Duygusal Taciz mi, Değil mi?

Partneriniz ayağınızı yerden kesen jestler yapıp, sonrasında yokmuşsunuz gibi davranıyorsa, her fırsatta eski ilişkilerini anlatıp size sürekli iğneleyici laflar ediyorsa; duygusal tacize uğruyor olabilirsiniz! Klinik Psikolog Sinem Demir, duygusal tacizin nedenlerini ve çeşitlerini sizler için anlatıyor…

FUNDA ÇATAR – İLLÜSTRASYON: NACİ KOÇ

Ya çok ilgili ya çok ilgisizdir

Her kadın gibi sizin de başınıza mutlaka gelmiştir. İlgi duyduğunuz ve tavırlarıyla onun da sizden etkilendiğini fark ettiğiniz bir erkek, aniden tam tersi tepkiler verebilir. 'Duygusal taciz' adı verilen bu sorunda, beğendiğiniz erkek aşırı ilgi ile aşırı ilgisizlik arasında gider gelir. Size ve ilişkiye dair verdiği mesajlar da oldukça tutarsızdır: Örneğin 'Seninle uzun süreli bir ilişki yaşamak' veya 'Seninle evlenmek istiyorum' der, sonra hiçbir neden yokken bu fikrinden vazgeçer. Veya, sizi çok beğendiğinden bahsederken aniden 'Beğendiğim kadın tipi sana benzemiyor' diyerek tam aksi bir cümle kurar. Bir gün 'Evlilik ancak seninle olur' diyerek ayaklarınızı yerden keserken, ertesi gün 'Evlensem bile bu seninle olmaz' veya 'Ayrılalım' diyerek çark eder.

Eski aşklarını anlatır durur

Duygusal tacizde, hayali veya gerçek 'diğer' kadınlar sıklıkla gündeme gelir: Size sık sık beğendiği kadınların fiziksel özelliklerinden bahseder. Tabii bu kadınların sizin fiziğinizle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Daha önceki ilişkilerindeki olumlu duygu veya anılarını gündeme getirmekten de büyük bir haz duyar. İlişkinizde yaşanan bir sorunu dile getirdiğinizde de yanıtlar genellikle hep aynıdır: 'O zaman eski sevgiline dön', 'Yeterince tecrübelisin ki ilişkimize dair bu kadar fikir üretebiliyorsun', 'Ben daha önceki ilişkimin kıymetini bilmemişim' gibi.

Aşağılayıcı şakalarla ezmeye çalışır

Kimi ilişkilerde şaka yollu eleştiriler ilgi ifadesi olabilir ki bu da bir iletişim şekli aslında. Duygusal tacizde ise eleştiri ve şakalarda daima bir 'aşağılama' vardır: Yalnız oluğunuzda veya başkalarının yanında; iğneleyici ve aşağılayıcı laflar söylemek, sözel olarak veya bakışlarla azarlamak, sizi tamamen görmezden gelmek veya sürekli eleştirmek bu kişilerin en sık başvurdukları yollar. Örneğin, hiç samimi olmadığınız insanların yanında, sizden 'Bu da zaten…' ile başlayan ve aşağılayıcı nitelemeler içeren cümlelerle bahseder. Çok güzel bir fiziğe sahip olsanız bile ne yapar eder, kusur bulmakta gecikmez: 'Karnın da senden önde gitmeye başlamış', 'Denize düşsen, artık batmazsın, emin ol'. Sizin bu aşağılayıcı 'esprilerden' rahatsız olduğunuza dair mimiklerinizi görmezden gelmeye de devam eder. Siz de birlikte kendinizi genellikle 'dayak yemiş gibi' ve 'yalnız' hissedersiniz. Bu sıkıntınızı ifade etmeniz de sorunun tekrarlanmasına maalesef engel olamaz.

Haberin devamı 2009 Haziran sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here