Ana Sayfa Psikoloji “Evet” diyorum!

“Evet” diyorum!

evet-diyorum

Duvarlar, engeller, sınırlar… Uzun zamandır “Hayır” demeyi öğrenmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken, “Evet” demenin bize ne kadar çok güç, özgürlük ve yaşam sevinci verdiğini unutmuşuz. Hatırlama zamanı!

Bir pazartesi sabahı, metrobüste: İnsanlar yorgun yorgun önlerine bakıyor. Bir anda bezginlikle dolu sessizlik bölünüyor. “Eveeeet! Eveeet! Eveeet!” diye bağırıyor küçük bir kız. Ufaklık sevinç içinde annesine gülümsüyor. Ve etrafındaki solgun yüzlerin hepsinde bir gülümseme beliriyor. En son ne zaman kalbinizin derinliğinden “Evet” dediğinizi hatırlıyor musunuz?

Kaçırılan fırsatlar
“Zamanım yok”, “Teklifin için sağol ”, Ben almayayım”, “Hayır, bunu yapmam”, “Bütün bunlar bana fazla geliyor, biraz da kendimi düşünmem lazım”… Kısaca; “Hayır!” sözcüğünün hayatımızda çok büyük bir yeri var sanki. Psikolog ve yaşam koçları, bize yıllardır “Hayır” demeyi öğretmeye çalışıyor. Doğru anda, “Hayır” diyebilen insan kendisini kullandırtmaz. Başkalarının sorumluluğunu üzerine alan ya da utandığı için veya kibar olmak istediği için “Hayır” diyemeyen kişi, ruhunu korumak adına mutlaka “Hayır” demeyi öğrenmeli. Ancak madalyonun iki yüzü var. “Hayır” diyemeyen kişi, başka insanlar tarafından kolayca yönlendirilebilir. Fakat, hayır sözcüğünü yaşamının temeli haline getirenler, diğer insanlardan ve hatta kendi duygularından kalıcı olarak uzaklaşır. Bu, yaşam enerjisinden ödün vermek anlamına gelir. Sürekli “Hayır” dediğinizde, beyninizdeki sinir kanallarınız bu duruma alışır, bunun yarattığı rahatlık, sizi daha fazla çalışmaktan, korkutan kararlarla yüzleşmekten ve tanımadığınız veya tanımak istemediğiniz insanlarla bir araya gelmekten uzak tutar. Patronun verdiği ek işe “Hayır”, “Amacı belli” diyerek barda tanımadığınız erkeğin ısmarladığı içkiye “Hayır”, “Modern sanat bana göre değil” deyip arkadaşınızın düzenlediği sergiye “Hayır!” Her şeye “Hayır” demek, bu sözcüğün yarattığı güvenin içinde yuvarlanıp gitmenize neden olur. Ama aynı zamanda kendinizi sınırlandırmış olursunuz. Kanepede oturmak yerine az önce saydığımız önerilerden birini kabul etseydiniz neler olabilirdi? Belki de hayatınız değişirdi.

“Evet” demek cesaret gerektirir
“Evet” demek için cesur olmak gerekir, çünkü “Evet” derken tanımadığınız bir şeyi kabul edersiniz. Riske girer, alışık olmadığınız ve kendinizi güvende hissedemeyeceğiniz bir durumla karşılaşmayı göze alırsınız.

Olduğu gibi kabul et!
‘Evet’ demek oldukça zordur aslında. ‘Evet’ demek, sadece onaylamakla ilgili değil, hayatta ki duruşunuzla ilgilidir. Biraz düşünün ‘hayır’ demekle korumaya aldığınız konulara ‘evet’ demek, birçok kapıyı açabilir. Başka insanları sürekli reddettiğinizde gerçek bir beraberliği engellemiş olur ve başkalarını asla anlayamazsınız.

‘Evet’ demenin bir başka boyutu da, içinde bulunduğunuz durumu olduğu gibi kabul etmektir. Yani olanları ne kapkara ne de tozpembe görmek. “Evet, 10 yıllık evliliğimizde bazı sorunlar var” diyebilmek, sorunlarla yüzleşmek demektir. Bu da, çözüm yolları bulmak için sizi güçlendirir.

“Evet” demek için 10 adım

Yaşam sevincini tadın
Klişe bir cümle olsa da, gerçekten “Hayat güzeldir!” Derin nefes alın, ilkbahar havasının tadını çıkarın; ağaçlardaki çiçeklerin güzelliğiyle büyülenin. Bütün bunlar mucize değil mi?

Bilanço yapın
Zaman zaman kendinize sorun: “Yaşamak neden güzel?” Aile için, iş için, yaşadığınız sayısız harika anlar için… Eminiz ki aklınıza birçok şey gelecektir.

Odak noktanızı değiştirin
Kabul etsek de etmesek de, hayat sonsuz değil. Kalan zamanı, anlamlı ve keyifli bir şekilde geçirmeye çalışın. Bu düşünceyi aklınızın bir köşesinde saklarsanız, elinize geçen fırsatları güven duygusu uğruna kaybetmezsiniz.

Yaratıcı olun
Psikologlara göre etrafını, evini süslemek isteyen inanlar genellikle hayata da “Evet” diyor. Bunun için çiçekli bir vazo, yeni bir duvar boyası veya balkon bitkileri almakla işe başlayabilirsiniz.

Sorunları kabullenin
Yakınmanın hiçbir işe yaramadığını hepimiz biliriz. Sorunları görmezlikten gelmek daha da kötü. Bazen bir şeyleri değiştirmek için gerekli motivasyona sahip olamayabilirsiniz. En azından deneyin, sakin bir şekilde bir çözüm stratejisi düşünün.

Olumsuzlukları zenginlik olarak görün
Birçok insan, hayatın olumlu yönlerine odaklanır ve olumsuz durumlarda anında pes eder. Şöyle düşünün: Kötü deneyimler sayesinde hayatın güzel yanlarının keyfini çıkarabilirsiniz.

En kötü durum senaryosu hazırlayın
Vermeniz gereken bir karar karşısında endişeleniyorsanız kendinize sorun: En kötü ne olabilir? Böylece zihinsel olarak bütün olasılıklar için hazır olursunuz.

Kendinize iyi bakın
Sürekli “Hayır” diyen kişi belki de kendine güvenmiyordur. Sizi seven ve öven arkadaşlar, vücudunuza sevgiyle yaklaşmanız, dinlenmek için yeterince zaman ayırmanız iyi gelecek.

Küçük cesaret testleri yapın
Ufak adımlarla daha cesur olmaya çalışın. Tanımadığınız bir grubun bisiklet turu davetini kabul edin. Ya da trende kitap okumak yerine karşınızda oturan insanla sohbet edin.

Kısaca duraklayın
“Hayır“ sözcüğü dudaklarınızdan kolayca mı dökülüyor? Karar verme anından önce duraklayın ve kendinize şunu sorun: “Beni korkutan nedir?” Kendinize zaman tanıyın ve cevabınızı bilinçli bir şekilde verin. Her şeye “Evet” demek zorunda değilsiniz ama bilinçli olarak onayladığınızda “Evet” demenin ne kadar çok güç verdiğini göreceksiniz.

Nuran Anette Batu

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here