Ana Sayfa Haber Hafta sonu sokağa çıkma yasağı olacak mı?

Hafta sonu sokağa çıkma yasağı olacak mı?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca dün Bilkent Yerleşkesi’nde video konferansla gerçekleşen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Koronavirüs nedeniye hafta sonu sokağa çıkma yasağı bu hafta sonu da devam edecek mi? 18 yaş altı ve 65 yaş üstü için yeni bir karar var mı? Koronavirüste ikinci dalga bekleniyor mu? Sağlık Bakanı Fahrettin Koca merak edilen soruları yanıtladı.

HAFTASONU SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI OLACAK MI? *

Peki, hafta sonları sokağa çıkma yasağı devam edecek mi? Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 65 yaş üstü ve 18 yaş altı için sokağa çıkma kısıtlamasının devam edip etmeyeceği ve bu hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması olup olmayacağına ilişkin Bilim Kurulu’nun görüşünün sorulması üzerine sokağa çıkma kısıtlamasının en son 15 ilde gerçekleştiğini hatırlattı.
Fahrettin Koca, “Önümüzdeki dönemde sokağa çıkma ile ilgili hafta sonu ile ilgili şu an genel bir düşünce yok ama illerde vakaların dağılımında bir değişiklik olursa o durumda gerektiğinde illerde bu anlamda her zaman karar almak mümkün olabilir. Bilim Kurulu’nun genelde böyle bir önerisi oldu. Şu an bütün Türkiye’de veya en son uygulandığı şekli ile ‘illerde uygulanmaz’ şeklinde bir önerisi olmadı, gerektiğinde iller bazında vaka durumuna göre gündeme her zaman gelebilir” diye konuştu.

65 YAŞ ÜSTÜ VATANDAŞLAR *

Bu süreçte en çok fedakarlık gösterenlerin 65 yaş üstü büyükler ile gençler olduğunu dile getiren Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sokağa çıkma noktasında kısıtlı olan en son Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı şekliyle büyüklerimizin haftada bir gün, gençlerimizin de haftada iki gün sokağa çıkma saatleri de belirtildiği şekilde uygulanıyor. Bilim Kurulu’nda bu gündeme geldi. Özellikle daha çok büyüklerimizin hareket kısıtlılığı ve benzeri sorunlar nedeniyle bunun artırılmasının doğru olacağı şeklinde bir yaklaşım var. Düzenleme önümüzdeki hafta muhtemelen gündeme gelmiş olur, daha net bir karar. Bilim Kurulu’nun önerisi Bakanlar Kurulu’nda gündeme gelmiş olur. O durumda zaten açıklanmış olur. Yani bir düzenleme yapılması gündeme gelmiş oldu, gelecek hafta bu netleşmiş olur.” Koca, büyüklerin ve gençlerin bu kısıtlılığına, bu fedakarlığına son vermenin tedbirlere uyulmasıyla doğru orantılı olduğunu yineledi.

MASKE VE SOSYAL MESAFE *

Bakan Koca, “Salgına karşı koruyucu kalkanımız, bizi neredeyse dokunulmaz kılacak tedbirimiz bellidir. Evden çıktığımızda maskemizi mutlaka takacağız, karşılaştığımız veya bir arada olduğumuz insanlarla aramıza 1,5 metre mesafe koyacağız. Ve el temizliğine normalde olduğundan daha fazla önem vereceğiz. Maske, yüzde 100 olmasa da uyum gösterilen bir tedbirdir. Maske, sosyal mesafenin ihlali için gerekçe olmamalıdır. Maske kullanımı daha yaygınken mesafe kuralına yeterli uyulmadığını, bazı durumlarda ise bu kuralı uygulamanın zor olduğunu biliyoruz.1,5 metre mesafe kuralına uymanızı zorlaştıran sosyal ortamlar için yetkili kurumlara bildirimde bulunmanızı özellikle istirham ediyorum. Normalleşme sürecinin hayat tarzına bildiğiniz gibi ‘kontrollü sosyal hayat’ adı verildi. Kontrollü sosyal hayatın gereği ısrarla vurguladığımız maske, sosyal mesafe ve kişisel açıdan da temizliğe çok daha fazla dikkattir.

İKİNCİ DALGA BEKLEMİYORUZ *

Bakan Fahrettin Koca, “Mevcut şartlarda sizlerin salgın ve tedbirler konusundaki ferasetinizi de dayanak göstererek diyebiliriz ki ikinci dalga beklemiyoruz. Bunda kontrollü sosyal hayatı uygulamaya geçirmenizin rolü büyüktür. Bakanlığımız, sağlık ordumuz adına yürekten teşekkür ediyorum. Şimdi tedbirlere daha ısrarla uymalıyız. Tedbirlere uymadığımız takdirde hayatın normalleşmeye başlayan her alanı risk alanı haline gelecektir. Bu dönemde salgının seyri daha çok hastalığı belirsiz şekilde taşıyanlar üzerinden gerçekleşecektir. Demek ki hastalık yayılım açısından daha gizli bir imkana sahiptir. Belirti göstermeyen birinden, bir başkasına geçen hastalık bulaştığı kişide ciddi sonuçlara yol açabilecektir” dedi.

