Ana Sayfa İlişki Hedefe kilitlenin…

Hedefe kilitlenin…

hedefe-kilitlenin

Eşinizle her konuda iyi anlaşıyor ama yatağa girdiğinizde, bir anda, sanki tanımadığınız biri ile birlikte oluyor gibi hissediyorsunuz. O özel anda aklınızdan başka düşünceler geçiriyor ve bir türlü odaklanamıyorsanız, cinsel farkındalığın farkında değilsiniz demektir!

Kökenini Budizm’de, aydınlanmaya giden yoldaki basamaklardan alan ve Türkçe’ye farkındalık olarak çevrilen kavram, psikiyatride 1970’li yıllardan sonra kullanılmaya başlandı. Peki, ne demek cinsel farkındalık? Cinsellikte şimdiki ana odaklanmayı, anlık yaşantıların gözlemlenmesini, bu yaşantılara yargısızca yaklaşılmasını ve kabullenmeyi amaçlayan alıştırma ve pratiklerden oluşuyor.

Ana odaklanın
Birçok çiftin cinsellikle ilgili sorunları, konsantre olamamakla ilgili. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Cinsel Yaşam Sorunları ve Tedavileri Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Şahin, “Bir insanın çeşitli dertleri, tasaları, korkuları varsa, bunlar ister cinsellikle ilgili olsun, isterse ekonomik, sosyal, mesleki ya da çiftin ilişkisine dair olsun, sonuçta sevişme sırasında konsantrasyonun bozulmasına neden olabiliyor. Bu saydığımız etkenler arasında en sık görülen, çiftin ilişkisindeki kırgınlıklar, kızgınlıklar, hayal kırıkları gibi sorunların yarattığı endişe duygusu. Dolayısıyla, basit önlemlerle sorunu çözmeye çalışmak yerine, altta yatan bu meselelerin ele alınması gerekiyor. Bir çift, duygularını ne kadar çok paylaşıyor, birbirlerine ilişkin olumlu ve olumsuz düşüncelerini, ne kadar rahat bir şekilde konuşabiliyorsa, bu sorunları çözme olasılıkları da o kadar fazla oluyor. Ancak sorunları konuşurken, karşılıklı olarak birbirini suçluyor ve yargılıyorlarsa elbette bu bir işe yaramıyor. Önemli olan paylaşmak kadar, uyumlu olma niyeti, birbirini memnun ve mutlu etme isteğidir. Bazı çiftler sorunlarının açıkça farkındadır ama çözmek için herhangi bir şeyi değiştirmek istemezler” diyor.

cinsel-zevki-artirmanin-yollariProf. Dr. Doğan Şahin, çiftler ilişkilerinde önemli bir sorun yaşamıyor ya da bunları kolayca çözüyorlarsa ve buna rağmen odaklanmakta zorluk yaşıyorlarsa, her bireyin öncelikle çok istekli olmadan ya da eşi istediği için sevişip, sevişmediğini kafasında tartması gerektiğini belirtiyor. Şahin, “Cinsel isteği olmadan, eşi istediği için sevişmeye çalışan birinde, odaklanma zorluğunun doğal olduğunu söylüyor. Önemli bir sorun yoksa, odaklanmayı sağlayan en basit yol, sevişme sırasında duyguların paylaşımı. Yani sevişirken çiftin hissettiklerini sesli olarak ifade etmesi. Bu davranış, cinsel hazza odaklanmalarını ve zihinlerine başka şeylerin gelmesini engeller” diyor.

