Ana Sayfa Röportaj Jessica May

Jessica May

“Açık havada spor yapmayı seviyorum”
Yeni Gelin dizisinin başrol oyuncularından Jessica May’in güzelliği ortada… Doğallığı, samimiyeti ve ışıltısı ise onu olduğundan daha güzel görmemizi sağlıyor!

Röportaj: Elif Gürsoy
Fotoğraf: Nurdan Usta
Saç: İhsan Evkin
Makyaj: Ayşe Gülen
Kıyafetler: Nike, Reebok, Koton
Mekan: Hidden House Bebek

Siz sevgili okurlarımız bizimle aynı fikirde misiniz bilmiyoruz ama sizce de son yıllarda enerjisi iyi, her daim güleryüzlü, halinden memnun, kendini seven, pozitif insanlarla karşılaşmak zorlaşmadı mı?
Modu yükselten, enerjiyi bir anda iyileştirebilen insanlarla karşılaşmak artık bir lütuf. Onları bulduk mu kolay kolay bırakmıyor, daha çok vakit geçirmek istiyoruz. Tıpkı model ve oyuncu Jessica May’de olduğu gibi. Çekimde tanıştığımız ilk andan itibaren, etrafına saçtığı gülücükler ve harika enerjisiyle onu iyi ki tanımışız dedik. Uyumlu hali, masum tavırları, nazik davranışları da cabası… Biz çekim boyunca onu yakından tanıma fırsatını yakaladık, şimdi sıra sizde!

Aslında Brezilyalısınız. Peki Türkiye maceranız nasıl başladı ve devam ediyor?
Dolaylı da olsa Türkiye maceram, 2011 yılında Japonya’daki tsunamiyle başladı. Çünkü aslında bir iş için Çin’e gidecektim fakat tsunami olunca seyahatim iptal oldu. Beş-altı gün sonra da Türkiye’den bir iş teklifi gelince buraya geldim. Türkiye’de çok uzun süre kalmayacaktım ama insanlar çok sıcakkanlı olduğu için Türk topraklarına çok kısa zamanda alıştım ve planlarım değişti. Kurduğum manevi ilişkiler de beni Türkiye’ye bağladı. Yedi senedir Brezilya ve Türkiye arasında sık sık seyahat ediyorum.

Aslında modelsiniz. Oyunculuğa geçiş nasıl oldu?
Modellikten reklam filmlerine, oradan da dizi oyunculuğuna geçiş yaptım desem doğru olur sanırım. Reklam filmi çektiğim İtalyan bir yönetmen, beyazperdeye çok yakışacağımı söyleyerek bu fikrin tohumunu beynime bıraktı. Birkaç yönetmen daha aynı şeyleri dile getirince menajerimle ne yapabiliriz diye görüşmeye başladık. Sonrasında oyunculuk maceram Türkiye’de Süreç Film ile başlamış oldu. Seneler önce Sao Paulo’da modelliğe başladığım zamanlarda aldığım eğitim ve disiplinli yaşamın beni buralara getirdiğine inanıyorum.

Peki Türkiye’de olmak, iş yapmak ve yaşamak size nasıl hissettiriyor?
Ben her zaman işimi en iyi ve en doğru şekilde yapmaya çalıştım. Bu felsefem karşıma güzel işleri ve güzel insanları çıkardı. Güzel işler yenilerini getirdi. Özellikle Türkiye’de Türkçe anlayıp, konuşmaya başlayınca burada yaşamak benim için daha da özel olmaya başladı. Düşünün; bir ülkeye gidiyorsunuz ve oradaki dili sadece bu ülke konuşuyor. Ben Türkiye’de doğmadım ve Türkçe ile büyümedim ama şimdi bu dili konuşmak ve sizinle Türkçe röportaj yapabilmek bana çok güzel geliyor. Bu bir yabancı için çok güzel bir duygu. Brezilya’daki arkadaşlarım ve ailem benim böyle konuştuğumu görünce çok şaşırıyor.

Zorlandığınız zamanlar oldu mu hiç? Şikayetçi olduğunuz durumlar var mı?
Aslında ilk zorluk Türkiye’ye gelirken başladı. İlk defa 13 saatlik bir uçak yolculuğu yapacaktım ve bu yolculuk benim için hiç iyi geçmedi. Tansiyonum düştü, kabin ekibini biraz telaşlandırdım ama sağ salim Türkiye’ye vardım. Brezilya ile Türkiye’nin çok benzer yönleri var; o yüzden alışmam fazla uzun sürmedi. Türkiye her şehriyle ayrı bir ülke gibi. Burada yaşamayı seviyorum.

