Doğru bilinen yanlışlarla

HIV taşıyıcısı 7 yaşındaki Y.O ;nun okul dramına hepimiz tanık olduk. Neyse ki, sorun mutlu sonla noktalandı ve Y.O arkadaşlarıyla birlikte okumaya başladı. İşte, bu dramla birlikte bir gerçek de ortaya çıktı: Çoğumuz viral enfeksiyonlarla ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Özellikle de kan yoluyla bulaşanlar hakkında!

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2002 yılı verilerine göre, dünyada toplam 42 milyon kişi AIDS hastası. Günümüzde, AIDS hastalarından yaklaşık yüzde 80’inin, virüsü cinsel yolla kaptıkları tahmin ediliyor. Ülkemizde de çok eşli bir yaşam şeklinin benimsenmeye başlaması ve kısa süreli ilişkilerin artmasıyla birlikte, AIDS tüm dünyada olduğu gibi, bizde de tırmanışa geçiyor. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkemizde 1601 kişi AIDS’le mücadele ediyor. Bu rakamlar belki ürkütücü olmayabilir, ancak uzmanlar, verilen rakamın en az 10 katı AIDS hastası olduğu görüşünde hemfikir. Bunun nedeni ise, hastalık hakkındaki yanlış kanı yüzünden pek çok insanın test yaptırmaktan çekinmesi. Hastalığın tam kür elde edilebilecek tedavisi henüz mümkün olmasa da, artık medikal tedavi yöntemiyle; HIV pozitif kişilerin kaliteli ve uzun bir yaşam sürdürmeleri sağlanabiliyor. Ancak, tedavinin kesintisiz ve eksiksiz sürdürülmesi gerekiyor…

 

 

DoĞru bİlİnen yanlışlar:

Günümüzde pek çok kişi, AIDS’in sadece homoseksüel ilişkiyle geçtiğini düşünüyor. Oysa, sanılanın aksine hastalığın yüzde 60’ı heteroseksüel, yani karşı cinsle yapılan ilişkiden geçiyor. HIV, günlük yaşamda, aynı odada bulunma, aynı okulda okuma, aynı havayı soluma ile bulaşmıyor. HIV sağlam deriden geçmiyor. Tükürük, gözyaşı, ter, aksırık, öksürük idrar, dışkı; el sıkışma, deriye dokunma, okşama, kucaklama, yanaktan ve elden öpme, yiyecekler, içecekler, çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon; tuvalet, duş, musluk, yüzme havuzu, deniz, sauna, hamam, sivrisinek ve diğer böceklerin sokması, kedi köpek ve diğer hayvanlarla yaşamak AIDS’in bulaşmasına yol açmıyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here