Ana Sayfa Röportaj Ece Vahapoğlu formunu nasıl koruyor?

Ece Vahapoğlu formunu nasıl koruyor?

18 yaşından beri sağlıklı yaşamın peşinde…
Düzenli yaşamı, dengeli beslenmesi ve spor ritüeliyle çevresindekilere ilham kaynağı olan Ece Vahapoğlu Alpay için sağlıklı yaşam yeni bir alışkanlık değil!

Röportaj: Elif Gürsoy
Fotoğraf: Murat Sargın
Styling: Tülin Demir
Makyaj: Hatice İmer (Mac Cosmetics)
Saç: Suat Ürün

Onu, aktif olarak kullandığı Instagram hesabında, kimi zaman sağlıklı bir kahvaltıyla, kimi zaman fitness ya da yoga eğitmenliği sınıfında, bazen de dünyanın bir ucundaki seyahatinde görüyoruz. Bir yandan da geçen yıl kurduğu fit21 spor giyim markasıyla ilgili işlerin peşinde koşarken ya da kalabalık bir gruba egzersiz yaptırırken… “Spor ve sağlıklı beslenme hayatının bir parçası” dersek yalan söylemiş oluruz, çünkü bir parçasından öte, hayatının ta kendisi… Düğününde bile nikah şekeri yerine ceviz dağıttı. Tempolu hayatında hem işe, hem spora hem de özel hayatına nasıl zaman ayırdığını hayal etmek bile güç. Ama o bunu en iyi şekilde başarıyor ve tüm puanları topluyor! Gerçekleştirdiğimiz çekimle, çalışkanlığını her fırsatta takdir ettiğimiz sertifikalı wellness, pilates ve yoga eğitmeni Ece Vahapoğlu Alpay’ın hayatındaki son gelişmelerden haberdar olmuş olduk.

Disiplinli bir spor ve beslenme hayatını benimsediğinizi iyi biliyoruz. Sizi bu yaşama böylesine bağlayan etkenler neler?
Sanırım her konudaki mükemmeliyetçi yapımdan kaynaklanıyor. Üniversite yıllarımdan beri bu düzenin içindeyim. Okul zamanında da diğer öğrencilere göre erken yatıp erken kalkıyordum, egzersiz yapıyordum. Yurt dışında okurken harçlığımdan spor salonu üyeliği için bir miktar ayırıyordum. Yiyecek alışverişlerim hep bilinçli ve sağlıklıydı. İyi ve örnek insan olmayı seviyorum. Sağlıklı yaşamayı uzmanlaşarak öğrendikçe, geri dönüşlerini olumlu yönde aldıkça daha da motive oluyorum. Beni takip edenlerden, çevremden güzel tepkiler aldığım için çok daha hevesliyim. Kaldı ki benim her an fit olmam gerekiyor. Çünkü kendi spor giyim markamı yarattım. Markanın yüzü ben olduğum için örnek teşkil etmem şart. Ayrıca hem özel markalar hem devlet kurumlarıyla çalışıyorum. Sporu topluma yaymak için uğraşıyorum.

Etrafınızda sağlıklı yaşam ve spor aktivitenizi abarttığınızı düşünenler oluyor mu? Onlara karşı kendinizi nasıl savunuyorsunuz?

Sadece tanımadığım ve beni takip edenler değil, yakın çevremde de bu düşünceye sahip insanlar var. Kaslarımla ilgili çok fazla olumsuz tepki almıyorum çünkü zaten aşırı kaslı değilim. Belirgin bir kas yapım ve fit bir görünümüm var. Benim istediğim fit olma seviyesi de bu zaten… Yağ oranım yüzde 18. Ne çok düşük ne fazla. Çevremdekiler bana genelde; erken yatmam, gün doğarken koşuya çıkmam ve sosyalleşme ortamında yediklerime, içtiklerime dikkat etmem konusunda takılıyor. Beni böyle benimsedikleri ve kararlı tutumumu sürdürdüğüm için de bu aramızda espri konusundan öteye gitmiyor artık. İnandığım doğruları savunarak yaşıyorum. Şimdi neredeyse hepsi alıştı. Diğer yandan, sosyal medya mecralarımda çok az bir kilo artışım olsa “Aa, biraz kilo mu aldınız?” diyecek bir kitle de var mesela. Tam tersi “Çok zayıfladın kilo al…” diyen de oluyor. Herkesi memnun edemezsiniz. Benim çok kilo almak gibi bir lüksüm yok. Bu işi profesyonel bir şekilde devam ettiriyorsam, örnek davranışlar sergilemem, fit olmam ve kaliteli, dingin bir zihin sunmam gerekiyor. Bu açıdan baktığımda yorumlara çok da kulak asmamam gerektiğini anlıyorum.

