Fantezi kuruyorum yoksa sapkın mıyım?

Bu soru birçok kişinin aklından geçer. Oysa uzmanlara göre fantezi kurmak sanıldığı gibi ayıp, sapkın ya da zararlı değil, aksine heyecan verici ve ilişkiyi kurtarıcı.

Fantezi kelimesi, çiftler arasında bile kullanılması zor olan kelimelerdendir. Çoğu çift fantezileri hakkında konuşmak yerine mutsuz bir cinsel hayat yaşamaya mahkum olmayı tercih eder. Oysa uzmanların büyük çoğunluğu, fantezilerin, ilişkinin heyecanını artıran en önemli etken olduğu konusunda hemfikir.

Nedir fantezi?

Fantezi, sözlüklerde genelde şöyle tarif edilir: Herhangi bir isteğin ya da psikolojik ihtiyacın karşılanabilmesi için kurulan düşler veya bir dizi zihinsel görüntünün hayal edilmesi. Öte yandan, cinsel fantezi, insanda, seksüel anlamdaki coşkuyu ve heyecanı artıran, uygulandığı zaman da fiziksel hazzı yükselten hayaller bütününe deniyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Karaman, ”Fantezi korkulacak bir şey değil. Cinsellikle ilgili, eşinizle yaşayacağınız cinselliği daha çekici ve renkli hale getirmek için fantezi kurmak da, abartı ve sapma düzeyine varmadıkça sağlıklı ve yararlı olarak tanımlanabilir. Özellikle kadın ve erkekte, cinsel istek ve performansı bozan bazı aksamalar, problemler varsa, cinsel hayatı canlandırmak ve ailenin mutluluğunu artırmak için, cinsel fantezi kurmak ve uygulamak bir tedavi biçimi olarak da kabul edilebilir” diyor.

Cinsel fanteziler her zaman masum ve zararsız olmayabilir.

Prof. Dr. İhsan Karaman, ”Normal şartlarda iki kişi arasındaki cinselliğin hazzını artırmak ve renklendirmek için yararlı olan cinsel fanteziler, bazen cinsel bir sapkınlığın işareti olabilir. Fanteziler, cinsel uyarılmayı sağlamak, haz duymak ve orgazm olabilmek için mutlaka zorunlu hale gelmişse, cinsel sapkınlık söz konusu olabilir. Örneğin birçok erkek, kadın bedeninin belli bölgelerinden cinsel olarak uyarılır. Ancak kişi bir kadının ayaklarından başka hiçbir yerinden tahrik olmuyorsa, o zaman da ‘ayak fetişizmi’ denen olay söz konusu olur. İşte bu, bir sapkınlık belirtisidir” diyor.

Haberin devamı 2010 şubat sayısında…

 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here