Erkeklerin peşini bırakmayan hastalıklar

GÜÇLÜYÜM, KUVVETLİYİM, HİÇ HASTALANMAM DEMEYİN. ERKEKLERDE SIK GÖRÜLEN HASTALIKLARI, BELİRTİLERİNİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİNİ MERCEK ALTINA ALDIK…

VARİKOSEL
Yapılan araştırmalar Türkiye’deki erkeklerin yüzde 15’inde varikosel saptandığını gösteriyor. Bu hastalık, kısırlık sorunu ile doktora başvuranların ise yaklaşık yüzde 40’ında görülüyor. Tedavi edilmediğinde kısırlığa neden olan varikoselde, testislerdeki sıcaklık artışı ve toplardamardaki kanın geri dönmesi sperm sayısını etkiliyor. Bu durum sperm üretimini bozarak döllenme imkanını azaltıyor. 20-30 yaşlarında ve genellikle bekârlarda görülen varikosel, ağrı ve görünüm bozukluğuyla fark ediliyor.

Belirtiler:
Varikosel, yumurtadan bacağa doğru yayılan ağrı ve sıcak ortamda torbada belirginleşen kıvrımlı damar yapısıyla ortaya çıkıyor.
Tedavi yöntemleri:
Uzmanların mikrocerrahi yöntemiyle ameliyat edilerek tedavi edilmesini önerdiği varikosel hastalarının büyük çoğunluğunda olumlu sonuç elde ediliyor.

HİDROSEL
Testisi saran kılıft a sıvı toplanmasıyla oluşan hidrosel, normal olarak kılıft a sadece testisi kayganlaştırması için gereken sıvının artmasıyla fark ediliyor. Vücudun çok fazla sıvı üretmesi veya yeterince sıvıyı emmemesi bu belirtilerin sebepleri arasında yer alıyor.

Belirtiler:
Her yaş grundan erkeklerde görülebilecek olan hidrosel, yumuşak ve genellikle ağrısız şişkinlikle fark ediliyor. Kitleler tek veya her iki testiste de görülebiliyor.
Tedavi yöntemleri:
Oluşan sıvı bir iğneyle çekilerek rahatsızlık giderilse de, bu yeniden birikme riskini ortadan kaldırmıyor. Hidroselde en iyi sonuç alınan tedavi yöntemi ise ameliyat oluyor.

AKCİĞER KANSERİ
Akciğer kanseri, normal akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüzce çoğalarak neden olduğu bir kitleyle oluşuyor. Sigara, puro gibi tütün ürünleri içenler ve mesleği gereği uzun süre kimyasal madde soluyanlar, akciğer kanserinin öncelikli risk grubunda yer alıyorlar.

Belirtiler:
Bu hastalığın erken dönemlerinde belirgin şikâyetler olmuyor. Ancak ileri safh alarda yoğun öksürük, göğüs ve sırt ağrısı, balgamda kan bulunması, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi belirtiler görülüyor.
Tedavi yöntemleri:
Çeşitli tetkik ve testlerle, hangi tedavi yönteminin kullanılacağı tespit ediliyor. Erken evrede cerrahi müdahalenin yapıldığı akciğer kanseri tedavisinin ileri aşamalarında ise radyoterapi ve kemoterapi uygulanıyor.

KALP KRİZİ
Kalp krizi, kalbin oksijen ihtiyacını sağlayan koroner arterlerde oluşan bozukluktan dolayı meydana geliyor. Sigara kullanan, kolesterol, tansiyon ya da şeker hastalığı bulunan erkeklerde sıklıkla görülüyor.

Belirtiler:
Göğüsten kollara ve boyuna vuran göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, kalp krizinin belirtileri arasında yer alıyor. Bu belirtiler tek tek görülebildiği gibi, birkaçı bir arada da olabiliyor.
Tedavi yöntemleri:
Kalp krizi geçirenlere ilk olarak acil servislerde, sonra da koroner bakım ünitelerinde müdahale ediliyor. Hastanın tıkalı koroner damarlarının tedavisinde ise ilaç, balon ya da stent kullanılıyor.

PROSTAT KANSERİ
Prostat kanseri en çok 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülüyor. Bu hastalıkta tümörün çıkış yeri çoğunlukla prostat bezindeki orta lobun arka bölümü olarak belirtiliyor. Tümör, başlangıç evresinde sert ve çevresinden ayrı bir nodül biçimindeyken, daha sonra sert ve düzensiz şişlikler halinde bütün prostata ve prostatın çevresindeki yapılara yayılıyor.

Belirtiler:
Yavaş ilerlemesi nedeniyle spesifi k belirtiler göstermeyebiliyor. Hastalığın ileri evrelerinde ise idrar kesesi çıkışında tıkanma, kanlı idrar gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Yapılan muayenede prostatın taş gibi sert ve yüzeyinin pürüzlü oluşu ya da üzerinde nodüller bulunması kötü huylu prostat tümörünü düşündürebiliyor. Prostat kanseri, bölgesel ve uzak lenf bezlerine, deri altına ve kemik iliğine de sıçrayabiliyor.
Tedavi yöntemleri:
Prostat ya bütünüyle çıkarılıyor ya da kanserli bölgeye ışın tedavisi uygulanıyor. Prostatın tamamen çıkarılmasına bağlı yan etkilerin başında ise cinsel iktidarsızlık ve idrar kaçırma geliyor. Köklü cerrahi girişim ve ışın tedavisine yanıt vermeyen tümörlerde uzun süreli hormon tedavisi ya da erbezlerinin çıkarılmasıyla hastalık yüzde 85 oranında denetim altına alınabiliyor.

TESTİS KANSERİ
Testis kanseri, çoğunlukla sperm üreten hücrelerde başlıyor. Kanser, ilk olarak testiste bezelye büyüklüğünde sert bir yumru olarak dikkat çekiyor ve genellikle dokunulduğu zaman acımıyor. Birçok erkek tümörü kendisi keşfediyor ve tümör genellikle sadece tek testisi etkiliyor.

Belirtiler:
Testiste yumru veya şişme, muhtemelen bölgesel ağrı veya hassasiyet ile kimi zaman testiste ağırlık hissi duyuluyor.
Tedavi yöntemleri:
Bu hastalığın tedavisi için hasta testisin ameliyatla alınması gerekiyor. Ancak bu erkeklik işlevlerinin yerine gelemeyeceği anlamına gelmiyor. Çünkü kalan testis vücudun normal cinsel ve hormon üretme işlevlerini yerine getirebiliyor. İki testisin de kaybedilmesi halindeyse hastada kısırlık ortaya çıkıyor. Kısırlık tedavisi ise, üç haft ada bir tekrarlanacak enjeksiyonla erkeklik hormonu verilmesiyle gerekli olan normal cinsel işlevin tekrar sağlanmasıyla oluyor. Kanserli hücrelerin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını önlemek ya da yayılmışsa tedavisi için radyoterapi veya kemoterapi yapılıyor.

Ayşegül Uyanık Örnekal
Devamı Formsante Dergisi Kasım 2010 Sayısı Man Ekinde…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here