Ece Vahapoğlu hiç mi tatlı kaçamaklar yapmıyor?
Dikkatliyim ama tatlı yemeyi severim. Böylesine ciddi ve profesyonel spor yapmaya başlamadan önce, spor yaptığım süreçte arada tatlı da yiyordum. Ama ne zaman şekeri hayatımdan çıkardım, daha fit oldum. Bitter çikolatayı çok severim. Evde, dünyanın çeşitli yerlerinden getirdiğim çikolatalarım var. Hurma da çok severim. Ama kaçamak istediğim zaman trileçe veya İtalya’ya gittiğimde tiramisu maceram oluyor. Kendimi çok sıkmıyorum yani. Genel olarak yüzde 80’e, yüzde 20 dengeli beslenme kuralını uyguladığım için sıkıntı yaşamıyorum. Yani çoğunlukla sağlıklı beslenip, arada kaçamak sayılan isteklerimi yiyorum. Zaten stres altında, katı kurallarla devam ettirilen beslenme planının çok sağlıklı etki yaratacağını düşünmüyorum. Ben sağlıklı besinleri tüketmekten keyif alıyorum. Somon, kinoa, kereviz ve meyve yemek hoşuma gidiyor.

Hareketsiz kaldığınız, canınızın spora gitmek istemediği bir gün olmuyor mu?
Ben sporla çok kolay motive olabiliyorum. Spor yaptıkça enerjim artıyor. Çok yorgun hissettiğimde bedenimin bana bir mesaj verdiğini düşünerek biraz dinleniyorum. Evde sadece esnetme hareketleri yapıyorum. Bu konuda kocamın tutumu bana fayda sağladı. Çünkü o canı istediğinde spor yapıyor. Bana da ilişkimiz boyunca “Ece, canın spora gitmek istemiyorsa gitme” dedi. Birkaç kez onu dinledim ve daha rahat ettim. İlk başlarda vicdan azabı çekiyordum ama sonra kendi kendime “Evet, her gün spor yapmak zorunda değilsin” demeye başladım.

Kilonuzu iyi koruyorsunuz ama bazı zamanlar kontrol dışına çıktığını fark ettiğinizde durumu nasıl toparlıyorsunuz?
Balayında kilo aldım! Çünkü pek dikkat etmedim. Bir hafta boyunca İtalya’daydık. Bizim için özel bir zamandı. Beraber yedik, içtik. Ben yine de menüden genelde sağlıklı alternatifleri seçtim. Mesela bu çekim balayından hemen sonra gerçekleşti. Arada çok kısa bir süre olduğu için gelir gelmez sıkı bir beslenme ve egzersiz düzenine geçtim. Her gün ciddi spor yapıp, bolca ter attım. İstediğim sonuca ulaştım ve hemen toparlamış oldum. Kontrol kaçtığında daha hafif beslenerek ve bol sıvı tüketerek dengeliyorum. Ve çok yavaş çiğniyorum.

Fit olma anlayışınız nedir? Kimler fit kadındır size göre?
Fitlik deyince aklıma, enerjik ve dişlerini göstererek gülen hafif kaslı bir kadın geliyor. Evet, bu kadın kaslı ama kadınsı hatları da var. Çok sıska ya da aşırı kaslı değil. Her bedenin kendine has bir fitliği olabilir. Yuvarlak kadınsı hatlar ama sıkı vücut benim fit anlayışıma girer.

Bir süre önce yoga eğitmeni oldunuz. Herkes için spor federasyonu’ndan hem antrenörlük belgesi, hem de özel eğitim aldınız. Sizi yoga yapmaya ve eğitimini almaya götüren yoldan bahsedelim…
Beş senedir yoga yapıyorum. Küçük grup derslerine giriyorum. Fitness egzersizi yaptığım ve koştuğum dönemlerde, yoga ve pilatesle esneklik sağlamaya çalışarak, bedenimi dengeliyordum. Bir gün koşuyorsam, ertesi gün mutlaka pilates yapıyordum. Ya da ağırlık çalışıyorsam, sonrasında yoga yaparak esnekliğe odaklanıyordum. Yani uzun süredir yoga hayatımda var. Fark ettim ki limitlerimi zorlayıp, her gün bedenimi yorana kadar egzersiz yapmama gerek yok. Kendimi fazla yorduğumu gördüm. Fitness ve koşuya göre pilates ve yoga beni daha az yoruyor. Görünmeyem farklı kas gruplarını da çalıştırdığını bildiğim için yogaya daha fazla yoğunlaşmaya başladım. Bu süreçte zihinsel olarak daha fazla yumuşadım. Stresli ve koşturmacası bol bir hayatım var. Yogayla birlikte bu tempoyu hafifletiyorum. Vücudumu esnetme ve zihnimi dinlendirmeye çok yardımcı oluyor. Yoga eğitmenliğini de ilişkimin evliliğe dönüşmesi ve gelecekte çocuk sahibi olma fikri tetikledi. Altı aydır hocalık eğitimi alıyorum; Herkes İçin Spor Federasyonu’ndan da belgemi aldım. Çocuk sahibi olmadan önce, hamileliğimde yoga ve nefes egzersizleri yapmak istiyorum. Kendimi ve çocuğumu hazırlamak istiyorum. İlk başta tabii kendime, sonra başkalarına da faydam dokunsun. Hamile yogası ve sporunda uzmanlaşma yolundayım. Evlendim, çalışmaya devam ediyorum. Çocuk doğurduğumda da çalışacağım. Bugüne kadar insanlara fit görüntüm ve sağlıklı yaşam düzenimle örnek oldum. Anne olduktan sonra da fit bir anne olarak örnek olmak istiyorum.

