Ana Sayfa Sağlık Hasta olmadan yaşamak mümkün mü?

Hasta olmadan yaşamak mümkün mü?

ocak-2013-saglik-4-resim-2Sağlıklı gıda konusunda içimizde şüpheler var artık. Herkesin köy tavuğu veya köy yumurtası yeme şansı yok. Doğru seçimleri nasıl yapacağız?
Sağlıklı gıda konusunda biz hekimler doğruları anlatacağız, halk da yöneticilerden sağlıklı gıdaya ulaşma hakkını talep edecek. Tıpkı organik tarımda olduğu gibi… Talep ettik ve organik tarım başladı. Çok yüksek fiyatlar daha makul olmaya başladı, önümüzdeki yıllarda daha da ucuzlayacak. Alışveriş yaparken alabileceğiniz önlemlerin başında paketli, işlemden geçmiş ürünlerden uzak durmak yer almalı. Örneğin tuz… Doğal tuzun içinde 84 mineral bulunur ancak piyasada satılan rafine tuzlarda sadece sodyum klorür ve iyi akması için de alüminyum var. Oysa sadece doğal tuz kullanarak günlük mineral ihtiyacımızın hepsini sağlayabiliriz. Başbakan olsam ilk işim tuz yönetmeliğini değiştirip tuzu temizlemek olurdu. Ayrıca şarküteri ürünlerinden uzak durulmasını, meyve-sebzenin mevsimine uygun olmasını, özellikle doğal güneş görmüş, koyu renkli meyve sebzelerin tüketilmesini öneriyorum.

Ailemizden getirdiğimiz genetik riskleri ne yapacağız?
Hem anneden hem babadan gelen genetik bir hastalık çocukta ortaya çıktığında yapacak bir şey yok, çocuğa gelen iki yarım bir tam oluşturuyor ve hastalık ortaya çıkıyor. Ancak bu tablolar çok nadir görülüyor. Bunun dışındaki durumlarda ise ailede hastalık öyküsü olsa dahi sizde bu hastalığın ortaya çıkmasını önlemek yine sizin elinizde.

ocak-2013-saglik-4-resim-3Bitkilerle tedavide nelere dikkat etmek gerekiyor?
Gevşemek için günde üç-beş bardak ıhlamur ve melisa çayı içmemiz gerekiyor. Oysa öyle hızlı bir tempoda yaşıyoruz ki gün içinde yemek yemeyi bile atlayabiliyoruz. Farmakoloji bilimi ise melisanın içindeki özü konsantre olarak kapsüle koyuyor ve bir kapsül beş bardağa denk geliyor. Kapsülün içerdiği melisa özü, kişiye ihtiyacı olanı veriyor. Bu tarz beslenme destekleri faydalı… Ancak bitkilerin bu şekilde kullanımını suistimal edenler de var. Çok tanınmış, araştırmalar yapan, yayınları bulunan ve köklü firmaları tercih etmek gerekiyor. Bir de her yıl yaza doğru, yani zayıflama sezonunda yeni haplar çıkıyor piyasaya. Bu hapların içinde yüksek dozda kimyasal ilaçlar bulunuyor ve ölümler de bu kimyasallar nedeniyle gerçekleşiyor. Büyük bir furya, büyük bir ticaret… Bu tür ilaçların kesinlikle hekim önerisi ve reçete ile alınması gerektiğini düşünüyorum. Hekim önerisi ile uygun dozlarda ve güvenli marka tercih etmelisiniz.

UYURKEN ŞARJ OLUYORUZ
Uyku ihtiyacı yaşa göre değişiyor ancak kaliteli uykunun tanımı tek; yatınca kolayca uykuya geçmek, sık sık uyanmamak, sabah da dinlenmiş olarak zımba gibi kalkmak. Eğer 10 saat uyuyup yorgun uyanıyorsanız bu kaliteli bir uyku olmuyor. Kaliteli uykunun da belli şartları var. Birçoğumuz akşam yatmadan önce uzun uzun televizyon izliyor, bilgisayar başında kalıyor ya da oyun, oynuyoruz. Ekranlardan gelen ışık ve radyasyon uyku kalitemizi bozuyor. Dr. Vardar şunları söylüyor, “Oysa bizler gece uyuyup dinlenen, sabah güneşle kalkan canlılardık. Yatmadan bir saat önce bu uyaranları kesmek, yatağa girip belki biraz kitap okumak ya da loş bir ışıkta müzik dinlemek, rahatlamak gerekiyor. İdeal olan gece 22.00-23.00 gibi yatıp sabah güneşle uyanmak… Uyku hem zihinsel hem fiziksel hem de ruhsal açıdan dinlenme zamanıdır. İyi uyuyamayan insanın stresi artar. Stres adrenalin ve kortizol hormonlarını artırır, kortizol de kan şekerini yükseltir ve yağ yapar.“

Devamı diğer sayfada

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here