Ana Sayfa Sağlık Erkeğe bağlı kısırlık nedenleri ve erkek kısırlığının tedavisi

Erkeğe bağlı kısırlık nedenleri ve erkek kısırlığının tedavisi

Kısırlık (infertilite) nedenleri kadına bağlı, erkeğe bağlı, hem kadına hem erkeğe bağlı ya da açıklanamayan nedenler olarak sınıflandırılır. Erkeğe bağlı olan kısırlık nasıl anlaşılır? Kısırlığın nedenleri nelerdir? Erkek kısırlığının tedavisi nasıl yapılır? Cevabını öğrenmek istediğiniz tüm soruları, Prof. Dr. Erkut Attar yanıtladı.

İnfertil çiftlerin yaklaşık yüzde 35’inde kadın faktörüne erkek faktörü eşlik ederken, yaklaşık yüzde 10’unda saptanabilir tek neden erkek kaynaklıdır. 

ERKEKLERDE KISIRLIK NASIL ANLAŞILIR?  *

İnfertilitesi olan erkeklerin bir kısmında oligozoospermi, yani ejakülattaki sperm sayısının normal kabul edilen aralığın altında olması, ya da azospermi, yani ejakülatta sperm bulunmaması sorunu varken; bazı infertil erkeklerde sperm sayısı normal saptanmaktadır. İnfertil erkeklerin yüzde 80’inden fazlasında sperm konsantrasyonu düşük, kalitesi kötü, hareketi az (astenozoospermi) ve /veya anormal morfolojisi olan sperm sayısı normalden fazladır (teratozoospermi). Az sayıda infertil erkekte ise normal sperm konsantrasyonlarına rağmen, kalite kötü olabilirken; nadiren sperm sayısı, morfolojisi ve hareketi tamamen normal olabilmektedir.

ERKEK KISIRLIĞININ NEDENLERİ NELERDİR? *

Erkekte infertilite, testiste sperm üretiminin yetersiz olması, üretilen spermlerin yetersiz fonksiyon göstermesi, spermlerin vücut içinde taşınmasını sağlayan yollarda tıkanıklık olması gibi nedenler ile ortaya çıkabilmektedir. Kronik hastalıklar ve endokrin bozukluklar, genetik sorunlar, doğumsal problemler, geçirilen enfeksiyonlar, travma, varikosel (testis etrafonda dilate venlerin varlığı) ve cerrahi operasyonlar da infertiliteye yol açabilmektedir.

İnfertil erkeklerde çocuk sahibi olamamak dışında bir şikayet yaşanmayabilir. Ancak bazı erkeklerde seksüel fonksiyon bozuklukları (örn. ereksiyon ya da ejekülasyon problemleri, cinsel isteksizlik), testiküler bölgede şişlik, kızarıklık, ağrı, tekrar eden solunum yolu enfeksiyonları, koku alamama, anormal meme gelişimi (jinekomasti), saç ya da vücut kıllarında azalama gibi kromozomal ya da hormonal sorunlara işaret eden bulgular görülebilmektedir. Değerlendirmede detaylı öykü ve fizik muayene ile semen analizi yapılması gerekmektedir. Bunun yanında ihtiyaç duyulduğunda hormon testleri, aksesuar bez ve kanallara yönelik görüntüleme ve genetik testler de yapılmaktadır.

YUMURTA GENÇLEŞTİRME PRP YÖNTEMİ NEDİR? KİMLERE UYGULANIR?

ŞİDDETLİ OLİGOSPERMİ VE AZOSPERMİ NEDİR? *

Ejakülatta (meninin/semenin dışarı atılması/boşalma) çok az sperm olması ya da hiç sperm olmaması durumudur. Buna, testiste sperm üretiminin olmaması, taşıyıcı kanalların gelişmemesi ya da tıkanıklığı, genetik hastalıklar (Y kromozomu problemleri, Klienfelter), enfeksiyon, travma, kemoterapi, radyoterapi ya da kistik fibrozis hastalığı sebep olabilmektedir. Azospermisi ya da şiddetli oligospermisi olan hastalarda FSH, LH, testosteron gibi bazı hormon testleri, genetik analizler ve ejakülatuar kanalların görüntüleme yöntemleri ile değerlendirilmesi gerekmektedir.