Çocuk sahibi olma isteğini ilk ne zaman hissettiniz?
Son bir sene içinde, evlilik planlarıyla beraber oluşmaya başladı. Ne kadar küçük görünsem de 40 yaşındayım ve artık çocuk sahibi olmak istiyorum.

Ece Vahapoğlu’nun çocuğu nasıl yetişecek? Kaç yaşındayken, hangi spor dallarıyla iç içe olmaya başlayacak mesela?
Sağlıklı, sportif olmasını çok isterim ve bu yönde seçenekleri sunarım. Sonrasında neye karar verirse, neyi severse o olur. Yeteneğine ve yatkınlığına göre kendine en uygun olanı zaten seçebilecek. Sadece sevdiği şeyi yapmasını isterim. Başka bir şey için zorlayamam. Ama ailece koşmayı, küçüklüğünden itibaren yoga ve nefes egzersizleriyle haşır neşir olmasını çok isterim.

Yogayla birlikte kendinizde neLERİ keşfettiniz?
Bir şeyleri çok fazla zorlamamak gerektiğini, herkesin farklı olduğunu, kimsenin kimseden iyi olmadığını fark ettim. Bir yarış yok, rekabet yok. Sadece kendini olduğu gibi kabul edip, yalnızca kendinin en iyisi olmak için çabalayabilirsin. Barış ve huzur dolu bir aktivite yoga… Daha fit ve esnek hissediyorum.

Geçtiğimiz ay dünyaevine girdiniz. Oldukça güzel ve fit bir gelin oldunuz. Nasıl gidiyor evlilik?
Sevdiğin kişiyle evlenmek, onunla vakit geçirmek, nerede buluşacağız sorusunu sormadan evde görüşebilmek harika! Biz üç senedir beraberdik ve altı aydır beraber yaşıyorduk. İkimiz de titiziz, ev düzenimiz benzer. Bazen farklı hayat görüşlerimiz olsa bile ortak paydada buluşabilmeyi öğrendik. Evlilik bana rahat geldi. Düğün telaşı biraz stresliydi ama evlenince çok rahatladık. Daha sağlam bir düzenimiz oldu. Huzurumuz arttı.

Yakın geçmişte spor giyim markanız fit21’i kurdunuz. Nasıl gidiyor, her şey istediğiniz gibi ilerliyor mu?
İşte o benim ilk bebeğim! Uzun süren altyapı çalışmalarıyla marka oluştu. Her konuda olduğu gibi fit21’de de profesyonel başladım. Koleksiyon, üretim, çevre dostu ambalaj, fiyat politikası, web sitesi, satış ağları, stok yönetimi ve hızlı büyümemizle birlikte yazılıma bile geçmemiz çok detaylı bir süreç. Ürünler çok sevildi ve ürün çeşitleri genişliyor. Ben bir sporcu olarak ne kullanmak istiyorsam ve neyi bulamıyorsam, kendi markamda yer veriyorum. Yerli üretimle hem kalite hem de uygun fiyat sunuyoruz. Haznesi olan su matarası, şık taytlar, spor çantaları, kaydırmaz mat ya da kompresyonlu koşu çorabı gibi… Ürettirdiğim her ürünün en iyi malzemelerden oluşmasına özen gösteriyorum. Renklerin enerjisine çok inanıyorum. Fit21 tasarımlarında da sık sık canlı renkleri kullanıyoruz. Uygun fiyatlı olmasına özen gösteriyorum. Ürünler o kadar uygun fiyatlı ki sezon indirimine bile girmiyor bile!

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here