Ana Sayfa Güzellik Estetik cerrahiye sanatsal yaklaşım

Estetik cerrahiye sanatsal yaklaşım

mayis-2011-estetik3-resim

Burun, meme, kalça ya da bacaklarında değişiklik isteyenler artık yalnızca istekleri doğrultusunda değil, estetik ve sanatın izin verdiği ölçüde değişiklikler yaptırabilecekler. İkonoplasti adlı bu yaklaşım, kimi zaman ufak dokunuşlar kimi zaman da köklü değişimlerle estetik cerrahiyi sanata dönüştürüyor…

Vücudunuzda hoşlanmadığınız, değiştirmek istediğiniz bir yer var ve sizi rahatsız eden bu görüntüyü değiştirmek istiyorsunuz! Ama aklınızdaki en büyük soru işareti, son yıllarda estetik cerrahi geçiren kişilerin birbirlerine benzemesi ya da büyük umutlarla çıkılan bu yolun hüsranla sonuçlanması mı? Oysa, size gösterilen fotoğraflar, grafik tasarımlardaki sonuçlar son derece mükemmel! İşte bu noktada estetik cerrahi uzmanlarının cerrahi deneyimlerini heykeltraşlıkla birleştirerek ortaya çıkardıkları ikonoplasti yaklaşımı farkını ortaya koyuyor.

Sonucu üç boyutlu görme şansı
İmaj anlamına gelen “ikon” ile şekillendirmek anlamına gelen “plasti” sözcüklerinin bir araya gelerek oluşturduğu ikonoplasti, imaj şekillendirme olarak tanımlanıyor. Klasik estetik cerrahiden birçok yönüyle ayrılan ikonoplastinin en belirgin özelliği, estetik cerrahi talebiyle gelen kişilerin ameliyatla değiştirilmesini istedikleri bölgenin heykelinin yapılarak ortaya çıkacak sonucu üç boyutlu olarak görülmesini sağlaması. Prof. Dr. Ahmet Karacalar ortaya çıkan yaklaşımı nasıl uyguladığını şöyle anlatıyor: “Örneğin burun estetiğinde ameliyat sonrası ortaya çıkacak sonuç bilgisayar ekranında grafik programlarla iki boyutlu olarak görülüyor. İkonoplastide ise hekim oturup yeni burnun heykelini yapıyor. Ayrıca isteyen olursa yalnızca burnun değil, yüzün de heykeli yapılıyor. ”Bir heykel üzerinde elde edilecek estetik sonucu görmek ilginç bir deneyim olsa da, kullanılan malzemelerin pahalı olması nedeniyle heykel uygulaması yalnızca burun estetiklerinde standart bir uygulama oluyor. Estetik cerrahi için oluşturulan birkaç heykel üzerinde birtakım aletlerle yontarak şekil veriliyor ve kişi ameliyat sonrası elde edilecek sonucu önceden görebiliyor.

Prof. Dr. Karacalar, “İnsanlar birbirine benzemeye başladı ve mutsuz estetik ameliyat geçirmiş kişilerin sayısı çoğaldıkça estetik cerrahi kötülenmeye başladı. Uyumsuz yüzler, bozulan yaşlı ciltler ve tuhaf görünümlere bürünen genç insanların çokluğu bir ihtiyaç oluşturarak, ikonoplastinin doğumuna önayak oldu” diyor.

Klasik estetikte oran; ikonoplastide ise altın oran kavramları kullanılıyor. Klasik oranda yüz üç parçadan oluşuyor ve burun ortada yer alıyor. Altın oranda ise, iki burun kanadı arasındaki mesafenin, iki ağız köşesi arasındaki mesafeye oranının 1.6 olması gerekiyor. Kişide eğer bu yetersiz ise, bazen burun kanadını, bazen de ağız kenarını yaklaştırmak gerekiyor. Burun estetiği için gelen bir kişinin altın oranını tutturmak için ağız yapısı dahi değiştirilebiliyor.

mayis-2011-estetik3-resim-1Prof. Dr. Ahmet Karacalar, geçtiğimiz ay düzenlediği sergide estetik cerrahiyi heykel sanatıyla birleştirdi. İlham aldığı ameliyathaneyi bir sanat galerisine dönüştüren Prof. Dr. Karacalar, bronz ve polyester malzemeden ürettiği heykellerinden birini de hastalarının burun estetiği için aldığı kalıpları kullanarak oluşturdu. Prof. Dr. Karacalar, “Burun Bahçesi” adını verdiği bu çalışmayla, pratikten sanata orijinal bir sonuç çıkardı.

Art stüdyodan ameliyathaneye
Prof. Dr. Ahmet Karacalar, estetik cerrahi kararı alan kişilerle ilk görüşmesini yaptığı art stüdyoda öncelikle tanışma, karşısındaki kişiyi anlama ve tanıma aşamalarını gerçekleştiriyor. Bu noktada psikoestetik cerrahi kavramının ön planda olduğunu belirten Prof. Dr. Karacalar, bu sayede kişinin kullandığı sıfat ve tanımlamalarla kendininkilerinin örtüşerek, birbirlerini daha iyi anladıklarını; ayrıca kültürel beğenileri, kişilik özellikleri ve isteklerinin neler olduğunu daha iyi kavradığını söylüyor. Ayrıca kendisine gelen kişinin estetik cerrahiden beklentilerini ve bunun sosyal hayata yansımalarını anlatıyor. Görüşmenin ardından dinamik analiz için video ve fotoğraf çekimi yapılıyor. Bu sayede ikonoplastinin ilk bölümü ortalama 3-4 saat içinde sonuçlanıyor. Elde edilen malzemelerle, kendisine başvuranlara yaklaşık 10 farklı tasarım sunan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bunların yarısını gerçekçi yarısını da gerçekdışı tasarlıyor. Bu sayede mümkünle mümkün olmayan arasındaki farkın daha iyi anlaşılacağını belirten Prof. Dr. Karacalar, yarattığı yaklaşımda kullandığı iki burun kanadı arasındaki mesafenin, iki ağız köşesi arasındaki mesafeye oranının 1.6 olması gereken altın oran kavramı hakkında kişilere bilgi veriyor. Bu oran, klasik estetik cerrahinin aksine, yetersiz kalırsa bazen burun kanadını, bazen de ağız kenarını yaklaştırmak gerekliliğini doğuruyor. Çünkü burun değiştiğinde göz de, dudak da, çene de değişebiliyor. İkonoplastide tüm bu çalışmaların ardından heykel aşamasına geçiliyor. Kalıp alma, içini doldurma, sentetik malzeme, traşlama öncesi ile sonrasının ardından medikal aşamaya geçiliyor. Her şeyin sonunda ikonoplasti yaklaşımı bu kez de kişinin tarzında gereken değişikliğe müdahale ediyor. Örneğin, burun estetiği geçiren birinin doğru nefes almayı öğrenmesi ya da meme küçültme ameliyatı geçiren birinin giyinme ve postür (duruş) eğitimi alması gibi… Sonrasında kişilerin yenilenmiş bedenleri ile bambaşka bir güne başlamalarından başka bir şey kalmıyor…

Ayşegül Uyanık Örnekal

Formsante Dergisi Mayıs 2011 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here