Genetik, kader mi?

Diyabetten yüksek tansiyona, obeziteden meme kanserine, hipertansiyondan koroner kalp hastalıklarına kadar çok sayıda hastalık genetik yolla nesilden nesile geçebiliyor. Peki bu durum kaçınılmaz bir kader mi, yoksa kendimizi bu hastalıklardan koruyabilir miyiz? İşte cevabı…

Kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren 35 yaşındaki sinema oyuncusu Derya Arbaş'ın ailesinden daha önce iki kişinin aynı şekilde hayatlarını yitirmiş olması, tüm dikkatleri hastalıklarda genetik yatkınlığa çekti. Biz de yaptığımız röportajlar sonucunda, diyabetten yüksek tansiyona, obeziteden meme kanserine, hipertansiyondan koroner kalp hastalığına kadar çok sayıda hastalığın genetik yolla nesilden nesile geçebileceğini öğrendik. Bu haberimizde, genetik yolla geçen ve en sık rastlanan 6 hastalığa yer verdik. Ailenizde varsa, bu hastalıkların sizde ortaya çıkma riski nedir? Oluşmasını nasıl önleyebilirsiniz? Ancak, hemen paniğe kapılmayın. Çünkü sağlıklı bir yaşam biçimini benimsemek, genetik yolla geçen hastalıkların riskini büyük ölçüde önlüyor!

OBEZİTE

Obezite, özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi hızla yayılıyor. Bu ciddi sağlık sorununun en önemli nedeni hareketsiz bir yaşam sürmek ve fast food beslenme tarzını benimsemek. Obezitede birçok genin de hastalığa yatkınlık sağlayıcı rolü olduğu düşünülüyor. Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Endokrinoloji Diyabet ve Metabolizma, Hipofiz Hastalıkları Uzmanı Dr. Serhat Aytuğ, ülkemizde toplumun yüzde 25'inin obez, yani, aşırı kilolu olduğuna dikkat çekiyor. Obezite; koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, dismetabolik sendrom, kan yağlarının yükselmesi, diyabet ve bazı kanser türleri gibi pek çok ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Bu çarpıcı bilgiler de obezitenin sadece estetik bir sorun değil, mutlaka tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olduğunu gözler önüne seriyor.
Rİskİnİz nedİr? Doç. Dr. Selçuk Can'a göre, obezite yüzde 25-40 oranında genetik olarak geçiyor. Ancak genetik geçişte, kişinin yaşam alışkanlıkları da son derece önemli rol oluyor.
NE YAPMALI? Sağlıklı ve dengeli beslenin. Yüksek kalorili besinlerden kaçınıp, sebze ve meyve ağırlıklı beslenme tipini benimseyin. Aynı zamanda hareketli bir yaşam tarzını benimsemek ve haftanın en az 5 günü birer saat düzenli olarak yürümek, obezitenin oluşmasını engelleyen önemli etkenlerden biri. Sağlık koşullarınız elverdiği takdirde yüzme, jogging yapıp ve bisiklete binebilirsiniz.

HİPERTANSİYON

Çok sayıda çevresel faktörün ve genin etkileşimiyle ortaya çıkan ciddi bir hastalık. Uzun yıllar hiçbir şikayete neden olmadan sinsice gelişiyor ve böbrek, kalp ya da göz gibi pek çok yaşamsal organda geri dönüşümü olmayan ciddi fonksiyon bozukluklarına yol açabiliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları A. D. Endokrin Metabolizma ve Diyabet Bilim Dalı Ögretim Üyesi Prof. Dr. Taner Damcı, ülkemizde erişkin yaştaki her 5 kişiden birinde hipertansiyon görüldüğüne dikkat çekiyor. Farklı gün ve saatlerde yapılan ölçümlerin ikiden fazlasında, değerler 140 – 90 mmHg'den daha yüksek çıkıyorsa, hipertansiyon tanısı konuyor.
Rİskİnİz nedİr? Çok sayıda genin ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığı için risk konusunda herhangi bir yüzde verilemiyor. Örneğin, ailenizde hipertansiyon hastası varsa ve siz de aşırı kiloluysanız, yüksek tansiyonla savaşmak zorunda kalabiliyorsunuz. Bunun aksine sağlıklı bir yaşamı benimsiyor ya da ideal kilonuzu koruyorsanız, hipertansiyon sorunuyla karşılaşmayabiliyorsunuz.
NE YAPMALI? Sağlıklı beslenin ve düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin. Prof. Dr. Taner Damcı, Akdeniz tipi beslenmenizi tavsiye ediyor. Yani, bol bol balık tüketmeli, yemeklerinizde zeytinyağı kullanmalı, taze sebze ve meyveye ağırlık vermelisiniz. Haftada en az 5 gün yarım saat yürüyüş yapmaya da özen gösterin. Sağlık koşullarınız ve zamanınız uygunsa, yüzme, koşu gibi diğer spor türlerini uygulamanızda da yarar var. Dikkat etmeniz gereken bir başka nokta da, ideal kilonuzu korumak ve sigaradan kesinlikle uzak durmak. Hastalık erken yaşlarda da ortaya çıkabildiği için 20 yaşından itibaren yılda bir, 30 yaşından sonra da en az altı ayda bir doktor kontrolünden geçin ve uygun koşullarda hipertansiyonunuzu ölçtürün.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here