Doğru yaklaşımla lekesiz cilt

Alnınızın ortasında veya elmacık kemiklerin üzerinde aniden beliren o kahverengi lekeler canınızı sıkmasın. Çünkü uzmanlar her lekenin tedavi edilebileceğini söylüyor. Güneşin bıraktığı hasarı onarmanın şimdi tam zamanı.

Hazırlayan: Deran Çetinsaraç

Cilt lekeleri çeşitli sebeplerden ötürü vücudumuzun farklı yerlerinde oluşabiliyor. Normal cilt renginden daha koyu ve belirgin şekilde oluşan bu cilt lekeleri, özellikle yüz bölgesindekiler aynada bizi rahatsız ediyor. Hatta bu rahatsızlık psikolojik problemlere kadar varabiliyor. Aslında, dert edilen bu lekelerin tedavisi sandığınızdan daha kolay. Erlamer’den Dermatoloji Uzmanı Dr. Erçin Özüntürk, yoğun uğraş gerektiren ancak sonucunda başarının olduğu leke tedavisini anlattı.

Cildimizdeki lekeler kaç farklı şekilde oluşuyor?
Deride üç farklı katman bulunuyor; üst, orta ve alt deri. Bu üç katmanda ayrı ayrı lekeler olabildiği gibi her birinde oluşan lekeler mix yani karma olarak da karşımıza çıkabiliyor. Her katmandaki lekenin tedavisi farklı oluyor. Piyasada leke giderici bir sürü krem var ama tek başlarına iş görebilecek yetenekte değiller. Leke tedavisi yoğun bir tedavi ve yoğun uğraşmayı gerektiriyor.

Güneş lekeleri yüzümüzde en çok hangi bölgelerde ortaya çıkıyor?
Çoğunlukla elmacık kemikleri, alın ve dudak üstünde ortaya çıkıyor.

Lekelerin ortaya çıkmasının sebeplerini sayabilir misiniz?
Pek çok kadın hamilelik döneminde farklı hormonlar salgılar. Salgılanan bu hormonlar lekelerin ortaya çıkmasını engelleyen hücreleri baskılar, çalışmaz hale getirir. Bu yüzden lekeler hamilelikte ortaya çıkar. Kadınların özellikle dudak üstü bölgelerde kullandığı ağdalar. Ağdanın içerisindeki maddeler kıl köklerine yapışarak leke oluşturuyor. Kadınların kesinlikle yüz bölgesinde ağda tercih etmemesi gerekiyor. Kullanılan şampuanlar da leke oluşturan sebepler arasında yer alıyor. Saçınızı yıkayıp banyodan çıktığınızda aslında şampuanın bir kısmı yüzünüzde kalıyor ve içeriğindeki bazı maddeler güneşe çıktığınızda leke oluşumuna sebep olabiliyor. Son olarak parfüm sıkmak da leke oluşumuna zemin hazırlayan etkenler arasında. Parfümünüzü teninize değil, kıyafetlerinize sıkmanız büyük önem taşıyor.

Ağda yerine iple veya cımbızla aldırma tercih edilebilir mi?
Öncelikle kimyasal madde içeren ağda gibi ürünlerle tüylerin kesinlikle alınmaması gerekiyor. Ağda işleminde görünen tüyler çekilmek surtiyle alınıyor ancak kıl kökleri yerinde duruyor. Bu çekme işlemi sırasında kıl köklerinin yanında bulunan boya hücreleri de etkileniyor ve salgı yapıyor. Bu salgı da güneşi gördüğü zaman deriyi boyuyor. Dolayısıyla benzer etki cımbız veya iple alma işlemi için de geçerli.

Peki bu etki yıllar sonra bile oluşabiliyor mu? Yani dudak üstüne ağda yaptırıp, beş yıl sonra leke olma ihtimali var mı?
Tabii ki var, leke her an ortaya çıkabiliyor. İster açık tenli olun, ister koyu, yüzünüze ağda gibi uygulamalar yaptırtmayın. Lazer teknolojisi sayesinde epilasyonda iyi sonuçlar elde ediliyor. Tabii lazer epilasyonda da her cihaz yüzde kullanılmıyor, kişinin çok iyi seçim yapması gerekiyor.

Leke oluşumunu önlemek için neler yapmak gerekiyor?
Saat 10.00-16.00 arası güneşe çıkılmasını önermiyoruz. D vitamini alacağım diyorsanız, elinizi beş dakika güneşe tutmanız yetiyor.

