İn çık her yer kaya

in-cik-her-yer-kaya

in-cik-her-yer-kayaYazdan kalma sıcak bir gün. 7 kişilik ekip bu ayın outdoor aktivitesini gerçekleştirmek, kaya tırmanışı yapmak üzere Gebze Ballıkayalar’a doğru yola çıktık.

Düzenlediği outdoor aktvitelerinin uzmanlığıyla tanınan Himmet ile yola koyulduk bu kez. Kendisi küçük ama tecrübesi ve bilgisi büyük bu rehberimiz eşliğinde, Ballıkayalar’daki tırmanış bölgesine vardığımızda rehber olan Fikret de dahil oldu ekibe. Tırmanacağımız kayayı ve yüksekliğini gördüğümüzde, biraz korkudan olsa bu iki rehber yetecek mi acaba? Ya bir terslik olursa diye endişelenmeye başladım. Rehberlerimizin tecrübesine güvenmeliyiz; dolayısıyla endişelenmemeliyiz diye kendi kendimi teskin etmeye çalışıyordum. Ancak önce inişi gerçekleştirmek üzere 22 metrelik kayanın tepesine çıktığımızda ilk anda korkudan olsa gerek, benle beraber tüm ekipteki arkadaşlardan abuk subuk sorular gelmeye başladı. ”İstasyonları kurduğunuz kayalar sağlam mı?” , ”ya ip, ağırlığımızı taşıyamayıp koparsa”, ”Düğümlerin açılmayacağından nasıl emin olabiliyorsunuz”. Öylesine sabırla cevapladılar ve mantık sınırlarının almayacağı sorulara bile öyle tatminkar cevaplar verdiler ki ”tamam, kesinlikle emin ellerdeyiz”; dedim ve rahatladım.

Zaten kaya tırmanışında üç şeye güvenin tam olması gerekiyormuş; malzemelere, emniyetçiye (rehbere) ve kendine. Bu üçünden birinde bir eksiklik olursa o tırmanış tehlike arzedebilirmiş. Anlatılanlara göre, kendinizden sonra ençok güvenibeleceğiniz şey malzemeleriniz yani ekipmanlarınız. Bu spor için kaya tırmanışı için özel tasarlanmış hafif ve esnek ayakkabılar giymeniz gerekiyor. Ayrıca tırmanışlarda kask takmayı de ihmal etmemeniz gerekiyor. Her ne kadar ekipte bazılarımız bu konuda fire verdiyse de siz öyle yapmayın. Tabi rehberinizin sizin için temin edeceği ipler, sikkeler (kaya çatlaklarına tutunmak amacıyla çakılan çiviler), takozlar (kayadaki çatlaklara yerleştiriliyor ve saplarına karabin takılıyor) ve karabinler (kilitli ve kilitsiz ip bağlantı noktaları) kaya tırmanışana başlamanız için olmazsa olmaz diğer malzemeler. Rehberler öncelikle, tırmanış teknikleri, stilleri, tırmanış ve iniş istasyonlarının kurulması, top-rope (tırmanış ipi) ve malzemeler hakkında ayrıntılı bir teori eğitimi verdiler. Ardından sıra inişe geldi. İniş, çıkışa göre daha kola olduğu için genellikle kaya tırmanışı öncelikle inişle başlatılırmış. Biz de öyle yaptık. İnişte de çıkışta da başarılı olmak ve iyi bir kaya tırmanışı gerçekleştirmek için gerekli olan temel özellikler; denge, esneklik, güç, ve doğayla uyum. İyi bir kaya tırmanışçısı olmak için hepsini aynı anda düşünmek ve uygulamak zorundasınız. Rehberlerimizin anlattıklarına göre kadınlar esneklikleri ve vucut yapıları açısından bu spora daha çabuk uyum sağlıyor ve adapte oluyorlar ancak erkekler de fiziki güçlerinden dolayı fark atarak istikrarlı bir şekilde devamını sağlayabiliyorlarmış. Bizde de öyle oldu kızlar daha estetik gorunse de (özellikle inişte) erkekler özellikle çıkışlarda fizik gücünden dolayı fark attilar.

