Hiperseksüalite hakkında her şey!

Sağlıklı ve kaliteli bir cinsel yaşam için istekli olmak ne kadar avantajlı görünse de, aşırıya kaçan bazı duygular bağımlılığı ve sorunları da beraberinde getiriyor.

Hazırlayan: Elif Gürsoy

Ne iyi bir kariyer, ne muhteşem bir iş pozisyonu ne de kusursuz bir sosyal statü, çevre… Hiperseksüelite bu kategorileri hiç umursamıyor. Yaşanılan olumsuz deneyimler, travmalar ve doldurulamayan ruhsal boşluk, cinsel hayatı olumsuz yönde etkileyerek bağımlılığa kadar götürüyor. Peki nedir bu aşırıya kaçan cinsel isteklilik? Yani hiperseksüelite… Psikiyatr ve Psikoterapist Uzm. Dr. Arzu Erkan Yüce cinselliğe karşı bağımlılığı şöyle ifade ediyor. “Hiperseksüelite ve seks bağımlılığı birbiri yerine kullanılan kavramlar. Hiperseksüelite kişinin cinsel eylemleri üzerinde kontrolünü kaybettiği, olumsuz sonuçlarına rağmen sürdürülen, yineleyici ve şiddetli cinsel fanteziler, cinsel dürtüler ve cinsel davranışlar olarak tanımlanıyor.” Hiperseksüelitenin ortaya çıkış nedenlerinden, nasıl etkisiz hale getirilebileceğine kadar tüm merak ettiğimiz soruları Uzm. Dr. Arzu Erkan Yüce’ye sorduk.

Kişi neden ve nasıl sekse bağımlı hale geliyor?
Hiperseksüelitede beyindeki ödül merkezinde, mezolimbik dopaminerjik yolakta düzensizlikler görülüyor. Kişi çoğunlukla cinsel davranışı yapmaya iten duygu-düşünceleri ve tetikleyicileri fark etmiyor. Dürtü belirdiğinde, davranışlarını denetleyemiyor. Gün geçtikçe artaracağını düşünmeksizin anlık rahatlamalar peşinde; davranışa ve hazza koşullanmış oluyor. Dürtüleri doyurmak duygudurumda geçici bir iyilik sağlıyor. Bozulmuş ilişkiler, iş sorunları, depresyon ve kaygı, sorunlu cinsel davranışların sebep ya da sonuçlarından oluyor. Zorlantılı eyleminin kendisi ne kadar heyecan vericiyse, sonrasında hissedilen suçluluk duygusu da o kadar kuvvetli hale geliyor. Suçluluğun verdiği acı ile baş edebilmek için kişi yeniden cinselliğe yöneliyor. Ruhsal olarak tükenene kadar bu döngü bu şekilde devam ediyor.

Güven ve sevgi eksikliği cinsel bağımlılığa yol açıyor denilebilir mi?
Hiperseksüel davranışların çocukluk ve ergenlik dönemlerinde başlayabiliyor. Sevgisiz, ilgisiz, güvensiz, kaotik ve şiddetin olduğu ailelerde büyüyen çocuklar risk altında oluyor. Kişi sıkıntılardan uzaklaşmak ve rahatlayabilmek için mastürbasyon, pornoya yönelme, doyum ve rahatlamayı bu yoldan elde etmeye koşullanabiliyor. Cinsel bağımlılık bir bakıma yakınlık kurma sorunudur. İlişkilerde en çok ihtiyaç duydukları şey güvenli bağlanma iken, zedelenmiş bağlanma özelliklerinden dolayı bunun tam aksini deneyimleyecekleri ilişkilere yöneliyorlar. Kimileri de yetersizlik ve değersizlik duygularından kurtulabilmek için cinselliği bir üstünlük, güç ve egemenlik aracı olarak kullanıyor.

Seks bağımlısı olarak tanımlayabileceğimiz kişilerin başlıca özellikleri neler?
Bu kişilerin daha kaygılı, depresif, takıntılı, bağımlı, narsistik ve dürtüsel özellikler taşıyabileceğini, reddedilme ve kişilerarası duyarlılıklarının daha fazla olduğunu, mizaç özellikleri olarak yenilik arama ve risk alma davranışlarının yüksek, zarardan kaçınmalarının düşük olduğunu söyleyebiliriz. İçgörü ve empatilerinin eksik; inkar, yansıtma ve suçlama özelliklerinin yüksek, sağlıklı bağlar kurma özelliklerinin yetersiz olduğunu söyleyebiliriz. Kişisel değerlere ve inançlara aykırı davranma ve kendini denetleyememenin getirdiği güçlü suçluluk, utanç, yalnızlık, işe yaramazlık, umutsuzluk duyguları görülüyor.

Söz konusu bağımlılığın belirli türleri var mı?
Seks bağımlılığı ya da hiperseksüel bozukluk tanımı seksle ilgili çok sayıda sorunlu davranışı kapsayan bir başlık. Bu davranışlar arasında uygunsuz yerlerde ve aşırı sıklıkta yapılan mastürbasyon, pornografi, sanal seks, telefonla seks, striptiz kulüpleri, porno biriktirmek, teşhircilik, dikizcilik, aldatma, tek gecelik ilişkiler yer alıyor. Ayrıca normalde tercih etmeyeceği yerlerde ve kişilerle cinsel ilişkiye girme, korunmadan cinsellik, paralı ilişkiler kurma, paralı ilişkiyi meslek olarak edinme, cinsel taciz hatta tecavüz gibi istenmeyen ve adli sonuçları olabilecek eylemler de söz konusu olabiliyor.

