarının toplamıdır. Dolayısıyla gıdalardan korkmak yerine meyve-sebze, tam tahıllar ve doymamış yağlardan zengin, yeterli ve dengeli beslenme hedeflenmelidir” dedi.

Her 9 kişiden 1’i gizli aç
Yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlerle belirti veren vitamin ve mineral yetersizliklerinin dünya genelinde her üç kişiden birini etkilediğine değinen Hohenheim Üniversitesi Biyolojik Kimya ve Beslenme Bölüm Başkanı Prof. Hans Konrad Biesalski, 2030 yılına kadar günlük alınacak enerji miktarının giderek artacağı, buna rağmen gizli açlığın daha sık görülebileceğinin tahmin edildiğini ifade etti. Prof. Dr. Biesalski, “Dünyada yetersiz beslenen insan sayısı 2014’ten bu yana artış göstererek 2017’de yaklaşık 821 milyona yani dünya nüfusunun yüzde 11’ine ulaştı. Dünyada her yıl 807 bin çocuk A vitamini, çinko veya diğer besin öğesi yetersizlikleri yani gizli açlık nedeniyle gelişim bozukluğu yaşıyor. Yetersiz beslenme dünya çapında 5 yaş ve altındaki 19 milyon çocuğu etkiliyor ve her yıl yaklaşık 1,5 milyon kadın ve çocuğun hayatını kaybetmesine neden oluyor. Dünyadaki çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısından yetersiz beslenmenin sorumlu olduğu belirtiliyor. Çocuklarda yetersiz beslenmenin düzeltilmesiyle, her 100 çocuk ölümünden 45’inin önlenebileceği bildiriliyor. Dünyada her yıl, anne karnında iyot eksikliği nedeniyle 8 ila 38 milyon arasında bebek zihinsel gelişim geriliği riskiyle doğuyor. Dünyada 5 yaş ve altında 151 milyon çocuk bodur, 51 milyon çocuk zayıf ve 38 milyon çocuk da fazla kilolu veya obez” dedi.

“Bilim Bunu Konuşuyor ile on binlere ulaşıyoruz”
Popüler diyetlerin sağlığa etkileriyle ilgili onlarca bilginin özellikle sosyal medya kanallarından kamuoyuna ulaştığı gerçeğine dikkat çeken Sabri Ülker Vakfı İletişim Direktörü Selen Tokcan, bilimsel bilginin iletişiminin taşıdığı önemin altını çizdi. Tokcan, bu çerçevede vakfın özellikle sağlık ve beslenme alanlarında yaşanan bilgi kirliliğinin önlenmesi amacıyla hayata geçirdiği ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” aracılığıyla sağlık ve beslenme alanlarındaki bilimsel ve en güncel bilgilerin toplumun hizmetine sunulduğunu ifade etti. Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş da vakfın amacını anlattı: “Bilgi kirliliğiyle mücadelede referans kurum olma hedefimizle, sağlık ve beslenme alanlarında bilimsel bilginin topluma aktarılması için sürdürülebilir projeler hayata geçiriyoruz. Bunu yaparken çalışmalarımızı daha da zenginleştirmek ve güncel tutmak adına tıpkı 4. Uluslararası Gizli Açlık Kongresi gibi sağlık ve beslenme dünyasının nabzını tutan etkinliklerde de aktif bir şekilde yer alarak global bilgiye katkı sağlıyoruz. Şu anda Bilim Bunu Konuşuyor, Beslenme ve Sağlık İletişimi Programı, Yemekte Denge Eğitim Programı, Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi, Sabri Ülker Bilim Ödülü gibi projelerimizle toplum sağlığının geleceği için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Gizli açlık nedir?
Beslenme sadece karın doyurmak olmamalı. Vücut için gerekli besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarlarda almak gerekiyor. Çünkü insan vücudu fiziksel ve mental sağlık üzerinde doğrudan etkili olan ancak sentezleyemediği aminoasitleri ve mikro besin öğelerini, vitamin ve mineralleri besinlerden sağlar. Enerji-protein alımından bağımsız olarak uzun süre yeterli ve dengeli beslenilmediğinde veya kaliteli, sağlıklı ve güvenli besine ulaşılamadığında vücutta bazı komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Tüm bu kronik vitamin, demir, çinko, iyot, selenyum ve hayati önem taşıyan mikro besin öğelerinin yetersizlikleri sonucunda ortaya çıkan soruna gizli açlık deniyor. Hem yetersiz hem de aşırı beslenme durumunda ortaya çıkabilen gizli açlık, kişinin bağışıklık sistemini zayıflatıyor, fiziksel ve zihinsel gelişmeyi önlüyor ve hatta ölümle sonuçlanabiliyor.

Ali Atıf Bir, Dr. Laura Fernández Celemín, Begüm Mutuş, Selen Tokcan, Prof. Hans Konrad Biesalski

Dikkat edin!
• Diyetiniz sağlıklı beslenmeyi esas almalı. Uzun süreli şok ve ani diyetlerden kaçınmalısınız.
• Düşük karbonhidratlı, yüksek yağlı diyetlerde karbonhidrat kaynağı olan sebze ve meyveler ile tam tahılların sınırlı tüketimi beraberinde vitamin, mineral eksikliğini getirebiliyor.
• Aralıklı açlık diyetleri, yine vitamin ve mineral değerlerinde düzensizliğe yol açabileceği sebebiyle konsantrasyonda azalma, modun olumsuz etkilenmesi ve yorgunluk gibi olumsuz yan etkilere de yol açabiliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here