Güneş kremini nasıl seçmek gerekiyor?
Güneşten koruyucu faktörün 30 olmasını öneriyorum. 30’dan fazla faktörlü bir kremde çok daha fazla kimyasal madde bulunuyor anlamına geliyor. Krem seçerken deriyle iyi uyuşmasına, suda yok olmamasına, belirli bir süre etkisini sürdürebilmesine, güneşin hem UVA hem de UVB ışıklarından koruyabilmesine ve herhangi bir alerjik yapı oluşturmamasına dikkat edebilirsiniz. Son olarak güneş kremlerini belirli aralıklarla tekrarlamak gerekiyor. Sabah evden çıkmadan 15-20 dakika erken sürmeniz de etkisinin ortaya çıkması için önemli bir faktör.

Dışarı çıkmıyorsak krem sürmemize gerek yok, değil mi?
Aslında var. Güneş ışığının etkinliği, pencere camından 70 cm derinliğe kadar devam ederek geçiyor. Eğer siz pencere yakınında oturuyorsanız güneşin zararlı etkileri üzerinizde hasar bırakabiliyor. Veya pencere kenarında oturup çalışıyorsanız yine bu etkiden nasibinizi alabiliyorsunuz.

Bu lekeler en fazla hangi yaş aralığında ortaya çıkıyor?
Genellikle seksüel olgunluk evresi yani 13-14 yaş itibarıyla her yaşta lekeler ortaya çıkabiliyor. Erken yaşta yatkınlığı varsa yaş ilerledikçe leke görünür hal alıyor.

Leke tedavisinde uygulanan ve etkinliği olan en yeni yöntemler neler?
Leke tedavisinin değişmeyen ilk kuralı korumak! Sonra varolanı tedavi etmeye çalışıyoruz. Lekeleri parçalayarak vücuttan taşıyan hücreler vasıtasıyla sisteme katıp, dışarı atmak esasına dayalı bir tedavi yöntemi uygulanıyor. Peeling işlemiyle deriyi soyma yapılıyor. Kimyasal ürünler kullanılıyorsa kimyasal peeling deniliyor. Bitkisel, mekanik ve ışık sistemlerinin kullanıldığı fiziksel peeling gibi çeşitleri de bulunuyor. Kimyasal peeling’in içerisinde farklı asitler kullanılabiliyor. Bunların içerisinde süt asidi, trikolarik asit, AHA, betahidroksi asitler olabiliyor. Bitkisel peeling’in içerisinde ise at kuyruğu ektresi leke tedavisinde favori olarak gösteriliyor.

Peeling işleminin yanı sıra tedavide yardımcı başka uygulamalar da var mı?
Cildimizde bulunan bazı maddeler belli yaşa ulaşıldığı zaman eksilmeye başlıyor. Cilt yaşlanması denilen bu hadisenin başlangıcı 25 yaş olarak kabul ediliyor. Derinin genç olmasını sağlayan madde olan kolajenin yapısında bir bozukluk ortaya çıkıyor. Dolasıyla kolajenin yapısını koruyacak önlemler alınırsa daha sağlıklı yaş alınıyor. Günümüzde ağızdan alınan kolajenler mevcut. Takviye olarak hazırlanan kolajenin de farklı kaynakları olabiliyor. Sığırlardan alınan kolajenin yanı sıra denizde yaşayan canlılardan alınan kolajenler de bulunuyor. Takviye kolajenler leke tedavisi sırasında belirli bir süre kullanılırsa çok büyük fayda sağlayabiliyor. İlk üç ay her gün bir adet, dördüncü ay itibarıyla haftada iki adet içmek suretiyle toplamda beş ay alınması tavsiye ediliyor. Beşinci aydan sonra kesmek gerekiyor. Ağız yolunun yanı sıra enjeksiyon yoluyla verilen kolajenin de katkısı büyük.

Son dönemde çok fazla markanın kolajenli kremlerini görüyoruz, bunların etkinliği var mı?
Derinin bir maddeyi içine alabilmesi için gözeneklerin açılıp sonra tekrar kapatılması suretiyle maddenin içeride hapsolması gerekiyor. Bir krem bunu tek başına yapabilir mi sizce? Tabii ki yapamaz. Kremler sadece yüzeyde kalabiliyor. Dolayısıyla tedavi sırasında belirli derinliğe ulaşabildiğimiz iğneler aracılığıyla bu maddeleri zerk ediyoruz. Yapılan bu işlemler nem aşısı, matrix aşısı veya kolajen aşısı olarak adlandırılabiliyor. Bazen de ciltte nemlenmeyi sağlayan hyalüronik asit denilen bir maddeyle karışım yapılarak verilebiliyor. Bir de PRP uygulamasıyla kişinin kanı alınıyor, çökeltiliyor ve bu çökeleğin üstte kalan kısmı derisine enjekte edilerek tedavi sağlanıyor. Trombosit denilen kan hücreleri damar içerisinde pıhtılaşmayı önlüyor. Damar dışına çıktıkları zaman enjekte edildikleri yerlerdeki hücreleri uyarıyorlar. Büyüme hormonu gibi maddeler salgılıyorlar veya büyüme hormonunun salgılanmasını teşvik ediyorlar. Böylece deriyi gençleştirmede, lekelerin açılmasında olumlu etki sunuyorlar.