VARİKOSEL NEDİR? *

Testisleri boşaltan damarlardaki şişlik ve varis benzeri oluşumlardır. Erkek kısırlığında düzeltilmesi mümkün olan nedenler içinde en sık varikosel yer almaktadır. Nedeni tam olarak bilinmese de, testiküler bölgede ısı regülasyonunun yani ısı dengesinin bozuk olması ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Üroloji uzmanının yapacağı değerlendirme ve skrotal doppler ultrasonografiyle tanı konur. Cerrahi müdahale ile sperm sayı ve fonksiyonunda düzelme sağlanabilir.

İLERİ YAŞTAKİ KADINLARDA TÜP BEBEK BAŞARISINI ARTTIRAN YÖNTEMLER NELERDİR?

ERKEĞE BAĞLI KISIRLIKTA TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR? *

Erkek infertiltesi tedavisinde öncelikle altta yatan tedavi edilebilir bir durum varsa düzeltilmelidir. Yaşam tarzı değişiklikleri, stres faktörlerinin azaltılması, düzenli beslenme, kilo kaybı, sigara ve alkol kullanımının bırakılması önerilmektedir. İlaç tedavisi temel olarak hormonal eksikliklerde kullanılmaktadır.

Ejakülatta sperm sayısı 10 milyonun üzerinde ve morfolojide şiddetli anormallik yoksa inseminasyon önerilebilir.Bu yöntemde sperm ölü hücreler ve toksik maddelerden arındırılarak bir kateter aracılığı ile serviksten içeriye verilmektedir. Bu yöntem ile gebelik şansı yüzde 10-15 arasındadır. İnseminasyonun uygun olmadığı ya da başarısız olduğu durumda in vitro fertilizasyon (IVF) uygulanmaktadır. IVF’ten farklı olarak spermlerin kendi hareketleri ile değil, mikroskop altında seçilerek yumurtaya yerleştirilmesi işlemi ise intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) olarak adlandırılır.

Ejakülatta sperm olmayan non-obstruktif azospermi hastalarında testislerden sperm cerrahi olarak elde edilir. Anestezi altında yapılan bu işleme TESE adı verilmektedir. Y kromozomunun genetik analizinde Azf A bölgesinin tam noksanlığında, Azf B bölgesinin tam noksanlığında ya da Azf A,B ve C bölgelerinin üçünün de noksanlığında sperm yapımı mümkün değildir. Bu nedenle bu hastalara TESE uygulanmamaktadır. Obstrüktif azospermi durumunda ise TESA yöntemi ile sperm aspirasyonu yapılmaktadır.

Sperm dondurma da tıpkı oosit (yumurta) dondurma işleminde olduğu gibi, spermlerin daha sonra kullanılabilmesi amacıyla korunmasını sağlayan bir yöntemdir. Spermler doğru şekilde saklandığı sürece uzun yıllar canlılığını koruyabilir. Kanser tedavisi öncesi, cerrahi öncesi, infertilite tedavisi gören ancak gerektiğinde sperm örneği veremeyen kişiler ya da düşük sperm sayısına sahip hastalarda sperm dondurma işlemi uygulanabilmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER İÇERİKLER

35 YAŞINDAN SONRA HAMİLELİK VE ANNE OLMAK İÇİN PÜF NOKTALARI

İŞTE 8 ÖNEMLİ HAMİLELİK BELİRTİSİ

GEBELİK NASIL HESAPLANIR? KAÇ HAFTALIK HAMİLEYİM?

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here