Bakan Fahrettin Koca’nın sözleri şöyle:

“Tedbirsiz davranmak, tehdidin ortadan kalktığını varsaymaktır. Tedbir şarttır, çünkü tehdit devam etmektedir” diyen Koca, 1 Haziran gününden başlayan normalleşme sürecinde, Türkiye için başta sağlık alanı olmak üzere çok geniş bir alanı içeren ve çok büyük önem arz eden bir süreç olduğunun altını çizdi.

“Tedbirlere uymak ülkenin refahını artırmaktır”

Tedbirlere uymanın artık sadece sağlığı güvenceye almak, salgının önünü kesmek anlamına gelmediğine dikkat çeken Koca, “Tedbirlere uymak, aynı zamanda ülkemizin refahını artırmakla sorumlu kurumların, insanların önünü açmak anlamına geliyor. Yavaşlayan üretimin hızlanmasına destek anlamına geliyor. Eğitim şartlarının normalleşmesine imkan anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

“Planlı bir şekilde normal şartlara dönmeye çalıştığımızı unutmayalım”

Salgınla mücadelede devletin imkanlarını seferber ettiğini vurgulayan Koca, sağlık altyapısı hastaneler, yatak kapasitesi, yetişmiş hekimler ve bilim insanlarıyla, yönetim dirayetiyle dünyada bir örneği görülmemiş bir başarının elde edildiğine değindi.

“Tedbirlere uyarken, sorumluluk alanımız öncekinden çok daha büyüktür. Tedbirlere uyum, kendimize, devletimize ve milletimize karşı bir ödevdir” şeklinde konuşan  Bakan Koca, salgının en çetin günlerinde gösterilen başarının günlük vaka sayısının 1000 civarına düştüğü, hastalığın yayılma hızının kesildiği günlerde göstermenin zor olmadığına işaret etti.

Bugünlerin de kendine özgü zorlukları olduğunu dikkat çeken Bakan Koca, “Bugünlerin kendine özgü zorlukları şu üç zorluktur. Birinci zorluk, salgının sona erdiği inancıdır. Mücadelemizde karşılaşacağımız ikinci zorluk, tedavide elde ettiğimiz başarıya güvenerek hastalığın ciddiyetinin unutulmasıdır. Bize zorluk çıkaracak üçüncü husus, risk grubunda olanların tedbirleri gevşetmesidir. Bu üç zorluk bugünlerin sınavıdır. Bu sınavda başarılı olmalıyız. Normal şartlara dönmediğimizi ancak planlı bir şekilde normal şartlara dönmeye çalıştığımızı unutmamalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

Maske ve 1,5 metre mesafe kurallarının her ikisine birlikte uyulması gerektiğini, bu tedbirlerden birinin tek başına koruyucu olmayacağına dikkati çeken Koca, şunları kaydetti:

“Maske, sosyal mesafenin ihlali için gerekçe olmamalıdır. Mesafe kuralına uymanızı kolaylaştıracak düzenlemeler Bilim Kurulumuzun hazırladığı rehberler esas alınarak ilgili bakanlıklarımızca yapılmıştır. 1,5 metre mesafe kuralına uymanızı zorlaştıran sosyal ortamlar için yetkili kurumlara bildirimde bulunmanızı özellikle istirham ediyorum. Süreçte özlediğimiz olağan hayata yaklaşmamız bu tedbirlerin tavizsiz şekilde uygulanmasına bağlıdır.”

Bugüne kadar toplum olarak büyük bir feraset gösterildiğini aktaran Koca, “Mevcut şartlarda sizlerin salgın ve tedbirler konusundaki ferasetinizi de dayanak göstererek diyebiliriz ki ikinci dalga beklemiyoruz. Bunda kontrollü sosyal hayatı uygulamaya geçirmenizin rolü büyüktür. Bakanlığımız, sağlık ordumuz adına yürekten teşekkür ediyorum. Şimdi tedbirlere daha ısrarla uymalıyız. Tedbirlere uymadığımız takdirde hayatın normalleşmeye başlayan her alanı risk alanı haline gelecektir” ifadelerini kullandı.

“Zorunlu olmadıkça hastanelere müracaat edilmemeli”

Normalleşme sürecinin sağlık hizmetleri açısından önemli sonuçlar doğurduğunu aktaran Bakan Koca, “Hastanelerimiz artık olağan hizmetlerine geçmeye başlıyor. Polikliniklerimiz her zamanki hastalıklar ve hastalarla daha çok ilgilenecek, ertelenmiş tedaviler için randevu verecekler. Hastanelerimiz ve sağlık çalışanlarımız için de gerekli rehberi yayınladır. Kurallara muntazam şekilde uyulacaktır” şeklinde konuştu.

 “Bu süreçte yine benzer şekilde zorunlu olmadıkça hastanelere, sağlık kuruluşlarımıza müracaat edilmemesini özellikle ifade etmek istiyorum” diyen Bakan Koca, “Çünkü hastane ortamlarının bu anlamda riskli olduğunu hepimiz biliyoruz. Öncelikle MHRS üzerinden randevu alarak gidilmesini ve orada bir kalabalık oluşturmadan, poliklinik düzeninin sağlanmasını esas aldık” dedi.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here