Tedavi boyunca ve sonrasında yapılması gerekenler neler?
Tedavi boyunca kişinin kendisini mutlaka güneşten koruması ve leke oluşumuna zemin sağlayan hareketlerden kaçınması gerekiyor. Sonrasında ise mutlaka belli aralıklarla doktoruna gözükmesi… İhtiyaç duyulduğu an tedavide kullanılan işlemlerin tekrarlanması söz konusu oluyor.

Tedavi edilemeyecek bir güneş lekesi var mı?
Yok, her leke tedavi edilebiliyor. Kimisinde tedavinin sonuca ermesi üç ay, kimisinde iki ay sürüyor.

Kadınların ten renginin güneş lekesi üzerinde etkisi var mı?
Deriye rengini veren yani pigment üreten hücreler melanositler öyle yapılardır ki, derinin üstle orta tabakasında varolan çizgide yer alırlar. Her 100 tane hücrenin içerisinde belirli sayıda boya yapan hücre bulunuyor. Bu boya yapan hücrelerin sayısı 7-10 arasında ise siyahi insanlar oluşur. Yani bu sayı ne kadar düşerse kişinin ten rengi o kadar açılır. Üçe düştüğü zaman buğday tenli insandan bahsederiz; üçün altına indiği zaman da sarışın veya beyaz tenli insanlar. Beyaz tenli insanların leke yapma riski, o hücreler az olduğu için daha düşük oluyor. Demek ki buğday ve daha koyu tenli ciltlerin lekesi kaçınılmazdır ve kötü lekelerdir. Üstelik bu lekelerin çözümü zor leke sınıfına giriyor. Beyaz tenlilerde leke oluyor mu? Tabii ki ama onlarda derin lekeden ziyade üst deride yerleşen lekeler oluyor.

Tedavide lekenin yerleşim yerinin nasıl bir etkisi var?
Üst deride yerleşen lekeler daha kolay tedavi ediliyor. Leke derine indikçe tedavisi güçleşiyor. Hani bizde bir laf vardır: “40 yıl sırtında taşırsın, senden iyisi yoktur. Bir gün indirirsin, senden kötüsü yoktur.” Leke de böyle bir şey; uğraştığınız sürece iyidir, uğraşmadığınız sürece kendini yeniler. Geçecek, ömür boyu bir daha olmayacak demek, yanlış olur.

Evde leke tedavisine destek olarak yapabileceğimiz şeyler var mı?
Krem sürerken ellerinizin işaret parmaklarını kullanmayın. Orta, yüzük ve serçe parmağınızı kullanarak kremlerinizi sürmelisiniz. İşaret parmağını çok fazla kullandığımız için zamanla çizgilerinde tahribatlar oluyor. Bazen o tahribatlar cildinize temas ettiğiniz zaman çizilmesine ve lekelenmesine yol açabiliyor. Lekelenmenin bir sebebi de işaret parmaklarının kullanılmasıdır. Yüzde kedi tırmığı hiçbir zaman tedavi edilmez. Öyle bir tahriş eder ki cildi, ciltte belirli hücrelerde atrofi denilen hadise oluşur ve kötü bir iz kalır. Evde kendi imkanlarınızla da peeling yapabilirsiniz. Ekşimiş sütün üzerinde oluşan kaymakta laktik asit vardır, eskiden kadınlar bununla peeling yaparlardı. Limon, ananas, portakal gibi meyvelerde de asit olduğu için soyucu etkisi bulunuyor. Evde yapsanız dahi peeling işlemini sık yapmamakta fayda var. Bir hafta ya da 15 gün arayla yapılması uygun oluyor. Deri kendisini 28 günde bir yeniler. Yani yeni doğan hücreler derinin üst tabakasına çıkıp ölene kadar 28 gün geçer. Bu döngüye epidermal yenilenme süreci deniliyor. Ve ölü hücrelerin atılmasına yakın eğer kese yaparsanız siyah kir gibi ölü hücreler çıkar. Eğer beyaz çıkarsa da anlayın ki henüz hücrelerin döngüsü gelmemiş.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here