in-cik-her-yer-kaya2Bu kayalar öyle ballı ki…
Abide Çamlıbel-hemşire-öğrenci, 26

Düzenli spor yapmama rağmen,doğa sporlarının bende yeri ayrıdır. Bir günlük bile olsa, Ballıkayalar tırmanışı için seçilmiş olmama çocuklar gibi sevindim. Sabahleyin vadi girişindeki bir köy kahvesinde kahvaltı hayallerimiz uçup gitsede (malum Ramazandayız), neşemizden bir şey kaybetmedik. Önce hafif bir tırmanışla kayaya arkadan ulaştık. Tek korkum sakatlanıp okulumun uzaması riskiydi. Fakat tecrübeli rehberimiz bunun olmayacağına beni ikna etti. Her türlü emniyet tedbirini aldık ve kayadan inişimi yaptım. Tanrım! Bu bir doğaya başkaldırış! Bu sınırlarımı zorladığım, bu tabiatla bütünleştiğim an! Yukarda olmak kadar, yere basmak da harika bir duyguydu; toprağı öptüm! İnişten sonra bu kez tırmanmaya başladık. Doğrusu bu bana daha çok zevk verdi. Esneklik, zeka, denge, güç,hepsi gerekliydi tırmanış için. Doğrusu alabalığı haketmiştik. Komşu masadan gelen saz ve Türk Sanat Müziği nağmeleri, sudaki ördeklerin, kuşların, arıların sesleri ve balıklarımıza göz koyan köpeklerin eşliğinde yemeğimizi yedik.Sırada trekking vardı. Kanyon boyunca irili ufaklı kayalar ve su birikintileri arasında yürümeye başladık. Karşımıza çıkan şelale muhteşemdi. Beni orada unutup gitsinler istedim. Dönüşte işi oyuna çevirip hafif tempoda koşarak, kayalardan zıplaya zıplaya ilerlemeye başladım. Çok zevkliydi. Sabahleyin içemediğimiz çayları dönüşte köy kahvesinde içtik. Doğrusu bu keyfin üzerine iyi gitti. sonuçta, kayalar mı ballıydı yoksa bu güleryüzlü ekipmi bilinmez ama, bildiğim şey, şimdi yollara düşme vakti. Siz de doğaya bir adım atın, kendinize armağan olsun. Sizin de anlatacak hikayeleriniz olsun…

Televizyondan izlemeye benzemiyor.
Selahattin Çetin-serbest meslek 30

Eskiden beri bu tip programları ve dergileri takip ediyordum. Fırsat bugüneymiş. Kaya tırmanışı ve inişi çok keyifliydi. Kendimi boşluğa bırakırken tedirginlik yaşadım ama daha sonra, işin hazzı içimi sardıkça ayaklarımın yere değmesini hiç istemedim. Başarmanın coşkusuyla tekrar tekrar yapmak hatta daha yüksek bir yerden inmek isedim. Hazırlık aşaması biraz karmaşıktı. Rehberimiz bizim soru yağmurumuz arasında her tarafında halatlarla düğümler atmaya çalışıyordu. Kaç çeşit düğüm olduğunu sordum, kitap dolusuymuş. Halatın bağlanılacağı kayanın sağlamlık testini yaptık; emniyetli olması için birkaç noktaya bağladık. Aslında tehlikeli bir şey değil ama tecrübesizlikten olsa gerek içimizde korku var. Hazırlıklar bitti inmeye başladık,ben sonuncuyum(korktuğum için değil tabii). Herkes bir öncekinin hatasını tecrübe ediyor, bu konuda ben en şanslı olanım. Herşeye rağmen kayanın kenarına gelince heyecanlandım,adrenalin olmadan bu sporun tadı olmaz zaten. Benden öncekilere (rehberimizin hoşgörüsüne sığınarak) akıl vermek kolaymış,kayada asılı kaldım. Pürşik denen düğümü aşağı çekiyorum yine aynı yerdeyim,yana doğru açmayı unutuyorum; doğrusunu bulduktan sonra inmeye başladım,sol elimin boşta olması gerek ama bazen halatı tutuyorum,ilk seferinde olurmuş böyle şeyler. Sonra korkudan eser kalmadı bende, o kadar ki halatı tutmadan iniyorum. Ne heyecan vericiymiş meğer; o anda yüksek olduğunu düşündüğüm yer kısa geldi. Sanki yıllardır yapıyormuşum gibi daha zor ve daha yüksek kayalardanda tıkır tıkır inerim diye düşündüm. Öyle televizyonda göründüğü gibi değilmiş,müthiş keyifli ve heyecanlı,bunu yaşamadan anlamak çok zor. İstemeyerek de olsa yere indim.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here