Ana Sayfa Sağlık Frene basma zamanı

Frene basma zamanı

Günümüzde hepimiz birer süper kadın ve birer streskolik olduk. Tıpkı madde bağımlıları gibi strese bağımlı hale gelen biz kadınlar, dur durak bilmiyor, ofis koridorlarında, mutfakta, internette koşturup duruyoruz. Uzmanlar ise uyarıyor: ‘Yavaşlayın, yoksa düşersiniz!’

Aytaç Özkardaş

Siz de, beyninizin 'Hayır, hayır, hayırrrrrrrr!' diye çığlık atmasına rağmen, her şeye 'Evet' mi diyorsunuz? Sürekli bir yere yetişmeye çalışıyor, işler geç kalacak paniğiyle oradan oraya mı koşturuyorsunuz? Elektronik postanıza yarım gün bakamadığınızda 'Kimbilir ben ortada yokken neler oluyor?' diye krize mi giriyorsunuz? Tatile çıktığınızda büyük bir boşluk duygusu yaşıyor, ofisi aramadan, maillerinizi kontrol etmeden duramıyor musunuz? Muhtemelen siz de sayıları gittikçe artan 'stres bağımlısı' kadınlardan birisiniz….
Uzmanlar, çağımızın kadınına 'streskolikler' diyor. Stres bağımlıları, tıpkı koşucular gibi yüksek hıza o kadar alışıyorlar ki, yavaşladıkları, frene bastıkları zaman bir boşluğa düşüyorlar.
Çalışırken sürekli adrenalin salgıladıkları için vücutları bu hormona ve etkilerine alışıyor. Sürekli alarm halinde dolaşıyorlar. Stres ortadan kalkınca ne yapacaklarını bilemiyorlar, kendilerini boşta kalmış, heyecansız, adeta hasta hissediyorlar.
Bu hızlı tempo canlandırıcı, heyecanlandırıcı olabilir. Kimi zaman işinize odaklanmanızı da sağlayabilir. Ama uzmanlara göre, gerçekte bu kadınlar canlarına kastediyorlar… İşte streskolik oluşumuzun nedenleri…
Kadınlar neden duramıyor?
Stres hayatımızda yeni bir olgu değil, kadınların yoğun bir şekilde çalışması da… Özellikle büyük şehirlerde kadınlar uzun bir süredir hem dışarıda çalışıyor, evin geçimine katkıda bulunuyor. O zaman çağımızın kadınını 'streskolik' yapan şey ne? Günümüzde kadınlar erkeklerle eşitlik yolunda büyük mesafeler kat etti. Geçmişte sayıları çok düşükken bugün giderek daha fazla kadını üst düzey işlerde görebiliyoruz. Ancak hâlen tam bir eşitlikten söz etmek mümkün değil. Üstelik üzerlerindeki 'erkek' baskısı da onların zeminini kayganlaştırıyor. Bu nedenle, tepede kalmak için her yapılan işte başarılı olmak zorunda olduklarını düşünüyorlar. Sadece iş yaşamı değil, evde de mükemmel olmaları gerekiyor. Öyle ya, eğer çocuklar okulda başarısızsa, kadının asli görevi olarak görülen evdeki işler aksıyorsa, evde davet verildiğinde harika bir sofra hazırlanmamışsa başarıdan söz edilebilir mi?

Haberin devamı 2008 Mayıs sayımızda..

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here