Yeni Gelin dizisi nasıl gidiyor? Başka kültürden bir karakteri canlandırmakta zorluk çektiniz mi?
Dizimiz güzel gidiyor. Sezon arası verdik ve ağustosta üçüncü sezon çekimlerine başlayacağız. Hem farklı bir dilde böyle bir işi yapmak hem de hiç tanımadığım bir kültürde oynayacağım karakteri doğru oturtabilmek beni başlarda çok düşündürüyordu. Ama gerçekten çok çalıştım. Üniversite sınavına hazırlanan bir genç gibi senaryo çalışıyorum ve bu halen böyle devam ediyor.

Sizi en çok ne yapmak mutlu ediyor? Ne yaparken aklınızı boşaltabiliyorsunuz?
Setten arta kalan zamanlarında müzik dinliyorum, köpeklerle vakit geçirip ve doğada yürüyüşe çıkıyorum. Instagram hesabınızdan gördüğümüz kadarıyla sokak hayvanlarıyla aranız çok iyi. Çiftlikte büyüdüğüm için bize en yakın evle aramızda kilometrelerce yol vardı. Bu yüzden çocukluğum çiftlik hayvanlarıyla geçti. Benim sokak arkadaşım çiftlik köpeklerimizdi. O yüzden onlarla aramda çok özel bir bağ var. Türkiye’de evimin önünde bulduğum bir sokak köpeğini sahiplendim. Onu geçen yaz Brezilya’ya çiftliğime götürmek istedim ama Türkiye’den Brezilya uçakla 13 saat sürdüğü için bu yolculuğun onun için çok tehlikeli olabileceğine karar verdik. Keşke kabin içerisinde birlikte uçma şansımız olsaydı ama bu şimdilik pek mümkün gözükmüyor. Bundan dolayı ona Türkiye’de bakmaya devam edeceğim. Zaten artık Brezilya’dan çok Türkiye’de kaldığımdan, onunla daha fazla vakit geçirebiliyorum. Özellikle sokak köpeklerini çok seviyorum. Hemen hemen birçok sokak köpeği kötü koktuğu için insanlar onlardan kaçıyor. Ama onların yaşama mücadelesini kimse düşünmüyor. Sokak köpeklerinin çaresizliği beni çok üzüyor. İnsanlar para verip hayvan satın alırken defalarca kez düşünmeli. Sokakta o kadar güzel hayvanlar var ki…

At binme tutkusu nereden geliyor?
Çocukluk günlerimden… Babam daha birkaç aylıkken beni atın üstüne koymaya başlamış. Çiftliğimizde, Brezilya’ya geldiğimizden beri at yetiştirme geleneğimiz devam ediyor.

Yaz tatilinde ne yapacaksınız?
Sezon bittiği için Brezilya’ya gideceğim, düğünüm var. Güney yarımkürede şu an kış mevsimi yaşanıyor ama Brezilya’da, Türkiye’deki gibi sert geçmiyor. Yine de tam bir yaz tatili yapamayacağım. Düğünden sonra Brezilya’dan ailemle dönüp Türkiye, İtalya, Almanya ve Litvanya’yı gezeceğiz. Sonrasında da yeni sezon çekimlerimiz başlayacak zaten.

Sporla aranız nasıl?
Salona kapanıp spor yapmayı sevenlerden değilim. Açık havada, doğal ortamda spor yapmayı daha çok seviyorum. İnce olduğum için herkes çok iyi bir spor programım olduğunu düşünüyor. Aslında pek spor yaptığım söylenemez. Sadece ince olduğum için spor yaptığım zaman hemen kas yapabiliyorum. Ama yürümeyi çok seviyorum.

Sağlıklı beslenme sizin için ne ifade ediyor?
Tansiyonu çok düşürecek ya da çok çıkaracak şeyler tüketmemek, öğünlerimde çok yağlı yiyecekler seçmemek, asitli içeceklerden uzak durmak başlıcaları diyebilirim.

Doğal ve abartısız güzelliğinizi neye borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Hayatın karşınıza çıkardığı bütün olumsuzluklara rağmen mutlu ve doğru bir insan olarak kalabilmeye.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here