Kimlerde seks bağımlılığı daha sık görülüyor? Toplumsal, çevresel ya da bireysel etkenler nelerdir?
Seks bağımlılığı yaygınlığı yüzde üç-altı olarak belirtiliyor. Ancak başvuru oranları düşük olabileceğinden bu rakamlar daha yüksek de olabilir. Her iki cinsiyette de görülüyor. Hemen herkeste görülebildiği gibi, kariyerle ya da eğitimle ilgisi yok. Dürtüsellik, stresle baş etmede güçlükler, duygusal düzensizlikler ve öz-disiplin eksikliği bu kişilerde sık ortaya çıkıyor. Çocukların gördüğü veya duyduğu cinsel davranışları taklit ettiği, ailedeki stresten, şiddetten veya aşırı cinsel uyarıcılardan (birlikte banyo yapmak, çıplak dolaşmak gibi) dolayı çocukta cinsel davranış bozukluğu gelişebileceği bildiriliyor. Cinsel istismara uğramak, ergenliğin erken döneminde cinsel davranışa maruz kalmak, pornografi izlemek, cinsel deneyim yaşamak, olağan cinsel ve duygusal yakınlaşmanın olmaması ve travmalar risk etmenleri arasında yer alıyor.

Bu bağımlı hali bir hastalık olarak değerlendirmek doğru mu?
Beynimizdeki ödül mekanizmasını etkileyerek haz oluşturan herhangi bir davranış ya da etkinlik, kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir alışkanlığa dönüşebilip, bağımlılık yaratabiliyor. Sorunlu davranışta kişi, onu gerçekleştirmek için, içinde denetleyemediği bir istek duyuyor ve gerçekleştirir gerçekleştirmez keyif, rahatlama, güç ya da özgüven hisleri yaşıyor. Fakat bir süre sonra bunu derin bir suçluluk ve pişmanlık duyguları ya da kayıtsızlık izliyor. Buna rağmen bu davranışı artan miktarlarda ve sıklıkta, çoğunlukla da planladığından daha fazla yapıyor, kendini durduramaz hale geliyor. Cinselliğin kendisinden çok, eyleme geçme davranışı haz verici. Yeniden o hazzı duyma isteği eylemi daha da fazla yapmaya itiyor. Bir mutluluk yanılsaması yerini pek çok tıbbi, psikolojik, sosyal, mesleki ya da ailevi soruna bırakabiliyor. Kişinin işlevselliğini bozduğu noktada bir bozukluktan ve tedavi gereksiniminden bahsedebiliriz.

Aklından sürekli seksle ilgili şeyler geçen biri için de ‘bağımlı’ tanımı kullanılabilir mi?
Aklından sürekli cinselliği geçiren kişilerde obsesif içerikte düşünceler, saplantılardan söz edebiliriz. Bu düşünceleri uzaklaştırmak için harcanan zihinsel ya da eylemsel bir çaba, zorlantılı bir durum varsa, bunu da kompülsiyon olarak adlandırıyoruz. Bağımlılıklar ve obsesif kompülsif bozukluklar benzerlikler, bir aradalıklar gösterebildiği gibi, bir yelpazenin bileşenleri olarak da görülebiliyor. Hiperseksüelitede kişinin cinsel fantezilerini kurmak, bunları nasıl hayata geçireceğini kurgulamak ve planlamakla ya da bunları düşünmemekle ilgili yoğun zihinsel uğraşı görülüyor. Bazen bunun için o kadar zaman harcanıyor ki sosyal, mesleki ve kişisel ilgi alanlarındaki aktivitelere zaman ayıramaz, evden bile çıkamaz hale gelebiliyor.

Teknoloji ve internet dünyasının seks bağımlılığını tetikleme üzerinde etkisi nedir?
Seks bağımlılığı tarih kadar eski olsa da dijital çağın hiperseksüelite sorununun ortaya çıkışını hızlandırdığı ve kolaylaştırdığı çok açık. Sanal ortamlar bağımlıların işini hem erotik materyallere hem partnerlere erişimleri açısından hem gizlilik açısından kolaylaştırıyor. Günlük yaşamda karşılaşmayacak insanlar kendilerini tasarladıkları gibi sunarak, kurguladıkları ilişkileri ve fantezileri deneyimleyebiliyor. Kültürel normlar kadınların cinselliği deneyimlemesini kısıtladığından, kadınların anonim kalarak siber sekse daha fazla yönlendiğini görüyoruz.

Bağımlılığı sonlandırmak için neler yapılmalı? Kimlerden, nasıl bir yardım alınmalı?
Cinsel davranışlar, kendi başınıza denetleyemediğiniz bir alışkanlığa, bağımlılığa dönüştüyse bu konuda çalışan psikiyatr ile görüşülmeli. Tedavi için öncelikle hiperseksüelitenin tıbbi nedenlerinin olup olmadığı araştırılmalı. Örneğin, çeşitli demanslarda ve beyin hastalıklarında hiperseksüalite görülebiliyor; bazı ilaçlar ve maddeler de seks davranışında aşırılıklara neden olabiliyor. Bipolar bozukluk, dürtü kontrol bozukluğu, erişkinlerde de oldukça sık görülen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi durumlarda hiperseksüelite gözlenebiliyor. Psikiyatrist bunların ayırıcı tanısını yapmalı, varsa madde kullanımı, duygudurum bozuklukları, depresyon, anksiyete tedavi edilmeli. İlaç tedavisi gerektiren bir durum olmadıkça, tedavide psikoterapi tercih ediliyor. Bilişsel davranışçı psikoterapi, cinsel terapi, şema terapi, aile ve ilişki terapisi ile yüz güldürücü sonuçlar alınıyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here