Uzun süreli ilişkilerde cinselliğin rutin olması en büyük sorunlardan biri. Heyecanın eski haline dönmesi mümkün mü?
Bu durum o kadar kolay sağlanabilecek bir şey değil. Yani basit önerilerle halledilebilecek bir durum değil. Bazı kişilerde şefkat ile cinsellik birbirine zıt olarak çalışıyor. Yani kişi, birine ne kadar çok sevgi ve şefkat hissederse, o kadar az cinsel arzu duyuyor. Bazı çiftlerde bir süre sonra birbirlerine olan kırgınlıklar, kızgınlıklar karşılıklı olarak cinsel yakınlık yaşama isteğini azaltıyor. Bazıları içinse evlilik, çocuk sahibi olmaya yönelik bir proje olarak görülüyor. İstendiği kadar çocuk sahibi olunduğunda, partnere olan cinsel ilgisi azalıyor ve kişi, eşinden sadece annelik ya da babalık rolünü sürdürmesini bekliyor. Bazı çiftlerde sorun, birbirlerini anne ya da baba olarak görmeye başlamalarından kaynaklanıyor. Bir çift, cinsel yaşamlarında olumsuzlukların başladığını fark ettiğinde, doktora ne kadar erken giderse, çözümü bulma olasılığı o kadar fazla oluyor. Çok uzamış, yerleşmiş algıları ve duyguları değiştirmek daha zor ve uzun zaman alabiliyor. Sorunun çözümü, altta yatan sebebe göre değişiyor. Ama amaç her durumda, çiftin birbirlerini yeniden arzulamalarını sağlamak, bozulmuş algılarının değiştirmek, kırgınlıkları ortadan kaldırmak ve birbirlerini sevgi nesnesi olduğu kadar cinsel bir nesne olarak da görmelerini sağlamak olmalı.

Cinsel zevki artırmanın yolları
Çiftin, cinselliği daha keyifli ve daha güzel yaşama isteği ve iradesinin olması şart. Böyle bir niyet, genellikle birbirlerini seven ve cinsellikle ilgili korkuları, kaçınmaları, rahatsızlıkları olmayan çiftlerde zaten var. Keyifli bir cinsel yaşamı olmayan çiftlerde ise, çoğunlukla ilişkilerini daha güzel, cinselliklerini daha keyifli ve hayatlarını daha mutlu yapma çabaları olmuyor. Eğer çiftin ilişkisinde önemli sorunlar yoksa, cinsel hazlarını artırmak için yüzlerce değişik şey yapabilirler. Bunların başında kendi cinsel farklılıklarını anlama ve farkına varma çabası gelmeli. Önce kişi ne istediğini, neler arzu ettiğini bilirse, bunu eşiyle paylaşabilir. Cinsel arzularını, fantezilerini açığa çıkarmak için hayal kurma ya da öyküleme gibi tekniklerden yararlanabilirler. Bir çift arzularını ne kadar keşfeder ve ne kadar paylaşıp uygularsa, cinsel yaşamları da o kadar zevkli olur.

iyi-bir-cinsel-yasam-icinİyi bir cinsel yaşam için…
Çiftlerin öncelikle sevgilerine ve ilişkilerine iyi bakmaları, özenli davranmaları gerekiyor. Kırılan bir kalp kolay tamir olmaz ve ne kadar çok kırgınlık ve kızgınlıklar olursa tamiri de o kadar zorlaşıyor.
Çiftlerin birbirlerine değer verdiklerini, önemsediklerini ve arzuladıklarını hem sözel olarak hem de davranışlarla göstermeleri gerekiyor.
Kırgınlılıklarını konuşup çözmeye çalışmaları, öç almaya, misilleme yapmaya kalkmamaları gerekiyor.
Başkalarına, özellikle de ailelere karşı dayanışma içinde olmaları gerekiyor.
Sadece kendisini düşünerek hareket eden biri olmaktan vazgeçip, olgunlaşmış ve ilişkisini düşünerek hareket etmeyi öğrenmiş erişkinler olmak şart.
Çiftlerin, cinsellikle ilgili korkularını, kaçınmalarını, utanmalarını aşmış olmaları gerekiyor.
Kişiler, birbirlerine bağlılık duymaya ve ilişkilerini yaşam boyu sürdürmeye karar vermeliler.
Tüm bunlardan sonra da cinsel iletişimlerini artırmaları, birbirlerinin özelliklerini tanımaları, neleri isteyip nelerden rahatsız olduklarını konuşmaları, kısacası; emek harcamaları gerekiyor.

Nilgün Yıldız
Devamı Formsante Dergisi Temmuz 2010 Sayısında…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here